"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Alıntı: Colleen Hoover - Umutsuz (Hopeless #1)

Aralık 13, 2013
Umutsuz kitap



Bu kitabın feci etkisi altındayım. Ve herkeste benim gibi etki altında olsun istiyorum. O yüzden alıntılar birazcıcık uzun olabilir gerçekten çok azcıcık yani. :) Biraz spoiler ile de karşılaşabilirsiniz. Ama öyle çok büyük spoiler falan yok. Yaptığım alıntılar bana az geldi. Ama size yeter mi bilemiyorum. Daha fazla alıntı isterseniz, yorum bırakmanız yeterli. :)




Beni ateş bastığına emindim.
Ya da karın boşluğumda kelebekler uçuşuyordu.
Ya da bir tür virüsün etkisi altındaydım. 
-Sky


Hayatımda ilk kez birinden hoşlanmış olabileceğimi hissederken ondan kaçıyordum.
-Sky


Ona dair her şey ciğerlerimin işlevlerini yerine getirme­mesine ve kalp atışlarımın hızlanmasına neden oluyordu. Grayson’ın bana gülümsemeye çalıştığı gibi gülümserse, içimde iç çamaşırımı rekor sayılabilecek bir sürede aşağı indirebileceğime dair bir his vardı.
-Sky


“Beni takip ediyorsun,” dedim ifadesizce.
Güldü. “Seni mi takip ediyorum? Evimin önünde duran sensin.”
-Sky, Holder


“Evden çıkarken hep pencereni mi kullanırsın, yoksa benden kaçmaya mı çalışıyorsun?”
-Holder


Bakışlarımı onunkilere çevirdim, sonra tekrar tavana baktım. “Demek istediğim, ben bu tür şeyler yaşamıyorum. Bunların hiçbirini istemiyorum. Erkeklerle öpü­şürken hiçbir şey hissetmiyorum. Uyuşukluk dışında. O yüzden bazen Grayson’ın bana o tür şeyler yapmasına izin veriyorum, hoşuma gittiği için değil, hiçbir şey hissetme­mekten hoşlandığım için.” Karşılık vermeyince sessizliği beni rahatsız etti, içinden deli olduğumu düşünüp düşün­mediğini merak ediyordum. “Mantıklı gelmediğinin far­kındayım ve hayır, lezbiyen değilim. Senden önce kimse­den hoşlanmadım ve nedenini bilmiyorum.”
Bunu söyler söylemez, gözlerimi sımsıkı kapatıp kolu­mu yüzümün üstüne koyarken kafasını bana doğru çevirdi. Bunu, ondan hoşlandığımı itiraf ettiğime inanamıyordum. Şu an ölebilirdim ve bu bile yeterli olmazdı.
Yatağın hareket ettiğini hissettim, bileğimden tutup kolumu gözlerimden çekti. İstemeye istemeye gözlerimi açtığımda, dirseğinin üzerinde doğrulmuş, bana gülüm­süyordu. Benden hoşlanıyor musun?”
-Sky, Holder


“Sky,” diye baştan çıkarıcı bir şekilde kulağıma fısılda­dı.
“Hareket etmene ihtiyacım var. Buzdolabından bir şey almalıyım.” 
Gözlerim benden ayırmadan yavaşça geri çe­kilip tepkimi izledi. 
Dudaklarında küçük bir gülümseme belirdi, bunu korumaya çalışsa da, gülmeye başladı.
Göğsüne vurup kolunun altından geçtim. “Pisliğin te­kisin!”
Gülerek buzdolabını açtı. “Özür dilerim, ama lanet ol­sun. Benden hoşlandığın o kadar belli ki, 
sana sataşmamak elimde değil.”
-Sky, Holder


“Sky?” dedi kısık bir sesle. “Sana işkence etmeyeceğim, ama buraya gelmeden önce kararımı vermiştim. 
 Bu gece seni öpmeyeceğim.”
“Neden?”
“Çünkü,” diye fısıldadı. “Hissetmemen­den korkuyorum.”
-Sky, Holder


Sanki bu mümkünmüş gibi, bana daha sıkı sarıldı. Ağ­zım kulağıma götürüp öptü. “Biliyorum, Sky,” diye fısıladı. Elini bluzumun altına sokup avucunu karnıma ko­yarak beni kendine doğru biraz daha çekti. “Biliyorum.”



“Neden ağlıyorsun, bebeğim?” diye sordu Holder.
Beni kendine doğru çekmesine izin verdim. 
 Bana güven veriyordu.  Kollarının arasındayken kendimi güvende hissediyordum. 
 Bana sarılıp sırtımı okşadı, arada sırada başımı öpüyordu. 
“Üzülme,” deyip durdu ve uzun bir süre bana sarıldı.


“Bu beni öldürüyor, bebeğim. Beni öldürüyor, çünkü senin için hissettiklerimi bilmeden bir gün daha geçirmeni istemiyorum. Ama sana âşık olduğumu söylemeye hazır değilim, çünkü âşık değilim. Henüz değil. Ama bu hissettiğim her neyse - hoşlanmaktan çok daha fazla. Çok daha fazla. Son birkaç haftadır bunu anlamaya çalışıyordum. Neden tarif edebileceğim başka bir kelime olmadığını düşünüyordum. Sana tam olarak ne hissettiğimi söylemeyi istiyorum, ama lanet olası sözlükte hoşlanmak ve sevmek arasındaki noktayı tarif edeilecek bir kelime yok, ve o kelimeye ihtiyacım var. İhtiyacım var, çünkü söylediğimi duymanı istiyorum.
-Holder


-Holder: “Şey... Az önce bana...Six’e gönder­mek istediğinden emin olduğum bir mesaj gönderdin.”
-Sky: “Aman Tanrım,”

Six'e göderdiği mesaj;
Hayır, henüz birlikte olmadık. Ama neredeyse her şeyi yaptık,
o yüzden yakında  sabrının  tükeneceğine eminim. Yarın geceden
sonra aynı soruyu bana tekrar sor. Farklı  bir yanıt verebilirim.
Ben seni daha  çok özledim.


Holder bunun bana neler yaptığını hissedebiliyordu, o yüzden parmaklarını kolumdan aşağı kaydırıp serçe parmağımı buldu ve serçe parmağını be­nimkine doladı. Çok küçük bir hareketti, ama şu an bun­dan daha iyi bir şekilde bana güven veremezdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP