"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

3 Farklı Dünya, 3 Farklı Heyecan

Ocak 07, 2014
julia quinn


Aslında okumuş olduğum bu 3 kitabı tek tek yorumlamak istemiştim ilk başta. Fakat daha sonra hepsini tek seferde konu alayım dedim. Çünkü 3'üne de pek farklı yorumlar yapamayacağımı fark ettim. O yüzden biraz tavsiye biraz yorum barındıran bir konu hazırlamaya karar verdim.

Hepsi birbirinden farklı ve ayrı lezzetlere sahip bu üç romanı okurken ben oldukça eğlendim. Kimi zaman tutkuyu, kimi zaman neşeyi, kimi zamanda hüznü ve acıyı hissedebildim. Üç yazarın üslubunu da beğendim ki zaten Lisa Kleypas ve Julia Quinn en sevdiğim yazarlardan.


Yorum: Lisa Kleypas - Nisan Yağmurları (Wallflowers #4)

Tür: Tarihi Aşk Romanı
Goodreads Puanı: 4.00
Orijinal Adı: Scandal in Spring
Sayfa Sayısı: 348
Baskı Yılı: 2013
Çeviri: Nil Bosna
Yayınevi: Epsilon Yayınları

Uygun bir koca arayışıyla geçen üç Londra sezonunun ardından Daisy Bowmanın babası, kızına kesin bir dille koca bulması gerektiğini söyler. Hem de hemen. Ve eğer Daisy uygun bir talip bulamazsa, babasının seçtiği adamla evlenmek zorunda kalacaktır: acımasız ve soğuk Matthew Swiftle.

Daisy dehşete düşmüştür. Bir Bowman yenilgiyi asla kabul etmediği için, o da biriyle… Matthew dışında herhangi bir taliple evlenmek için her şeyi yapmaya karar verir. Ama Matthew'un dayanılmaz çekiciliğini hiç hesaba katmamıştır… ve kısa süre sonra aralarında ikisinin de karşı koyamadığı ateşli bir aşk başlar. Daisy yıllardır nefret ettiği Matthew'un aslında hayallerinin erkeği olduğunu öğrenecektir.

Lisa Kleypas'ı ya Süs Bitkileri ya da The Hathaways serisinden muhakkak tanıyorsunuzdur. Ve eğer oldu da daha henüz tanımadığınızı fark ettiniz! Bence hemen gidip bir kitabını alın okuyun. Özellikle Süs Bitkileri Serisinden birini. Benim okurken çok fazla eğlendiğim bir seridir keza Julia Quinn'in Bridgertons Seriside öyle. 

Nisan Yağmurlarında ise, en sona kalan Süs Bitkisi Daisy'nin hikayesini okuyoruz. Tam bir kitapkurdu. Hayalperest ve dışarıdan bakıldığında çokta eğlenceli gözükmeyen bir karaktere sahip. Oysa içini kimse bilmiyor. Afedersiniz hemen hatamı düzeltiyorum. Onu ilk gördüğü andan beri aşık olan Matthew haricinde kimse! Ama Daisy ise Matthew'dan nefret ediyor. Onun gözünde Matthew aşırı para hırsı olan, soğuk, asla gülümsemeyen, çok uzun boylu ve çok zayıf bir yapıya sahip bir adam. Tabii tüm bunlar yıllar öncesine ait görüşler! Şimdi ise ehh tahmin edebilirsiniz nasıl bir erkeğe dönüştüğünü! :) Veee gelin görün ki babası bu ikiliyi evlendirmeye karar veriyor. Daisy yıllar öncesinden hatırladığı o delikanlı ile evlenmek istemiyor, Matthew ise her ne kadar aşık olsa da geçmişinden saklandığı için ve su yüzüne çıkmasından sürekli korktuğu sırlarından dolayı evlenmek istemiyor. Ama Daisy'nin babası ve kader bu ikiliyi evlendirmeye kararlı! 


Yorum: Nicola Cornick - Hırçın Sevgilim (The Brides of Fortune #3)


Tür: Tarihi Aşk Romanı
Goodreads Puanı: 3.55
Orijinal Adı: The Undoing of a Lady
Sayfa Sayısı: 304
Baskı Yılı: 2013
Çeviri: Esra Doyuk
Yayınevi: Pegasus Yayınları



Servet ve itibar evliliği ateşli bir aşka dönüşebilir mi?

"Seni yarın serbest bırakcağıma söz veriyorum... Düğün saati geçtikten sonra."

Nat Waterhouse, bir varisle evlenmek zorundadır...

Nat Waterhouse, bir vârisle evlenmek zorundadır... Bunun için en uygun yer ise bekâr hanımefendilerin, evlenmedikleri takdirde bir ortaçağ kanunu gereği servetlerinin yarısını kaybetmek durumunda kaldıkları Fortunes Follydir.

Genç kızlığından beri skandallardan uzak duramayan Leydi Elizabeth Scarlet, en yakın çocukluk arkadaşı Nati, sevgisiz bir evlilikten kurtarmanın tek bir yolu olduğunu düşünmektedir: Onu kaçırmak!  

Nicola Cornick ise ilk defa okuduğum bir yazar. Okumuş olduğum kitap aslında 5 kitaplık bir seriymiş. Türkiye'de ise henüz 3.sü çıkmış daha ve ben de gitmişim en son çıkanını okumuşum. Çok sıkıntı da olmadı gerçi. Ve şuana kadar okuduğum -bu tür içinde!- en çılgın kadın karakterle karşı karşıya kaldım. 

Aşık olduğu -ama henüz farkında değil- adamın ertesi gün düğünü vardır. Leydi Elizabeth ise bu ikilinin evlenmemesin de kararlıdır. O yüzden Nat Waterhouse'u kaçırır! Hapishaneden kendisine koca seçeni, haydutlarla anlaşma yapıp evleneni, entrikalar çevirip kendisine koca bulanı okudum. Ama adam kaçıran bir kadın karakteri ilk defa okuyorum! Ayrıca kitap skandallarla doluydu. Aradığınız her türlü kargaşayı bu kitap içinde bulabilirsiniz. Oldukça eğlenceli ve farklı bir heyecan oldu benim için. Ayrıca Leydi Elizabeth, Nat'in dikkatini çekebilmek için yaptıklarını ise şok içinde kala kala okudum.


Yorum: Julia Quinn - Kayıp Dük (Two Dukes of Wyndham #1)

Tür: Tarihi Aşk Romanı
Goodreads Puanı: 3.68
Orijinal Adı: The Lost Duke of Wyndham
Sayfa Sayısı: 366
Baskı Yılı: 2013
Çeviri: Nil Bosna
Yayınevi: Epsilon Yayınları


Jack Audley bir hayduttur. Bir zamanlarsa asker.. Ve her zaman bir çapkındır. Hayatta en son istediği şeyse, yüzlerce kişinin hayatından ve kadim bir mirastan sorumlu bir asilzade olmaktır. Fakat soylu Wyndham Ailesinin uzun zamandır kayıp oğlu olduğu ortaya çıkınca, kaygısız hayatı bir anda sona erecektir. Eğer gayrimeşru olmadığını da kanıtlarsa, o zaman kendisini hiç istemediği bir konumda bulacaktır: Wyndham Dükü.

Grace Eversleigh son beş yılını, dul Wyndham Düşesinin refakatçisi olarak, didinerek geçirmiştir. Günlük rutininde çok az değişikliklerin olduğu, asla takdir edilmediği bir iştir bu ta ki Jack Audley, kendinden emin gülümseyişi ve tatlı çekiciliğiyle bir anda hayatında belirlene dek. Jack, hayırı cevap olarak kabul etmeyen bir erkektir ve Grace onun kollarındayken kesinlikle hayır demek isteyen bir kadın değildir. Ancak ortada bir sorun vardır: Jack gerçek dükse, o zaman o sahip olamayacağı tek erkektir.

Vee son olarak her kitabını büyük bir zevkle okuduğum yazarımızı bu sefer başka bir seri ile tanıyoruz. Two Dukes of Wyndham. İki kitaptan oluşuyor. İki kuzen, iki Wyndham Dükü. İkisininde birbirinden haberi yok. Çünkü biri hayatını haydutluk yaparak geçiriyor, diğeri ise Wyndham Düklüğünü elinde tutarak. Ve haydut hayatını değiştirecek son soygununu yapmaya hazırlanıyor ve soymaya kalktığı araba büyükannesine ait! Yaşlı cadı 29 yıl önce ölen oğluna benzeyen bu adamın anında torunu olduğunu anlıyor. Ve hikayemizde bu şekilde başlıyor... 

İkinci kitapta kuzen Thomas'ın hikayesini okuyoruz. Aynı hikaye yalnızca bu sefer Thomas'ın ağzından anlatılıyor. Bu durumu sevip sevmediğime bir türlü karar veremedim. Her ne kadar olaylar sırasında Thomas'ın neler hissetiğini merak etsem de yazar kitabın başında bunlara bir özet geçebilirdi diye düşünmeden de edemiyorum. 

Kitabı, Bridgertons Serisi ile karşılaştırma yapmak istemiyorum ama elimde değil. Okurken aynı lezzeti hissedebilmeyi çok istedim fakat bana o tadı tam olarak veremedi. Ama kitap kötü mü? Kesinlikle değil. Yine oldukça eğlenceli karakterler vardı. O yüzden bu kitabı da gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP