aşık bir adam sissoylu elantris kafes
"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Evrenin Sonundaki Restoran - Douglas Adams (Hitchhiker's Guide to the Galaxy #2)

Şubat 16, 2018 Hiç yorum yok:
#alıntı

     “Yani,” dedi Kaptan, kelimeler arasında yolunu dikkatle seçerek, “sanırım, hatırlayabildiğim kadarıyla, biz oraya çarpmak üzere programlanmıştık.”
     “Çarpmak mı?” diye bağırdı Ford ve Arthur.
     “Eee, evet,” dedi Kaptan, “evet, bu da planın bir parçasıydı. Bunun şu anda tam olarak hatırlayamadığım çok iyi bir sebebi vardı. Şeyle ilgiliydi... ee...”
     Ford patladı. “Siz bir yığın yararsız Allahın cezası sersemsiniz!” diye bağırdı.
     “Ah, evet, işte bu yüzden,” diye gülümsedi Kaptan, “sebep buydu.”


***

“Eski ben öldü!" diye haykırdı. “Kendini öldürdü! Ölüler öyle ortalıkta dolaşıp yaşayanların işlerine karışmamalı!”

***

“Sizin tanrınız bir bahçenin ortasına bir elma koyar ve derki, arkadaşlar ne isterseniz yapın ama bu elmayı yemeyin. Sürpriz, sürpriz, elmayı yerler ve o saklandığı çalının arkasından fırlayarak ’sizi yakaladım’ der. Oysa yemeselerdi de bir şey değişmeyecekti.”


***


“Ulaşım biçimlerinin bir ço­ğunun sorunu diye geçirdi aklından, hiçbirinin çekilen
sıkıntılara değmemesiydi. Dünya’dayken sorun otomobillerdi. Bir yığın yapışkan, kara çamuru,kimseye zarar vermemesi için yerden toplayıp, araziyi kaplayan katrana ve havayı dolduran dumana çevirip, kalanı da denize dökmek, gibi dezavantajlar, bu vasıtalarla bir yerden bir yere daha çabuk ulaşmanın sağladığı avantajları bastırır gibi olmuştu -özellikle de vardığınız yer, muhtemelen bahsedilen dezavantajın sonucu olarak, ayrılmış olduğunuz yere çok benzer bir hale gelmiş bulunuyorsa, yani katranla sıvanıp, dumanla dolmuş ve balıklan tükenmişse.”

Otostopçunun Galaksi Rehberi - Douglas Adams (Hitchhiker's Guide to the Galaxy #1)

Haziran 16, 2017 Hiç yorum yok:
Bilim-Kurgu çok okumam ama ne zaman elimi atsam hep iyi kitaplara denk geldim. Otostopçunun Galaksi Rehberi de oldukça başarılı yazılmış eğlenceli ve absürt komedi tarzında kesinlikle okunması gereken iyi kitaplardan biri.

Yazarın o kadar saçma bir mizah anlayışı var ki ve bunları size öyle bir mantık çerçevesinde sunuyor ki ağzınız açık kalıp "Nasıl inkar edeceğim adam haklı!" deyip öylece kalakalıyorsunuz. Ve kalkıp bir de o saçmalıkların arasına bir felsefe sokuşturacak kadar zekice işlenmiş.
Otostopçunun Galaksi Rehberi, kesinlikle bilim-kurgu okumayan/sevmeyen kişilere tavsiye edilecek eserlerden. Yani kim Douglas Adams'ı okuyup da eğlenmez ki?

Alın okuyun. Pişman olmayacağınızı garanti ederim.
Sadece bi ilk 40 sayfa odaklanmakta sorun yaşayabilirsiniz. O da çeviriden kaynaklı sanırım. Kabalcı baskısından devam ettim takıldığım yerlerde ben. Daha anlaşılabilir bir dili vardı onun fakat mizahı da Alfa baskısındaki gibi veremiyordu. Sonralarda toparlıyor zaten. Çekinmeyin alırken. Çok çabuk alışırsınız. :)


Galaksinin Batı Sarmal Kolu’nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşesinde, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürler. Bu gezegenin şöyle bir sorunu vardı: Üzerinde yaşayan halkın büyük bölümü çoğu zaman mutsuzdu.

Bu sorun için pek çok çözüm önerilmişti, ama bunların çoğu genellikle yeşil renkli küçük kâğıt parçalarının hareketleriyle ilgiliydi. Bu da tuhaftı, çünkü aslında mutsuz olanlar yeşil renkli küçük kâğıt parçaları değildi. Bu nedenle sorun varlığını sürdürdü; halkın çoğunun durumu kötüydü ve onların büyük bölümüyse sefildi, dijital kol saatleri olanlar bile. Her şeyden önce, ağaçlardan inmekle büyük bir hata ettiklerini düşünenlerin sayısı gün geçtikçe artıyordu. Yaklaşık iki bin yıl sonra, bir perşembe günü korkunç, aptal bir felaket meydana geldi. İşte bu kitap o felaketin doğurduğu bazı sonuçların öyküsüdür.

Üstelik unutulmaması gereken şu ki: Dizinin daha ilk kitabındasınız ve yine bir perşembe yaklaşıyor, hafta sonuna az kaldı.
BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP