"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Jennifer L. Armentrout - Tanrı (Melez Sözleşlemeleri #3)

Şubat 16, 2014


Tür: Paranormal, Young Adult, Mitoloji
Goodreads Puanı: 4.53
Orijinal Adı: Deity
Sayfa Sayısı: 408
Baskı Yılı: 2013
Çeviri: Bilge N. Zileli Alkım
Yayınevi: Dex Yayınları

İçindeki karanlıkla yüzleş!

Akit’in kuralları Alex’i neredeyse ölüme gönderiyordu. Konsey onun Catskills’de ne yaptığını öğrenseydi, onu kimse kurtaramazdı, tabii Aiden’ı da. Furiler, Alex’in peşindeydi, şimdi de onu ele geçirmek isteyen başka güçler var.

Alex sürpriz bir mektup alıyor, yazanlar karşısında ne yapacağını bilemiyor ve Seth’le gittikçe daha da yakınlaşıyor. Birlikte yaptıkları antrenmanlardan biri Alex’in bir Apollyon işareti daha kazanması ile sonlanıyor ve bu Alex’i bir adım daha Uyanmaya yaklaştırıyor.

Alex’in doğum günü yaklaştıkça sanki etrafındaki tüm dünya paramparça oluyor; geleceğin Apollyon’u aşk, kader ve yalanlar arasında sıkışıp kalıyor.

Tanrılar öfkelerini serbest bırakınca yaşam geri dönülmez bir şekilde değişecek. Furiler, İblisler, Safkanlar, Melezler ve Avcılar hiç beklenmedik bir geleceğe hazırlanıyor. Tarih tekerrür ediyor fakat bu defa işler, pek de iyi gitmiyor.


Jennifer L. Armentrout'un kitaplarını seviyorum sevmesine ama sanki kendini artık sürekli olarak tekrar ediyormuş gibi hissetmeye başladım. Kitapta aksiyonu bol tutmak için onu öldür bunu öldür dur. Daha sonra aptallığına doyamadığımız bir kız karakter yarat. O kızın güvendiği ikinci pozisyonda ki erkek bir ölüm makinasına ya da güç manyağına dönüşsün. Hatırlarsanız Lux serisinde de yine Katy'nin ona yeteneklerini kullanmasını öğreten ikinci erkek karakter bir yerden sonra ona ihanet etmişti. Eh Seth'in de ondan aşağı kalır yanı kalmadı yani sonunda.

İlk başta, aynı Blake gibi Seth'de, Alex'e yaklaşırken flörtöz tavırlar sergiledi. Onun güvenini kazandı. Biz aynıyız safsatalarını okudu falan. Sonra da güç uğruna Alex'i iki dakika da harcamakta hiç bir sorun görmedi. Blake'in Katy'i harcamasının sebepleri farklı ama aynı kapıya çıkıyor işte sonuçta. Güvenini kazan, yetenekleri konusunda yardımcı ol sonra ihanet et.

Alex'in tavırlarından dolayı insanların ölmesine ne demeli? Katy'nin de aynı aptallıklarından dolayı masum insanlar ölmüştü. Eh Alex'in de yaptığı onca aptallık yetmedi. Aiden -Daemon'ın Blake'e güvenmemesi gibi- oda Seth'e güvenmedi. Alex'i uyardı durdu ama nafile. Gitti bizim aptal kızımız ona güvendi ve olan oldu işte. İnsanlar öldü. Masumlar zarar gördü vs. 

Sonra birde yasak ilişkiler var tabi. Lux serisinde hatırlarsanız insanlar ile Luxenlerin ilişki kurmaları yasak. Birde Luxenlerin iyileştirdikten sonra mutasyon geçiren insanlarla birlikte olmaları ve bu birliktelikten meydana gelen veletlerin bambaşka olma durumu var. Eh Melez Sözleşlemeleri serisinde de pek bir fark yok. Yasak ilişkiler sonucu yine bambaşka veletler dünyaya merhaba diyorlar.

Ve birde bu serinin Vampir Akademisi gibi başlaması durumu söz konusu. Yani artık yazarın kitaplarını okudukça nasıl bu kadar hızlı yazdığını anlayabiliyorum. Orijinal fikirleri, olağan üstü kurguları yok bu kadının cidden. İlk iki kitabı, VA'ya benzetirken, Tanrı kitabını da Lux serisiyle bağdaştıramadan durmadım işte. Benzerlikler sürekli olarak gözüme batıp batıp durdu. Şimdi düşünüyordum da daha benim okumadığım kim bilir kaç kitaba benziyordur kadının yazdıkları. 

Fakat bir de şöyle bir yanı var yazarın kitaplarının; akıcı dili ve sadeliğiyle çok rahat okutuyor. Yaratmış olduğu o cennetten düşme karakterlerine bir bir aşık oluyoruz. Elimizde değil. Önce Daemon, sonra Aiden. Sonra da bize başından beri kötü adam olarak tanıtılan Arumlar var elbette. Eh Seth içinde ardı arkası kesilmeyen 'hala umut var' sözlerinden yola çıktığımız zaman da ona da tekrardan aşık olacağımıza eminim.

Sonuç olarak güzel vakit geçirmek isteyenler okuyabilir ama ben okudukça sıkılmaya başladığım için bu benzerliklerden. O yüzden çokta yakanıza yapışarak 'noluuuurrrr oku bu seriyi, okumazsan ölümü gör bak' gibi kendimden geçerek tavsiye edemiyorum. Tercih tamamen sizin yani. :)


3 yorum:

  1. Yorumu okurken Blake burda mıydı dedim..Bazen ikisini karıştırıyorum..Yazarın diğer serisini seviyorum.sıksada bazı bazı yinede okutuyor kendini..Ama bu seriye karşı çok negatifim.En son safkanı okumuştum.Tanrı, Apolyon ve Avcı..üçüde elimde ama okumak gelmiyor içimden.Bir tane bile karakter sevemedim.Bi Caleb vardı oda gitti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lux serisini bende seviyorum. Bu serininde ilk iki kitabını sevmiştim. Tanrı ve Apolyon'u okurken de diğer kitaplara karşı o kadar çok benzerlik yakaladım ki sıkılmaya başladım seriden. Birde çok mantıksız gelen yerler vardı. Artık Tanrıyı okumasam mı acaba diye de düşünüyorum. :)

      Sil
    2. Hım şu aralar serileri ard arda okuma sevdam yüzünden bir başlayayım dedimdi.bir kaç ay daha erteleyeyim o zaman.zaten çokda istekli değilim araya zaman girerse belki daha güzel gelir gözüme.. :)

      Sil

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP