"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Derin Sularla Şeytan Arasında - April Genevieve Tucholke (Between #1)

Haziran 24, 2014
Derin Sularla Şeytan Arasında

Tür: Young Adult, Paranormal, Gothic
Goodreads Puanı: 3.63
Orijinal Adı: Between the Devil and the Deep Blue Sea
Sayfa Sayısı: 352
Baskı Yılı: 2014
Çeviri: Handan Sağlanmak
Yayınevi: Parodi Yayınları


Ressam ebeveynleri yurt dışında servetlerinden kalanları tüketirken, 17 yaşındaki ikizler Violet ve Luke White, bir zamanlar görkemli, şimdiyse köhne malikâneleri Citizen Kane’de, büyük anneleri esrarengiz Freddie ile birlikte yaşarlar. Fakat bir gün, biricik Freddie’si ölünce, Violet yapayalnız kalır ve hayal dünyasıyla arkadaşlık etmeye başlar. Çünkü elinde kalanlar, hiç anlaşamadığı erkek kardeşi Luke ve tek komşuları olan tutkulu Sunshine’dan ibarettir. Ta ki bir gün gizemli misafir River West misafir evlerini kiralayana kadar.

Çarpık gülüşlü, zeki ve mükemmel bir yalancı olan bu misafir, birkaç gün içinde hem Violet’ın hem de tüm Echo kasabasının hayatını değiştirir. Doğaüstü yetenekleri olan River, etrafındaki herkes için tehlike saçarken, Violet için hem tekinsiz bir yabancı hem de karşı konulamaz bir varlıktır. Tüm bunlara ek olarak hem kasabanın hem de White ailesinin sırları birer birer açığa çıkmaya başlayınca, Violet kendini sımsıkı bir düğümün ortasında bulur.



Biliyorum biliyorum çok oldu. Hem kitap çıkalı hem ben okuyalı epey bir geçti üstünden hatta kim bilir belki yakında ikinci kitabı bile çıkabilir. Ama okuduğumdan beri hep şöyle uzun uzadıya yorum yazmak istemiştim Derin Sularla Şeytan Arasında'ya. Şimdi istediğim kadar uzatabilir miyim yorumumu bilmiyorum ama aklımda kalanlarla goodreads yorumumu derledim işte. Bakalım üstünden aylar geçmesine rağmen kitap benim için hala tazeliğini koruyor mu? :) Hala beni cezbediyor mu? Hala merakımı çekiyor mu?

Ay ne yalan söyleyim şimdi öyle allayıp pullayıp satabileceğim bir kitap değildi şahsen. Farklı konusu beni her ne kadar cezbetmiş olsa da mantıken beni yerle bir eden o kadar çok noktası vardı ki kitabın tüm şevkim falan kırılmıştı yani o sahneler yüzünden. Hey hey dikkat düşük dereceli spoiler alarmı var burada. Adımları dikkatli atalım lütfen. ^^ Korkmayanlar sağa doğru yavaş adımlarla ilerleyebilirler, cesaret edemeyenlerin ise kestirmeden aşağı inmeleri tavsiye edilir. :) >>> Bunlardan bir tanesi de -hala daha aklımda- şeytan avlamak için bir grup 10-12 yaşında ki çocukların ya da daha mı küçüklerdi? mezarlıkta gece boyunca uyumadan ayakta beklemeleri. :/ Eh hani insan aman yaa olur böle şeyler kitap bu sonuçta diyor ama böyle bir yerde hangi mantıksızlığa göz yumayım karar verememiştim. Ailelerin tavırlarına mı? Bacak kadar çocukların mezarlıkta toplanmalarına mı? Ellerinde kazıkla şeytan avına çıkmalarına mı? Yoksa gece boyu uyumadan mezarlıkta beklemelerine mi? Eh işte böyle bir kaç noktası daha vardı abartılan.

İkinci sinir olduğum şey ise, Allah aşkına kim babaannesinin kıyafetleri giyip dolanır ki ortalıklar da yaaa? Kızı kaç defa soyasım geldi şu kitabı okurken... O kıyafetler ile kızı gözümde canlandırmamak için çok uğraştım çok direndim ama nafileee. Yanlış hatırlamıyorsam sarı bir eteği vardı sürekli giydiği. Yoksa elbisemiydi. :/ Aman yaa hangi renk olursa olsun, ister elbise ister etek olsun, sonuçta babaanne kıyafeti bu! Giyilir mi lütfen? 

Konusu ise çok garip kitabın. Yazar neden böyle bir tarz seçmiş bilemedim. Farklılık olsun istemiş sanırım. Kitabın tarzına girmiyorum çünkü ağır spoiler olur. Hani vampir kitabı desen değil, kurtadam desen değil, peri desen o hiç değil. Düşmüş melek değil, şeytan değil. Düşün bakalım geriye ne kaldı? Ejderha mı? Eh yok canım o da değil bilemedin. Farklı bir tür. Çok farklı. Büyücü gibi bişey sanki. Ama cık oda değil. Böyle bir türle ilk tanışman olacak eğer bu kitabı okursan! Okuduktan sonra da çok yadırgayıp, hey allahım yazacak varlık mı kalmamış gitmiş ne bulmuş gelmiş diyebilirsin. Fakat daha sonra, durup düşününce de farklılık iyi gelir iyi diyip bağrına basanlardan da olabilirsin.

Ben basabildim mi? Pek sıcakkanlı bakamadım maalesef seriye. Dediğim gibi bana batan çok fazla çıkıntı sahne vardı seride. Birde ana karakteri sevmedim. Erkek olanını. Kardeşi daha benlik. Öfkeli sinirli kavgacı. Sağa sola yumruk geçirmeyi seviyor. Eh bir de daha eğlenceli. Bak şimdi o daha çok kalmış aklımda gördün mü? Ana karakterimizi hatırlayamadım. Neden sevmediğimi bile getiremedim aklıma. Sönüktü çünkü birazcıktan biraz daha fazla seviyede. 

Kısa kes. Sonuç olarak tavsiye ediyor musun etmiyor musun? diyenlere de, evet edebilirim. Farklılık iyidir candır. Ama sana yapışıp bu kitabı oku diye gözününde içine sokmuyorum yani onu bil. Kitabın eksiklikleri olduğunu da unutma. Ona göre oku. :) 

1 yorum:

  1. Alıp almamak konusunda kararsız kalmıştım ama sanırım artık almam. Zaten çok spoiler yedim :D

    YanıtlaSil

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP