"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Yorum: Kötü Çocuklar Soluk Soluğa - M. Leighton (The Bad Boys #1)

Mayıs 10, 2014
kötü çocuklar soluk soluğa
kötü çocuklar soluk soluğa

Tür: Erotik, New Adult,
Goodreads Puanı: 4.10
Orijinal Adı: Down To You
Sayfa Sayısı: 300
Baskı Yılı: 2014
Çeviri: Banu Belgi
Yayınevi: Optimum Kitap


Bir kız, iki erkek ve bir aşk üçgeninin ateşli hikayesi…

Olivia Townsend özel biri değildir. Okul ücretini çıkarmak için çalışan, babasının işlerini yürütmesine yardım eden sıradan bir kızdır. Babasını terk edecek ikinci kadın olmamaya kararlıdır, kendi hayatını askıya alması gerekse bile… Olivia için, yapması gereken şeyler bellidir.

Fakat, Cash ve Nash Davenport ile tanıştıktan sonra her şey karmaşık hale gelir. Onlar kardeştir. Hem de ikiz.

Cash, onun bir erkekte istediği her şeye sahiptir. Tehlikeli ve ne olursa olsun onu yatağa atmayı isteyen seksi, kötü bir erkektir. Olivia’yı baştan çıkarır ve tek bir öpücükle, kötü olduğunu unutturur.

Nash, onun bir erkekte ihtiyaç duyduğu her şeydir. Başarılı, sorumluluk sahibi ve son derece tutkulu bir erkektir. Ama o, Liz’in zengin ve güzel kuzeni Marissa ile birliktedir. Yine de bu, Olivia’nın ona baktığında erimesini durdurmaz. Tek bir dokunuşla, neden asla birlikte olamayacaklarını unutturur.

Olivia, onların bir şey sakladığını öğrenince, siyah beyaz olan her şey grileşir. Olabildiğince hızlı bir şekilde kaçmasını gerektiren bir şey… Ama kaçmak için çok geçtir. Olivia artık olayların içindedir. Ve aşıktır. İkisine de.

İki kardeş de Olivia’nin kalbini titretir. İki kardeş de Olivia’yı heyecanlandırır.

Olivia ikisini de ister.

Ve onlar da Olivia’yı.

Peki, Olivia nasıl bir seçim yapacak?

Optimum Kitap, yaklaşık iki hafta kadar önce Kötü Çocukların ön okumasını yayınlamıştı. Okuyup bitirdikten sonraki ilk düşüncem ‘Vay canına, en sevmediğim cümle kalıplarına sahip ama yinede dikkatimi çekti. Kesin okumalıyım’ oldu. Şimdi ki zaman ekiyle biten cümle kalıplarına nasıl uyuz olduğumu biliyorsunuzdur. Düşünün artık nasıl cezp etmiş beni o ön okuma ki ilk defa bilinçli bir şekilde satın alıyorum böylesi bi’ kitabı.

Kötü Çocuklar Soluk Soluğa’yı, Optimum Kitabın kendi satış sitesinden temin ettim. Bunun için de ayrı bir ‘Alışveriş Notu’ oluşturmadığım için buradan yazayım. Kitap elime geç ulaştı. Öyle çok çok geç değil ama aynı gün kargo sözü verip, elime de 3 gün kadar sonra ulaşınca, mızmızlandım biraz -Gölge Ateşini daha sonra sipariş verdiğim halde daha önce ulaştı elime. Geç gelmesi dışında bir sıkıntım var mı? Yok. Hatta yanında 7 tane kadar ayraçta vermişler. Ama bir daha kullanır mıyım kitapsihirbazını? Hayır. Büyük indirimler yapmadıkları sürece alışveriş yapmayı gerek görmüyorum. Zaten uzunca bir süre de alışveriş yapmayı düşünmüyorum –yalan, beynim ücra köşelerinde hala daha düşünüyorum hatta beklediğim bir kitap çıkarsa kesin yine alırım ama almamam lazım bütçemi çok çok aştım offff.

kötü çocuklar soluk soluğa

Neyse şimdi gevezeliğin manası yok. Koskoca iki paragraf yazmışım ama kitap hakkında tek bir şey yazmamışım. O yüzden dönüyoruz hemen konumuza. Evet. Bakalımmmm. Kitabı nasıl buldum hemen onu belirtelim önce. Kesinlikle yavan bir kitaptı. Tarzım değil böylesi konular benim. Kitap boyunca beklemediğim sadece ufacık, tek bir şey gerçekleşti. Oda o kadar sönüktü ki anlık bir şok yaşadım sonra sıktı hemen. Şimdi kitabı okumayanlar ne demek istediğimi anlamıyorlardır eminim ama kitabı okurken şu sözlerimi çıkarmayınız aklınızdan. Çünkü tam yerine geldiğinizde anlayacaksınız ne demek istediğimi. ‘Eh be yazar, yuh sana! Yeminle yuh! Kitabı başından sonuna kadar baştan savma yazmışsında kitabın en şok yaratabileceği kısmı niye böylesine basite indirgedin? Yazmak istemediğin bir konuyu mu zorla dayattılar sana da her şeyi bu kadar oldubittiye getiriyorsun? Aç biraz konuyu, gizem kat, heyecan kat, derinlik kat. Karakter dökmesin hemen eteğinde ki tüm incileri ortaya. Neydi bu böyle cidden? Ben yazdıklarına anlam veremedim de sen verebildin mi bari?’ Kitabı okuyanlarında çoğunun aklından geçmiştir buna benzer cümleler. Geçmediyse de eh ne yapalım zevk meselesi işte. J


kötü çocuklar soluk soluğa

Zevk demişken harbi tat almıyorum böyle kitapları okurken. Ne kurgu var, ne olay, ne hikâye. Hadi ortada hiçbir şey yok ama bari karakterlerin sağlam olsaydı. Hepsi değil, sadece bir tanesi bile olsaydı yeterdi benim için. Tutunurdum ona ama Cash, Nash, Olivia hepsi birbirinden beter. Hele Olivia desen zaten tam bi’ sürtük. İki kardeş içinde ağzının suyu akıyor. Zaten tiksinmem için bu yetti bile bana ama yazar yeterli görmemiş ki ikisiyle de öpüştü koklaştı -ve evet biliyorum konuda yazıyor ama benim kitabın konusuna bakmadan alma alışkanlığımdan dolayı bundan haberim yoktu! Yazar sonralarda toparladı falan tamam ama kızın karakteri düzgün değilmiş işte gördük yani biz her şeyi. Sen istediğin kadar inkâr et... Wattpad’te daha iyilerini yazanlar var inanın bana! Her kitabı basılan kişi yazar olamıyor maalesef. Kitapları basılmıyor diye de kötü yazıyor diye bir kaide yok. Bu kitabı okumak mı istiyorsunuz? Bence gidin en âlâsından erotik hikâye yazanlara bir şans verin daha güzel vakit geçirirsiniz. Bununda sırf bir kızın iki kardeşle oynaşmasından dolayı söylemiyorum. Başından sonuna kadar vasattı kitap.

kötü çocuklar soluk soluğa

Gelelim yakındığım bir diğer konuya. Çevirisi çok kötüydü. Şimdi ki zaman ekiyle bitmesinden de bahsetmiyorum. Çünkü o kusuru bilerek aldım. Birde kitabın 300 sayfa olmasına aldanmayın. Sayfanın yarısı boş. Alttan üstten yanlardan kırpa kırpa sayfanın ortasına el kadar metni koymuşlar. Olmuş sana 300 sayfalık bir kitap. Çek o boşlukları kenara. Düzgün bir sayfa düzeni ayarla. 250 sayfaya düşmezse ne olayım... 

kötü çocuklar soluk soluğa
Kitabın sayfa düzenine örnek vereyim dedim... :/
Sonuç olarak beklediğim gibi bir kitap değildi. Değmezmiş verdiğim paraya. Üzüldüm açıkçası. Bilseydim böyle olacağını başka bir kitap alırdım daha iyi. :/

22 yorum:

  1. Erotik konulu romanları sevmeme rağmen ben buradaki karakterleri sevdim ya nedense. Yani Cash'in de Nash'in de bazı tavırları öyle tatlı, çekici ve eğlenceliydi ki. :D Tabi her kitaptan herkes farklı tat alır. Kitap beni eğlendirdi. Ama o şimdiki zaman eki konusunda haklısın bak. Onu bende sevmiyorum. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cash ve Nash fazla durağandı bana göre. Biraz sığ bir karakterleri vardı. Eğlenceli tavırlara ve zekaya pek denk gelemedim. Ya da romantik bir yanlarını görmedim. Sevgilerini hissedemedim. Çektikleri acıyı hissedemedim. Yavandı yani o yüzden. :) Ama dediğin gibi zevk meselesi. :)

      Sil
    2. kitabı almayı düşünüyordum ama şu saatten sonra okumanın zaman almanın para kaybı olduğunu düşünmekteyim. sürtük karakter tiplemesinden bende senin gibi nefret ediyorum.

      Sil
    3. Alma cidden. Onun yerine başka kitaplar al. Benim gibi paran boşa gitmesin. :(

      Sil
    4. bence hemen almalısın bu yoruma bakma kitap mükemmel derecede güzel oku begenecegine kalıbımı basarım :)

      Sil
  2. bence sen fazla abartmışsın ben bu kitabı elime aldım ve okumam tam 2 saatimi aldı şimdiye kadar hiçbir kitabı bu kadar kısa surede bu kadar heyecanla bitirmemiştim . bütün sahneler can alıcıydı ve senin anlık şok dediğin yeri okuyanlar bilir ben hala bugün bile şokundayım yazarın bunu yapacağı aklıma bile gelmezdi bence sen önce kitap okumayı öğren sonra yorumla bir kitabı eleştirebilirsin sevmeye bilirsin ama bu sana ne kitabı ne yayıncılığı küçümseme hakkı vermez ve yorumumu okuyan arkadaşlar bu kitabı alın ve okuyun beğenmesseniz o şoku yavan bulursanız o zaman bu yorumun sahibine gelelim ve bize yavan olmayan bir kitap yazmasını isteyelim nasıl fikir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fikirlerine ve düşüncelerine saygı duyuyorum. Yorumumda da belirttiğim gibi zevk meselesi. Herkes her kitabı beğenmek zorunda değil. Ya da benim beğendiğim kitapları beğenmek ve/veya beğenmediğim kitapları da beğenmemek zorunda değilsiniz.

      Ben kendi zevklerime göre ve bir kitapta aradığım şeylere göre yorumladım ve beğenip beğenmediğimi dile getirdim. Çevirisini de beğenmedim yazarın üslubunu da. Ve ben bir kitabı eleştirirken sadece kitabın konusu değil, yeri geldiği zaman yayıncıyı da eleştiririm, çevirmeni de. Bu benim tarzım. Sonuçta bu kitaba biz para veriyoruz. Verdiğim paranın karşılığını almak isterim. Ha küçümsemeye gelince. Kimseyi küçümsediğim yok. :/ Küçümsemek ne haddime?

      Küçümseme olarak da "Her kitabı basılan kişi yazar olamıyor maalesef." lafımdan dolayı diyorsan, bu sözümde ki yanlış nerede bilemedim. Ben şimdi gidip bir şeyler karalasam ve bunun kitabını bastırsam yazar mı oluyorum? Bence olmuyorum. Eminim sana göre de olmam bir başkasına göre de...

      Benim kastettiğim yeri okuyanlar bilir veya bilmez. Bana göre de şok bir durumdu. Değildi demedim. Zaten kitabın başından sonuna kadar bir tek orada şok oldum. Benim eleştirdiğim kısım bu olayı bu kadar basite indirgemesi. Yazar bu kadar basite indirgeyince ben de haliyle olayın üstünde çok duramadım. Bunda benin suçum ne? Şimdi neden basit geldiğini de açıklamak isterdim ama okumayan arkadaşlar için spoiler falan olabilir o yüzden sadece "bahsi geçen olay yaşandığında hiç mi polisler tarafından sorgulanmamışlar? nasıl toparlayabilmiş o küçücük yaşta bunu?" desem sen ne demek istediğimi anlarsın herhalde.

      Dediğim gibi her okuyucunun bir kitaptan beklentileri farklıdır. Yorumları okurken de herkes kendi tarzına hitap eden yorumcuların, yorumlarını okuyordur eminim.

      Ayrıca bana "ne yayıncıyı ne de kitabı küçümseme hakkını vermez" dedikten sonra senin benim yorumumu küçümsemiş olman, bana doğruyu da göstermiyor. Bir insana bir şeyin doğrusunu anlatmak istiyorsan ilk önce o doğruyu senin yapmış olman gerek. Ondan sonra karşında ki kişinin hatasını karşı tarafa gösterebilirsin...

      Sil
    2. Kitap umduğumun çok altında çıktı bu blog sahibiyle zevklerimiz uyuşuyor belli :( ya Allahtan ilk 100 kitap 10 lira iken almıştım ve o kadar çok para vermedim ama üzüldüm açıkçası çok heyecanla bekliyordum çünkü :( neden bilmiyorum ama hiçbir heyecan hissedemedim ve ben o kısma şokta olmadım maalesef çünkü kitabın ortalarına doğru çaktım meseleyi ve hiç hoş olmadı. Spoiler---- (çünkü ikizler hiçmi yanyana gelmez Nash şehir dışında Olivia Cash ile vakit geçiriyor ya da Cash kayboluyor Nash ortaya çıkıyor saçma yani :() ------spoiler sonu. Yani muhtemelen seriyi devam ettirmeyeceğim sadece sonunu biraz merakta bıraktı yazar ama ikinci kitapta bu şekildir gibi geliyor..

      Sil
    3. Bu kitabı ilk sırf kitapyurdu kampanyalarım sona ermesin diye alıyordum ki, oradan alınca baktım 18 TL tutuyor bir de aynı gün, optimum kitap kargo bedava kampanyası yapınca en azından oradan alayım, boşver kitapyurdunu dedim. İyi ki de kampanyasına denk gelmişim. Yoksa 18 TL bu kitaba vermek... :( Şuan bile içim gidiyor o zaman neler hissederdim bilmiyorum. :)

      Ben çok parça parça okudum birde kitabı. 1 hafta da bitirebildim yanlış hatırlamıyorsam. Senin dikkat ettiklerin bölümlere, takılmamıştım ben.

      ..............Spoiler..............

      O bölümü okuduktan sonra, 'Ahhaa mantıklı, sonuçta bunlar hiç... bla bla bla' -gerisi senin düşüncelerinle aynı işte. :)

      Ama takıldığım bir nokta var. Cash'te dövme varken, Nash'te yok. Acaba acaba... Bu problemi makyajla falan mı kapatıyor ne yapıyor ki?

      ............Spoiler sonu...........

      Sil
    4. Spoiler...

      Biz hiç Nash'i üstü çıplak okumadık ama sanırım :D o gece birlikte olduklarında bile karanlıktı ya o değilde Cash neden hiç kardeşimede banada sulandın diye kızmadı anlayamadım sonuçta kız aynı kişi olduklarını bilmiyordu ve ikisiylede yiyişti resmen :D acayip.

      Spoiler sonu.....

      Her kitap okunmaya değerdir derler ama buna ne diyeyim bilemiyorum :(

      Sil
    5. ...Spoiler...

      Evet, evet! İşte bende o konuya nasıl uyuz oldum. Demek cidden kardeşi olsa, yatıp kalkacak yani. Hiç buna kızmıyor etmiyor. Şimdi bu midesizlik değilde nedir?

      Ve birde Olivia gerçekleri öğrendiğinde hiç utanmadı. Birde üstüne kalktı Cash'e kızdı bana nasıl yalan söylersin diye. Kendi yaptığını hiç görmüyor gidiyor başkasında suç buluyor. :/ Garip.

      Ve Sanki Nash, dövmesiz olandı diyordu bi yerde. Hani terasta az kalsın başladıkları işi bitiriyorlardı ya orada mı görmüştü ki acaba dövmesi olmadığını, yoksa tahmin mi yürütüyor. Hımmm bilemedim şimdi.

      Ay birde ben her şeyi geçtim. Bu deniz kazası olduğu zaman polisler Nash ile Cash'i hiç sorguya çekmemişler mi aynı anda? :/ Birde okuldan atılacak kadar berbat dersleri olan biri, nasıl olur da lisenin son senesinde okulu bitirip avukat olur?

      ...Spoiler sonu...

      Sil
  3. Spoiler--------

    Ya her şey çok basitmiş gibi anlatıldı sanki :D Bir an Arrow aklıma geldi deniz kazasından sonra adam çapkınlıktan sorumluluk sahibi birine dönüşüyordu ama Cash hem kendini hemde Nash'i nasıl oynamış gündüz ders çalışıp gece nasıl bar işletmiş değişik :D ya Olivia'da kitabın arkasındaki gibi masum kız filan değil bildiğin kaşar yani Cash/Nash yetmedi doğum gününde eski sevgilisini görünce midesi buruldu şaşırdım :D

    Spoiler sonu---

    ya ben optimumdan şikayetçi değilim ama önokumasında bayılmıştım kitaba kitabı ise tam bir hüsran :( Fifty Shades'ten sonra galiba erotik şeyler daha çok satar gibi bir düşünce mi oluştu yazarlarda nedir.:D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ...Ufak spoiler başlangıcı...

      Aaa, Cash'in barında çalışacağı zaman, iş arkadaşını da şöyle bir güzel süzmüştü. Lütfen onu unutma. ^_^

      ...Ufak spoiler sonu...

      Optimum'dan benim de bir şikayetim yok. Zaten bir kaç kitabını falan okudum yayınevinin sadece ama, sayfa düzeni cidden uyuz etti beni. Daha fazla sayfa sayısı daha fazla para demek! Sırf bu yüzden kenarlarda bu kadar çok boşluk bırakmaları beni sinir etti sadece.

      Sil
    2. Ya evet o konuda çok şaşırdım benim ödevlerde sağdan soldan boşluk bırakıp A4'ü ortalamam gibi bir sayfa yapısı olmuş :D hiç beceremem sayfa ortalamayı ama Optimum yapmış işte :D

      Sil
    3. Hahahaha. :D Biz hocaları kandırmaya çalışan öğrenciler, onlar okuyucuyu kandırmaya çalışan yayınevi. :D

      Sil
    4. bende kandırmaya çalışırım yalan değil :P bol boşluk bırakmak iyidir ama kitapta aynı şeyi söyleyemem :D

      Sil
  4. bence de kitap için yorumun biraz sert olmuş.ben de tanıtım yazısını okuduğum da klasik aşk üçgeni demiştim ki ben genelde aşk üçgenlerinden pek zevk almam, ama şöyle bir başlayınca hakikaten çok hoşuma gitti,yorumuna saygım var tabi ki sevmeyebilirsin ama bence anlattığın derece de berbat bir kitap da kesinlikle değil daha kötü kitaplar görmüşüzdür...olivia ya sürtük demişsiniz ve bende bu tür kızlara ısınamam ama kitabın malum bölümünde onun neden iki erkeğe de bu kadar yakınlık duyduğu anlaşılıyor... bence bu kitap bir şansı kesinlikle ve kesinlikle hakediyor ben şahsen bayılarak okudum öyle verilecek paraya acınacak kadar kötü değil inanın ki ama erotik romanslardan hoşlanmıyorsanız o ayrı tabii ki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşk Üçgeni? Ben aşk üçgeni göremedim kitapta. Daha çok 'yatak üçgeni' desek daha doğru olur. Çünkü kitabın başından sonuna kadar aşk hakkında tek bir şey hissetmedim. Ha bunu da beklemedim zaten sonuçta erotik bi' kitap okuyoruz. İçinde aşk olmasını illa ki beklemek şart değil.

      Olivia'ya ya hala sürtük diyorum. Bunu da sırf iki kişiye karşı bir şeyler hissediyor diye demiyorum. Çünkü hissetmekle bunu faaliyete geçirmek arasında dağlar kadar fark vardır. Hislerine engel olamayabilirsin ama hareketlerine ve tercihlerine engel olabilirsin. Olivia bunu yapmadı. İkisininde tadına bakayım hangisi hoşuma giderse yoluma onunla devam edeyim diye düşünüyordu. Buda karakteri benim gözümde masum bir kız yapmaz.

      Kitabı da sevmedim gerçekten. 300'e yakın kitap okuduktan sonra, artık insana okuyucu dikkate almayan yazarlar bıkkınlık getirtiyor. Yazar nasılsa erotik bir kitap yazıyorum, başından sonuna kadar neredeyse her yere seks sahnesi koydum yada öpüşüp koklaşma sahnesi... Ne yazsam okunur bundan sonra kitabın hikayesi kurgusu çokta önemli değil. Tarzında düşünen yazarların kitaplarını okumaktan artık zevk alamıyorum. Beni dikkate almayan bir yazarın kitabını da övemem. Affedersiniz...

      Ha kitabı sevenler elbette olur. Hatta favori kitabı olarak seçenler bile. Sonuçta her şey beklenti ve zevk meselesi. :)

      Sil
  5. Selamlar. Öncelikle şunu belirteyim; benim yayıneviyle alakalı hiçbir savunmam yok. Kötü çocuklar adlı kitabı okumadım. Ancak, kitabın iç tasarımını yapan olarak, bir eleştireye cevap veriyorum. Boşlukla alakalı olan kısım tamamen benim seçimime ait, okuyucunun çok rahat okuması amacıyla yapılmış birşeydir. Yığılan metinler yerine, nefes bırakan boşluklardı düşüncem. Yorumu yapan kesinikle art niyetli. Yayınevi kitap benim umurumda bile değil. Bu makaleyi okuduktan sonra eski kitap kalıbına çektiğimde 25 sayfa daha azaldı. Çok bilmiş arkadaşım 25 sayfa matbaada fiyat farketmez ve yayınevi buna bir kitapta muhtaç değildir. Ve söz konusu yayınevi kesinlikle tasarım konusuna müdahele etmez. Ben bunları yayınevini savunarak değil, bir grafiker olarak yapıyorum. Kitabın içeriği ile alakalı bir yorum yapamam. Art niyetli olduğunuz çok açık. Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yayınevine karşı her hangi bir art niyet niye besleyeyim? :/ Bir muhabbetim yok, derdim yok. Toplasan 3 yada 4 kitaplarını okumuşumdur. Sayfa tasarımını da siz yaptıysanız gerçekten, beğenmedim işte. Niye beğenmeyince art niyetli oluyorum ki? :)

      Sil
  6. Beğenmeye bilirsin. Sizin ithaf ettiğiniz maliyeti düşünme amaçlı tezi çürütmek derdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Niye kendimi daha fazla açıklama yapma ihtiyacı içinde buluyorum bilmiyorum. Polemiğe de girmek istemiyorum ama yapım gereği sessiz kalamıyorum. Gerçi çenemi kapalı tutsam şu hayatta daha fazla şey kazanacağım ama... ^^

      Neyse, demek istediğim yayınevi geçen gün bir anket düzenledi. Hala daha devam ediyor. Bilmiyorum takip ediyor musunuz? Dikkatinizi çekmediyse yazılanları kopyalayayım da buraya, yayıneviyle sizin tezinizin birbirine ters düştüğünü belki görebilirsiniz.


      Değerli takipçilerimiz lütfen oy kullanınız.
      Bildiğiniz gibi en son çıkan kitaplarımızdan ''Kötü Çocuklar Soluk Soluğa'' ile iç tasarımda okuyucularımız kelimeler arasında boğulmasın, daha rahat okusunlar diye sayfanın sağında ve solunda boşluklar bıraktık. Bu işlemin yayınevine EKSTRA MALİYETİ olduğu halde kitaplarımız rahat okunsun istedik.
      Eski tasarımımız 1, yeni tasarımımız 2 numaralı sayfalardır.
      Lütfen görüşlerinizi bizimle paylaşınız. Sizce hangisi olmalı?
      Katılımcılara teşekkür ederiz.

      Yani yanlış bir şey düşünmüyormuşum çok şükür. Ben 50 sayfa hesaba katarak dile getirmiştim düşüncemi, ama siz 25 sayfa dediniz ve 25 sayfada bile ekstra külfet oluyormuş demek ki.

      Sil

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP