"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Serserim Benim - Elizabeth Boyle (Bachelor Chronicles #2)

Ekim 24, 2014

Tür: Historical Romance
Goodreads Puanı: 3.75
Orijinal Adı: This Rake of Mine
Sayfa Sayısı: 358
Baskı Yılı: 2012
Çeviri: Merve Özbakır
Yayınevi: Epsilon Yayınları

Bir öpücüğü unutmak kaç yıl alır?

Peki ya bir skandalı?

Henüz çok genç olan Miranda Mabberly, Oxley Kontesi olmak üzeredir.
Müstakbel eşine katlanamasa da bu evliliği ailesi ve elbette geleceği için yapmak zorundadır. Ne var ki sosyetenin en ünlü çapkınlarından biri olan Lord Jack Tremont, onu büyük bir talihsizlik sonucu kendi sevgilisiyle karıştırarak öper. Bu öpücük ikisinin de itibarına ve geleceklerine mal olur.

Yıllar geçer, Londra'dan uzakta kendine saygın bir hayat kurmuş olan Miranda artık bambaşka birine dönüşmüştür. Bütün dengesi, ummadığı anda Jack ile bir kez daha karşılaştığında bozulur. Bir zamanlar iflah olmaz bir zampara olan bu adam, yıllardır kalbine gömdüğü tutkuları uyandırır.

Saygın toplumdan sürgün edilen Miranda ve Jack kaderlerinde yazılı olan aşkı tekrar keşfedecekler.
"Tek kelimeyle muhteşem."
Booklist


Daha önce başlamış sonra yarım bırakılmış, sonra tekrar başlanmış ve bitirmeye 50 sayfa kala tekrar yarım bırakılmış bi kitabı en nihayetinde bitirebildiğim için mutluyum! :) Yarım bırakmalarım kitabın vasat olmasından kaynaklı değil kesinlikle. Hoş bir konusu var ama ben nedense bir türlü adapte olamadım kitaba. Beni çook fazla çekmedi kendine tam olarak bağlayamadı işte. Halbuki çevirisinde de metin akışında da bir problem yoktu.

Belki karakterlerin biraz yaşlı olması, belki de alıştığımız o şaşalı balolardan uzak olması kitabın sürekli yarım kalmasına vesile olmuş olabilir. Belki de asıl karakterimizle karşılaştığımız da paspal olmuş olması olabilir. Bilemiyorum. Evet konusu güzel, karakterler güzel ama eksik olan bir şeyler var kesinlikle. Belki hımm... merak uyandırıcılığı olabilir. Ah evet evet işte bu eksik! Merak uyandırmıyor. İnsanı sürükleyen, kendinden geçiren diğer sayfada ne olacağını merak ettiren, 'bir sayfa daha okuyup öyle uyuyacağım, şurası da bitsin sonra... hımm bu sayfanında bitmesi gerek' dedirten bir ilerleyişi yok kitabın. 

Elinize ara ara alıp okumaya devam edebileceğiniz bir kitap. Yolculuk yaparken değil de daha çok yoğun bir temponun içindeyken rahatlıkla okuyabileceğiniz bir tarzı var. Kitabı yarım bırakıp rahatlıkla işinizin başına dönebilir sonra tekrardan kitaba kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. 

İşte bu yüzden benden 3 puan alıyor. :) Kitabı da satın alacağınız kadar tavsiye etmiyorum. Ancak elinizde okuyacak hiçbir şey kalmadıysa o zaman bu kitaba şans verebilirsiniz. Bu arada ben kitabı 23 günde bitirmişim! :) 

23 yorum:

  1. çerezlik kitap ??
    historical'lar hiç ana kurguyu değiştirmiyor.. ya geçmişten gelen birileridir,ya iskoçlar kaçırır,ya da zorla/zorunluluktan evlenip sonra hoşlaşırlar birbirinden.. ama yine de geniş bir hayran kitlesi var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında tam olarak çerezlik bi kitap değil. 2-3 saat içerisinde bitmiyor. Elde biraz sürünüyor ama sıkmıyorda. :) Kendisini garip bi okutma tarzı var işte kitabın. Ara ara 5'er 10'ar sayfa okunup kenara atılabilecek bi kitap. :)

      Sil
  2. Hangi kitapları beğensem elinde patlamış acaba bu tür mü senlik değil :D Hani kendim beğendim diye değil bunu sormam genelde beğenilen kitaplar. Çünkü bu türde öyle kötü kitaplar var ki tarihi aşk romanından soğuyordum okurken. Bence bu okuduklarının türünün en güzel örnekleri :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla seviyorum bu türü. Hemde fazlasıyla sevdiğim kitapları mevcut. Historical romancelarda çok nadir beğenmemezlik yapıyorum. Mesela şuan 'Çirkin'e devam edeyim dedim. O kadar güzel gidiyor ki 1 saatte 100 sayfa okumuşum bile. :)

      Ama bu son okuduklarımı pek beğenemedim. Özellikle J. Garwood'u. 3-4 sene önce ilk okuduğumda da beğenmemiştim yazarı yine beğenemedim. :)

      Sil
    2. Garwood hastasıyım ben ya (: Zevkler göreceli tabii. Çirkini de beğenen pek yok mesela. Teklifi daha çok beğenmiştim onu da pek beğenen yok :D İlginç bir okuyucu skalası var bu türün. İlk defa okuyorsun sanmıştım. Eski historicalcılardansın demek (:

      Sil
    3. Ah Teklifi bende seviyorum. 4 vermiş olmam gerek kitaba. Alışılmadık bir konusu vardı. :) Çirkinde güzel aslında. Sadece herkese hitap edebilecek bir kitap değil. Kitabın yarısında görme hariç diğer duyu organlarına yönlenmiş yazar. Göremediğin bir şeyi tanımlamak zor olduğu kadar okuyup gözünde canlandırabilmek ve diğer ayrıntıları sevebilmekte zor. Tam anlatamadım ama sen anlarsın beni diye düşünüyorum. :D Birde kahramanımızın çirkin olması var tabii. :)

      Zevk meselesi hakikaten. Birazda benim pimpirikliğimden kaynaklı öyle hemen her kitabı beğenmiyorum. Daha doğrusu yazar ayırt ediyorum ben. :D Takıntım vardır mesela Julia Quinn, Lisa Kleypas ne yazsa okurum ve beğenirim diye tutturuyorum. :)

      Sil
    4. Heyy bak onları da çok severim :D Top 5'imde yer alıyorlar :D
      İyi iyi sevdiklerimizden tutan varmış :P

      Sil
    5. Hahaha. :D Aslında daha çok vardır. Şimdilik aklıma bunlar geldiği için yazdım onları. Sevmediğim tek tük mesela Monica McCarty'yide sevmem. Daha doğrusu büyük bi şevkle okumuyorum kitaplarını. :)

      Sil
    6. Monica da severim ama öyle büyük hayranı değilim :D Ağır da çıkıyor kitapları nasıl olacaksın yılda 1 kitapla değil mi :D JM falan sevmiyorum hiç onu sever misin?

      Sil
    7. JM? :) Sevilmez mi o. :D Historical romancelarına bayılıyorum. Ama diğer aşk romanlarını sevmiyorum. İlk okuduğum H.R. Düşler Krallığıydı. Sonra aşık olmuştum zaten bu tarza. :)

      Nicole Jordan var severim o yazarı da yalnız son kitabını birazcık sönük bulmuştum diğerlerine göre. Sonra hımm, Johanna Lindsey -Zorla Güzellik Olmaz- kitabı hariç diğer kitaplarına bayılıyorum. Harika bir tarzı var onunda. :)

      Kalpsiz kitabı da ayrı harika. Yazarını hatırlamıyorum ama kitabı bayılarak okumuştum. :)

      Monica'nın da bir kitabını okudum. Asi yada Kır Zincirlerini. Çok ağır ilerliyor gibi gelmişti bana kitap. Ağır çekimde! :) Aksiyonu düşüktü. Ondan diğer kitaplarına da alışamadım bir türlü. Yarım bıraktım.

      Sil
    8. Sevilmeyebiliyor aslında :D Mesela ben hiç hazetmem kitaplarından :D Tarihi aşk romanlarında büyük bir farklılığımız var demek ki :D Ki benim gibi sevmeyen bir çok kişiye biliyorum :P Bana pek kraliçe gibi gelmiyor ya. Fazla ezik büzük tipler, tecavüz falan ıııh tarzım değil :D Ama sevene saygım sonsuz :D
      Jordan'ın ilk kitapları daha iyiydi. Kadın gittikçe erotikçi oluyor. Ama yine de seviyorum ben adamlar saygılı kadınlar güçlü falan hoşuma gidiyor :D
      Kalpsizi okumadım, ne ablam ne de arkadaşlarım beğendi ya. Adama sinir olmuşlar, hiç bulaşmayayım dedim :D
      Monica'nın kitapları güzel geliyor. Kır Zincirlerini çok beğenmiştim. 3-2-1 şeklinde beğenim. Yani Asi'yi okuduysan ilk kitap olduğundan tahmin edebiliyorum. O pek hoşuma gitmemişti :D
      Brenda Joyce'u da sormam lazım yoksa çatlarım :D Onu da hiç sevmiyorum. Severim dersen tamamdır senle zevklerimiz arasında uçurum var demektir :P

      Sil
    9. Bak o yazarı sevmiyorum işte. İllet bi kitabı vardı onun. Kaptanlı&Amerikalı bi karakteri olan. Nasıl uyuz olmuştum. Çıldırmıştım kitabı okurken. Kitaplığıma yakın bana uzak olsunlar diyorum o yazar için. Kitap kitaptır sonuçta. :P :D

      Kalpsizi oku yaaa. Valla ben çok sevmiştim. Adam uyuz değil aslında. Yaşadıklarını göz önüne aldığımız zaman...

      Ben Tarihi Aşk Romanlarında biraz daha böyle nasıl desem dediğim dedik erkek karakterleri seviyorum. Kızlara şımarık ve fazla ezik olmadıkları sürece pek takılmıyorum. :D Sanırım o yüzden biraz farklılık gösteriyor tarzımız. :)

      Monica'ya bir kez daha mı şans versem o zaman ne yapsam? :) Kır Zincirlerini yarım bırakmışım. Onu tamamlayabilirim. Asiyi de hiç hatırlamıyorum gerçi ama yorumları falan okursam hatırlarım diye düşünüyorum.

      Sil
    10. İşte bu! Muhtemelen benim gıcık olduğum Bir Avuç Aşktır. Hop oturup hop kalktım onu okurken. Ne uyuz bir kitaptı :D
      Tamam, bir şans vereceğim. Nasılsa taban tavana zıt değilmiş zevklerimiz, umutluyum :D
      Bende öyleyim de odunlukla sahiplenicilik arasında ince bir çizgim var :D Hele kızlar Kleypas, Quinn kızları gibi değilse ııı sevmiyorum :D Kleypas'ın Win'ini bile ondan sevmemiştim mesela. Çok yapışmıştı adama. Yani sevdiğim biri bile yazsa cinnetlik geliyor :D
      Monica konusunu bilemiyorum ya. 2. çıkan serisi ilki kadar beğenilmedi sanırım. O yüzden onları bile beğenmediysen yazarın pek şansı yok bence :D

      Sil
    11. O olma ihtimali yüksek. Adı çok tanıdık geliyor. :)

      Ver ver. Bir şey kaybetmezsin nasılsa dimi. :D

      Odunlukla, sahiplenicilik. Hiç ayrım yapmam. Çizgi falan da neymiş öyle. :D İstediği kadar odun olabilir. Sadece pislik yapmadığı sürece. Hani horlamak falan vs.. :)

      Win? Hasta olup Fransa'ya giden kız mıydı? Kıza dair pek bir şey hatırlamıyorum ama Kev! Ahh nasılda sevmiştim onuuuu.<3 Çingen aşığım benim. Nasılda korumacı nasılda sahipleniciydi aahh ahh. :D

      Sil
    12. haha horlamak mı :D O hiç aklıma gelmemişti ya :D
      Evet o. Kev öyle de o da kantarın topuzunu kaçırmıştı kendi kitabında. Halbuki Benimle Kal'da ne kadar iyi davranışları vardı :D Cam'in üstüne tanımam o seride :D

      Sil
    13. Cam'in yeri ayrı. Onu her kitapta azda olsa okumak istiyorum. Diğer kitaplarda yer aldığı sahneleri okurken sanki anında kitabın havası değişiyor gibi hissediyorum ben. :D

      Sil
    14. Aynı fikirdeyim :D Kitabı bırak şimdi bahsederken benim bile havam değişti :D

      Sil
    15. hahaha. :D O kadar seviyorsun demek Cam'i. :D

      Sil
    16. Evet, Marcus ve Cam'e bayılıyorum :D

      Sil
    17. Marcus'u hatırlamıyorum da ben kekeme kızla evlenen Sebastian'ı daha çok seviyorum. :D

      Sil
    18. Ben Böyleyim'de Lilian'ın ki :D Sebastian'ı da severim ama Marcus başka o seride :D Hathaway'lerde de Cam tabii ki :D Ah be güzel seriler bir daha okuyasım geldi :D
      Not: Kekeme olan Evangeline :D

      Sil
    19. Hııııı şu kadının ağzına buzlu limonatayı kaşıkla içiren adamdı o zaman Marcus. Daisy'nin kitabında geçiyordu sanki öyle bi sahne. -Allam kızın adını unutmamışım nasıl sevindim yaaa-

      Benimde ellerim gitmiyor değil kitaplara. Hepsini baştan sonra tekrar tekrar okuyasım var. Bahsi geçince kitapların nasılda aşeriyorum. :D

      Sil
    20. Evet o :D Westcliff. Canım benim yaa. Hamileyken ne de güzel ilgileniyordu :D O kitapta ayrıca bir bayılmıştım ona :D Fan değilimdir ama adam aklıma geldikçe sırıtık oluyorum :D
      ahahaha aynen yaa :D Onlar gibi değil yeni dönem kitapları. Ben Böyleyim ve Benimle Kal'ı bir kaç kere okudum ama yetmiyor :D Bir ara yeniden okumak lazım olmayacak böyle :D

      Sil

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP