"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Georgia Cates - Acıtan Güzellik (Beauty #1)

Ocak 29, 2014
acıtan güzellik
Tür: New Adult 
Goodreads Puanı: 4.41
Orijinal Adı: Beauty from Pain
Sayfa Sayısı: 352
Baskı Yılı: 2014
Çeviri: Belgin Selen Haktanır
Yayınevi: Dex Yayınevi


Üç ay sürmesi konusunda anlaşmıslardı… Ama aşkları sınır tanımayacaktı.

Jack McLachlan nam-ı diğer Mağara Adamı, Avusturalya’nın en gözde bekârlarından milyoner bir şarap üreticisiydi. Başarısı, ünü ve zenginliği, romantik ilişkilerini karmaşık ve sorunlu bir hale getiriyordu, bu yüzden basitliği seçiyordu: isimsiz, kısa ilişkiler.

Bu onun oyunu ve kurallarıydı. Ta ki Laurelyn Prescott hayatına girene kadar.

Ateşli oyunun kuralları değismek zorunda kaldı, çünkü genç kadın öncekilere hiç benzemiyordu. Amerikalı nefes kesici müzisyenle iliskisi basladığı andan itibaren Jack’in ayakları yerden kesildi. Hiçbir sey planladığı gibi gitmemeye basladı ve Jack kuralları birer birer kendi elleriyle yıkmak zorunda kaldı.

Ve Laurelyn, mümkün olmayanı, mümkün kıldı.

Acıtan güzellik okundu ve 3 saat içinde bitti. Jack Henry, Laurelyn'e hayatının en güzel 3 ayını geçireceğine söz verdi ve sözünü tuttu. Fakat keşke bende -hayatımın olmasa bile- harika bir 3 saat geçirebilseydim. Ama ne yazık ki olmadı. Kitap vasat değil ama çok harika da değil. Bir Dublin Caddesi kesinlikle değil.... 

acıtan güzellik

Kitap konu itibari ile çok fazla dikkatimi çekmedi açıkçası. Aşktan kötü bir şekilde nasibi alan bir kız, ve über zengin evliliğe uygun bekar bir iş adamı. Haliyle her ilişki yaşadığı kız kancayı takabilmek umuduyla peşini bırakmamaktadır Jack Henry'mizin. Buda kendine yeni bir yöntem bulmuş ve sözleşmeleri ilişkiler yaşamaya karar vermiş... Ve bu seferki avı da Laurelyn Prescott. 

acıtan güzellik

İsimlerini ve kişisel bilgilerini kesinlikle paylaşmıyorlar birbirleriyle. Başka isimler ile ve Laurelyn'in seks-hattı adını verdiği telefonla iletişime geçiyorlar. Böyle sözleşmeleri ilişkiler nedense bana hep soğuk geliyor. Yine aksi olamadı maalesef. Keşke taraflardan birinde ufak bir hoşlanma olsaydı başlarda dedim. Hani yakışıklı bulmaktan ziyade onu tanıdığı için bir hoşlanma. Ve kız keşke biraz daha, çok az daha ağırdan satsaymış kendini. Erkek peşinde koşsaymış elde etmek için. Ne yazık ki oda olmadı. Tamam vıcık vıcık aşkları bende sevmiyorum, daha ilk görüşten ilanı aşklar falan ama bu kadar soğuk nevale olunmaz ki canım yaaaa!

acıtan güzellik

Ayrıca kitap çok kısaydı. Siz orada harika bir 3 ay geçirirken biz burada anca güzel bir 3 saat geçirebiliyoruz! Adalet bunun neresinde? Zaten bol bol seviştiniz durdunuz. Sizleri doğru düzgün tanıyamadık bile! Hatta Laurelyn, Jack Henry'e kendisiyle ilgili sırlar anlatırken bize yansıtılan ise şuydu: "Çocukluğum en büyük sırlarını, kimseye anlatmadığım sırları ona anlatmaya başlamıştım..." Bu mudur yani yaaa dedim resmen okurken! Bizzzz biz noluyoruz burada? Bizde bilseydik nolurdu sanki? Karakterlerimizin hayatını en ince detaylara kadar bilelim demiyoruz elbette ama yinede özet geçilebilirdi oralarda diye düşünüyorum.

acıtan güzellik
Çok büyük umutlarla başladım kitaba. Belki de bu yüzden çok sevemedim kitabı. Fazla umutluydum ve umudum bir balon gibi söndü gitti. Kitaba lafım yok. Güzel fakat güzel işte sadece... İnsanın merak duygusunu uyandırabilen bir kitap değil.. Belki diyorum kendi kendime, bu kitap tanışma faslı gibi bir şeydi hani. Belki de ondan böyle sana eksik geldi bir şeyler. Belki ikinci kitapta daha fazla duygu yakalayabilirsin... Gerçi sonu o kadar da kötü değildi. Jack Henry'nin yaşadığı dehşet ve o mektup olayı insanı etkileyecek cinstendi. Ama yine de ikinci kitabı sabırsızlıkla bekleyemiyorum maalesef... 

Ayrıca editör hataları vardı. Bazı yerlerde, ikinci tekil şahıs kullanılması gereken yerde birinci, birinci tekil şahıs kullanılması gereken yerde ikinci kullanılmış. Jack Henry'nin ağzından anlatılacak yerlerde başlığa, Laurelyn Prescott yazılmış.... Bu tarz hataların okuma kalitesini düşürdüğüne inanıyorum ben açıkçası... Ayrıca kapak berbat! En azından kabartmalı olsaymış Dex! Oda olmamış maalesef. Yani resmen baştan savma basılmış... Dex'ten hiç böylesini beklemiyordum ama oda oldu.


Sonuç olarak kitap güzel. Ama harika değil. Okuyacak olanlar bence bunu dikkate alarak okusunlar. Sonra benim gibi hayal kırıklığına uğramayın. -_-

Daha fazla resim için pinterest hesabımı ziyaret edebilirsiniz. 

4 yorum:

  1. Bence hiç bir kitap bir Dublin Caddesi olamaz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her kitabın yeri ayrıdır elbette. :)

      Sil
  2. ikincisi çıkıcak mı bil bilginiz var mı?

    YanıtlaSil
  3. ikincisi çıkıcak mı bil bilginiz var mı?

    YanıtlaSil

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP