"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Gena Showalter - En Karanlık Öpücük (Karanlığın Efendileri, #2)

Aralık 05, 2013

Tür: Fantastik
Goodreads Puanı: 4.27
Orijinal Adı: The Darkest Kiss
Sayfa Sayısı: 400
Baskı Yılı: 2012
Çeviri: Meltem Uzun Akbulut
Yayınevi: Pegasus Yayınları


Birçok erkeği baştan çıkardı... Fakat hiçbir zaman aradığını bulamadı. Bugüne kadar... Asırlardır hayatta olmasına rağmen Anya, anarşi tanrıçası, bugüne dek tutku denilen şeyi tatmamıştır. Lucien'la karşılaşana dek… Lucien, ruhları öteki âleme taşıyan bir savaşçıdır ve daha ilk görüşte Anya'nın dikkatini çekmiştir. Lucien'ın büyüsüne kapılan Anya, onu elde etmek için artık her şeyi göze almıştır. Fakat Kronos, Yeraltı Dünyasının Efendisi Lucien'ın Anya'yı tutsak etmesini emretmiştir. Şimdi Lucien ve Anya içlerinde birbirlerine karşı güçlü bir arzu taşırken onları kontrol eden bu güçlere karşı da savaşmak zorundadır. Sonsuza dek lanetlenmiş, karşı konulamaz bir şekilde baştan çıkarıcı ve kesinlikle çok ateşli savaşçılar...


Karanlığın efendileri serisini seviyorum. O kadar vampirlerden sonra, biraz mitolojik yaratıklar farklılık yaratıyor. Birde bu efendilerin içlerinde ki iblisleri de seviyorum. Her zaman gürleyen, tek istedikleri öldürmek yok etmekken, hoşlandıkları bir hatunun yanında olduklarında mırlamaları çok hoşuma gidiyor. Onlarında sanki kendilerince bir espiri anlayışları varmış gibi geliyor. Bu kitabı daha önce okumuştum ve şimdi tekrar okumak zorunda kaldım. Çünkü En Karanlık Zevki elime aldığımda kitaptan neredeyse hiç bişey anlamadım. O yüzden biraz geri dönüşe ihtiyacım olduğunu düşünüp okumaya başladım. İlk okuduğumda ki gibi yine sardı beni kitap. Anya çok yaramaz bi kız gerçekten! Çok arsız ve çok eğlenceli. Onun espiri anlayışını seviyorum. Çünkü bir şekilde Lucien'ı güldürmeyi başarıyor. Bir şeyi kafaya taktığı zaman da onu elde edene kadar asla pes etmiyor. Çok güçlü bir hatun. 


"Ne kadar güçlüymüş benim küçük Lucien'ım.
Neredeyse dövüşürken adil olmadığım için üzülecektim,"
diye ekledi, bacaklarının arasına dizini geçirirken. Lucien uluyarak iki büklüm oldu. 
Anya birkaç adım uzağa ışınlanırken kıkırdadı.
"Kötü, yaramaz Anya farklı sebeplerle gelmiş olsaydın o alana daha nazik olurdu."

"Çalman yanlış bir şey. Ama... hoş bir elbise."
"Hoş olduğumu söylemen gerekmiyordu. Bana çıkarmamı çünkü onsuz daha iyi görüneceğimi söylemen gerekiyordu. Lucien, tanrılara yemin olsun, bu kadar yakınım..."
iki parmağını birbirine yakınlaştırdı,
"... sana teslim olmama. Bu kadar!"

"Üzerinde ne var," diye gakladı.
"Bir hizmetçinin üniforması."


Lucien'de Ölüm iblisine sahip bir savaşçı. Ölüleri cehenneme ya da cennete götürmekle sorumlu. Eğer götürmezse bu sefer acı çekiyor. Ayrıca çok çirkin yaralara da sahip. Ama bunlar Anya'yı durdurmaya yetmiyor. Yaramaz bi kız olduğunu söylemiştim değil mi? O yüzden o yaralarla ilgili fantezi kuruyor bu kız! Başkasını tiksindirecekken Anya'yı heyecanlandırıyor. 

Anya ve Lucien harika bir ikili oldular. Pandoranın Kutusunu bulmalarında ya da bulmaya yaklaşmalarında Anya'nın çok yardımı oluyor. Her ne kadar Lucien, Anya'yı uzaklaştırmaya çalışsada Anya peşini bırakmıyor ve yardım etmekte oldukça ısrarlı gözüküyor. Ve sonuçta bir şekilde yardımı dokunuyor, Lucien'de Anya'yı geri planda tutmaktan vazgeçiyor. Birde Kronos var tabi işin içinde. Lanet Tanrı! Lucien'e Anya'yı öldürmesi için emir veriyor, eğer emri yerine getirmezse de arkadaşlarını zayıflatacağı konusunda onu tehdit ediyor. İkili arasında büyük soruna benim içinse oldukça eğlenceye neden olan bir durum aslında. Dövüşmeleri, Anya'nın kaçması, Lucien'ın kovalaması, Anya'nın kaçarken türlü tuzaklar kurması vs. baya güldürdü okurken. Eğlenceye eğlence kattı diyebilirim. Umarım serinin devamı da, daha eğlencelidir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP