aşık bir adam sissoylu elantris kafes
"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Tılsım-ı Kudret - Göktuğ Canbaba

Şubat 19, 2018 3 yorum:
Uzun uzun yorum döşemeye hiç gerek yok valla. Canbaba’yı Ayyaş Buda ile tanıdım ve sevmiştim. Kitaba gözüm kapalı güvendim, yanılmadım. Bana göre akıcı bir anlatımı vardı. Elime aldığımın ertesi günü bitmişti bile. Hoş aynı gün içinde bile bitebilirdi iş güç olmasaydı. :) Konusuna detaylıca değinmeden kitabı şöyle bir anlatacak olursam: İslamiyet ve Yunan Mitolojisinden harmanlanmış öğelerle tanıdık dokular karşılıyor bizi kitapta. Tek bir yaratıcı ve onun yaratmış olduğu Tanrılar, muskalar, cinler, ney ile üflenerek dokunan tılsımlar ve daha neler neler.

Sıkmadan, tempoyü düşürmeden anlatıyor yazar. Zaman zaman geçmişe, Osmanlı dönemine gidip kitabın temelini oluşturan tılsımının yaratılışını okuyoruz, zaman zaman da günümüzde Fransız’ın tılsımın peşinde koşmasını. İlk kitap bitip de ikinciye geçtiğimiz de ise Kefenyırtan’ın artık sona ulaşmasının verdiği sabırsızlıkla muskanın süresinin dolması için Fransız ile giriştiği mücadeleyi okuyoruz.

Karanlık bir yönü olduğu kadar aydınlık bir tarafı da var kitabın.
Kitabı her açıdan sevdim ama en çok yazarın felsefesini sevdim: “İnsan kendi cehennemini kendi yaratır, yoktur cennet ya da cehennem.”

Yabancılık Oyunu - Cylin Busby

Kasım 12, 2017 1 yorum:

Yabancılık Oyunu, @misiskitap tan okuduğum en iyi kitaptı. Açık konuşmak gerekirse başta bi tereddüte düştüm. Beni neyin karşılayacağını bilemedim. Dramatik bi aile geçmişi ile hayatına devam etmeye çalışan bir kız kardeş okuyacağımı düşünmüştüm. Fakat okumaya devam ettikçe yanıldığımı fark ettim ve çok sevdim.

Spoilera girmeden konusuna dair anlatabileceğim tek şey, 4 yıl kadar önce kaybolan bir kızın tekrar geri dönüşünü, kayboluşundaki sırları ve flashbackler ile Sarah'ın geçmişini anlatıyor.

Gizemli, sırlarla dolu hikayeleri okumayı seviyorsanız, üstüne bir de "beni çok yormasın ama bu sefer, beynim allak bullak olsun istemiyorum," diyorsanız rahatça okunanan Yabancılık Oyunu'nu rahatça önerebilirim.

Ölüm Yarışı - John Dixon (Ölüm Adası#2)

Kasım 01, 2017 Hiç yorum yok:
Instagram yorumlarına o kadar alışmışım ki artık eskisi gibi detaylı ve uzun yorumlar yazamıyorum. Ölüm Adası yorumu da öyle oldu. Kısacık bişi ama napalım artık. 😁

Ölüm Yarışı bitti. Vay be dedim sonlara doğru. Epey heyecanlıydı. Nasıl sonuçlanacağı merak ettirdi bolca. Ölüm Adası'ndan daha iyiydi bana kalırsa. Ve bi üçüncü kitap gelse ne gerek vardı denmez kesinlikle alınır okunur. 😍 Okumam bu kadar uzun sürdüğü için üzgünüm yahu. Keşke daha önce otursaymışım başına. ☹

Seriyle tek derdim kimi diyalogların yetersiz hissettirmesi. Yani nasıl anlatılır ki?🤔 Samimi gelmediği anlar oluyor karakterlerin o kadar. Bir de hurra kelimesine sinir oluyorum. 😂

Yabancı - Albert Camus & Jacques Ferrandez

Ekim 26, 2017 1 yorum:
Günaydın.🙆

Yabancı'yı Kurukafa yayınlarının çekilişinden kazanmıştım. Gelir gelmez okudum. Çizimleri baskısı şahane. 😍 Ben daha çok manga okumaktan keyif alırım fakat bir türlü yıldızımın barışmadığı çizgi romanların sonunda Yabancı'yı okurken "Bitmesin." demeye başladım. 🙈 Özellikle çizimlerine bayıldım. Başından kalkamamamın sebebi de bu olsa gerek. Çok güzeldi. Bir ara tekrar okuyacağım. 😍

Kitabını okumadığım için her iki romanı karşılaştıramayacağım. Ne denli iyi aktarıldığını bilemiyorum yalnız kesinlikle kitabını okumak, Meursault'un bu kayıtsız görüntüsünün altında yatanlara daha bir inceden şahit olmak istiyorum.

Kitabını okuyanlar hikayeye aşinadır zaten yine de ben çizgi roman üzerinden şöyle bi değineyim.

Meursault'un annesinin vefatıyla başlıyor çizgi roman. Hikaye boyunca duygusuz denilebilecek aslında sadece her şeyi anlamsız bulan bir karakter var karşımızda. Onun için her şey, ölüm de yaşam da anlamsız, manıksız. Ne zaman ki özgürlüğü elinden alınıyor o vakit anlıyor, o an anlam kazanıyor her şey. Hani hep kaybedince anlarız ya değerini bir şeylerin. Meursault da yaşamın, sevmenin, mutluluğun değerini anlıyor nihayet ve diyor ki "İlk defa her şeyi kendime bu kadar yakın hissediyorum ve nihayet kardeşçe... Anlıyorum ki mutlu olmuşum geçmişte. Şimdi de mutluyum yine."


BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP