"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Lara Adrian - Gece Yarısı Tuzağı (Midnight Breed #5)

Aralık 02, 2013
Tür: Paranormal Romance, Vampires, Paranormal
Goodreads Puanı: 4,25
Orijinal Adı: Veil of Midnight
Sayfa Sayısı: 360
Baskı Yılı: 2013
Çeviri: Deniz Güçlü
Yayınevi: Epsilon Yayınları


Kurşunlar ve bıçaklarla eğitilmiş bir savaşçı olan Renatayı, -ölümlü ya da vampir- herhangi bir erkek yenemez. Ancak onun en güçlü silahı, nadir görülen ve ölümcül olan sıra dışı psişik yeteneğidir. Şimdi yabancı bir tehlike onun güçlükle kazandığı bağımsızlığını tehdit etmektedir. Bu altın renkli saçlara sahip vampir, onu hayalinin ötesinde zevkler yaşayacağı karanlık bir diyara sürükleyecektir.
Adrenalin bağımlısı, dövüş tutkunu Nikolai, kendi adaletini tüm Soylu düşmanlarına uygulamaktadır -ve son avı da acımasız bir suikastçıdır.
Bir kadın onun yoluna çıkar: Baştan çıkarıcı, buz kadar soğuk bir muhafız olan Renata. Fakat Renatanın güçleri, sevdiği birinin yaşamı tehlikeye girdiğinde sınanacak, hatta Nikodan yardım istemesine neden olacaktır. İkisi güçlerini birleştirdiğinde büyük bir açlığın alevleri tutkuyla harlanacak, kan bağının neden olduğu eşsiz zevk onları ya sonsuza kadar lanetleyecek ya da kurtulmalarını sağlayacaktır...

Bu seri gittikçe daha da güzelleşiyor. Tanrım! Artık her bir yeni kitapta 'En güzel kitap kesinlikle buydu!' diyorum. Bu kitap daha bir güzeldi ya da diğeri de mi güzeldi hangisi daha güzeldi bilemiyorum. Hepsi güzel tüm seri güzel. Neden bu kadar sevildiğini şimdi anlıyorum. Yeni kitabı büyük bir sabırsızlıkla bekliyor olacağım. Reichen'i okumak daha farklı olacak eminim. Hep Birliği okuduk, şimdi de Birliğin dışından birini okuyacak olmak olayların nasıl gelişeceğini düşündürüyor.

Niko. Birliğin silah uzmanı. En pervasızı. Avlanmayı herkesten çok seviyor. İşini zevk alarak yapıyor. Ayrıca o bir Rus! Soy Eşi de aynı onun gibi savaşçı bir hatun. Yani savaşçı bir erkeğe savaşçı bir hatun düşmüş oldu. Bu yazar tüm erkeklere cuk diye oturan onları tamamlayan hatunlar buluyor. İşin en zevkli kısmı da orası oluyor sanırım. Hatunların hiç birine gıcık olamıyorsunuz. Hani bazı kitaplar vardır. Öfff nerden buldun bu kadını, aşık olunacak başka birini bulamadın mı dersiniz ya hah işte onların yanından bile geçmiyor bu hatunlar.


Nikolai, Renata'nın sapladığı bıçaklardan birini tahta hedeften aldı. 
Kadının hakkını yememeliydi. Çok iyi nişan alıyordu. 
Eğer bir Soylu değil de insan olsaydı, Reneta'nın saldırısından canlı çıkamazdı.
Diğer bıçaklarla beraber bunu da silah kılıfına koyarken gülümsedi. 
Kusursuz silahlardı. Dengeleri ve keskinlikleri harikaydı. El yapımı oldukları belliydi.


İşler iyice kızışmaya başlıyor. Dragos zamanı gelince yok olacak ama acaba onunla birlikte kimlerde öbür tarafı boylayacak? Birde Reichen var. Onun çektiği acıyı kimse çekmemiştir sanırım. Kıyamam ona yaa... Ahh ahh. Yeni karakterler de girdi işin içine. Mira ve Avcının ilerleyen kitaplarda yardımları olacağını düşünmeden edemiyorum. Birde onların aralarında da bir şeyler olacak kesin. Daha fazla uzatmıyorum. Uzatamıyorum. Eğer bu seriye başlamadıysanız kesinlikle başlayın ve su içer gibi okuyun seriyi. Her kitapta yeni bir heyecan yeni bir olay. Kesinlikle sıkılmıyorsunuz. Sürekli adrenalin tavan yapmış durumda ve yazarın kimi ne zaman öldüreceği belli olmadığı içinde acaba kim sağ kurtulacak savaştan kim yara alacak kim ölecek diye beklenti içindesiniz sürekli. Ben yeni bir favori kitabımı ve serimi bulmuş oldum. Umarım epsilon bizi çok fazla bekletmez de hemen yeni kitabımıza kavuşabiliriz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP