"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Tahereh Mafi - Bana Dokunma (Shatter Me #1)

Şubat 04, 2014
bana dokunma kitap

bana dokunma kitap

Tür: Dystopia, Young Adult, Romance 
Goodreads Puanı: 4.05
Orijinal Adı: Shatter Me
Sayfa Sayısı: 332
Baskı Yılı: 2012
Çeviri: Bilge Zileli Alkım
Yayınevi: Dex Yayınları



Juliette tam 264 gündür kimseye dokunmadı.

En son birine dokunması bir kazaydı. Ama Yeniden Kuruluş onu cinayetten içeri tıktı. Juliette'in dokunuşunun neden bu kadar ölümcül olduğunu kimse bilmiyor. Kimseye bir zarar vermediği sürece bu durum kimsenin de umurunda değil çünkü dünya zaten perişan durumda. Her gün yeni bir hastalık ortaya çıkıyor, gıda sıkıntısı had safhada, gökyüzünde tek bir kuş kalmadı ve bulutlar garip bir renkte.

Yeniden Kuruluş, yeni düzenin tek çare olduğunu iddia ettiği için Juliette'i bir hücreye kapattı. Hayatta kalan bir avuç insan ise savaş naraları atıyor. İşte bu yüzden Yeniden Kuruluş fikir değiştirmek üzere. Juliette onlar için mükemmel bir silah olabilir. Juliette, yeni düzenin tek silahı olabilir.

Juliette karar asamasında. Ya bir silah olacak. Ya da bir asi.

Tahereh Mafi, Bana Dokunma'da yürek burkan bir romantizmle distopya türünü bir araya getiriyor. Juliette'in iç dünyasını yenilikçi bir üslupla metnine yansıtan yazar, okurları Juliette'in zihninin içine davet ediyor.


Distopya türlerini biliyorsunuz değil mi? Hani şu yıkılan dünyada oluşturulan belirli bölgeleri, bölgelerin başında ki acımasız komutanlar/başkanları; açlıktan, susuzluktan, hastalıktan kırılan fakir bir topluluk ve zenginlik içinde rahat bir yaşam süren üst tabakalardan oluşan, gelecek bir dünyayı anlatmaktadır bize. Ve kitabına göre de ekstra acımasız durumlar meydana gelir vs.. Shatter Me serisi de konu itibari ile tam anlamıyla sizi içine çeken bir distopya ürünü.

Shatter Me
Yani şöyle bir şey hayal edebilirsiniz.
Bana Dokunma'da, şuan ki dünyamız yıkılmış yerle bir olmuş. Artık bitkiler yetişmiyor. Kuşlar uçamıyor. Ozon tabakası delinmiş. Dünya 555 bölgeye ayrılmış. Ve Yeniden Kuruluş, insanlığı kurtaracağını, tekrardan dünyayı eski haline getireceklerini söylüyor. Başa geçtikleri andan itibaren de, isyan çıkaranları, direnenleri katletmeye ve insanları sömürmeye başlıyorlar. Tüm bu zorbalıklardan nasibini alan bir diğer karakterimiz ise Juliette.

Shatter Me


Juliette özel bir yeteneği olan -diğer bir tabir ile mutasyona uğramış- insan üstü bir kızdır. Yalnız bu yeteneği yüzünden oldukça sıkıntı çekmektedir. Çünkü tek bir dokunuşuyla karşısındakini öldürebilmektedir. Bu yüzden hayatı boyunca sevgiden, şefkatten uzak, küçük bir sarılmanın dokunuşun sıcaklığını hissedemeyerek büyümüştür. Ve insanlar tarafından asla kabul görmemiştir. Buda haliyle kızımızda büyük yaralar açmış içine kapanık olmasına, korkak olmasına ve sürekli kendisine acımasına sebep olmuştur. 

bana dokunma kitap


Hapishaneye kapatılmış, üstünde deneyler uygulanmış, işkence edilmiş, tımarhaneye kapatılmış, sonra da bir başkasının sapkın bir güç anlayışı uğruna kaçırılmış ve neredeyse kızın gücünün sınırını öğrenebilmek amacıyla bir bebeği öldürmesi uğruna deneye sokulmuştur. 

bana dokunma kitap

264 gündür kilit altındayım.
Yanımda küçük bir defterden, kırık bir tükenmez kalemden, kafamdaki numaralardan başka hiç bir şey yoktu. 1 pencere. 4 duvar. 13 metrekarelik bir alan. 264 günlük yalnızlıkta kullanmadığım 29 harflik bir alfabe.
Başka bir insana dokunmadan geçen 6,336 saat...


Haliyle yaşadığı tüm bu travmatik duyguları, neden herkesten çekindiğini, neden kendisine sürekli acıdığını anlayabiliyoruz. Zaten bu kitapta da onu hissetmemiş olsaydık işte o zaman kitap yavan olurdu. Neden bunu söyledim ki şimdi pat diye? Hemen cevabını vereyim. Bende sizin gibi güçsüz, korkak, sürekli zırlayan ve kendine acıyıp duran karakterleri sevmiyorum da ondan. Ama Bana Dokunma'da insan cidden o duyguları Juliette'de hissetmek istiyor.

bana dokunma kitap

Gözlerine bakma cesareti gösterdim.
Gözleri kobaltın mükemmel bir tonuydu, çiçek açan bir çürük gibi maviydi, net derin ve kararlıydı...


Birde beyaz atlı bir prensimiz olmazsa olmaz değil mi? Gerçi bu prensimizin atı değilde bir tankı var. Sanırım bununla idare etmemiz gerekecek. Hayatı boyunca Juliette'den korkmayan, onun içinde ki acıyı ve iyiliği görebilen tek insan. Yoo vazgeçtim. İnsan değil. Çünkü insan olamayacak kadar mükemmel bir varlık bu. Adam! Juliette'e küçüklüğünden beri aşık. Ona dokunmak, ona sarılmak ve onu her şeyden korumak istiyor. Ama şöyle bir sorunumuz var. Juliette'nin dokunuşu ölümcül. Ayrıca, askeri bir üs tarafından kaçırılmış. Adam'ın hem Juliette'e dokunmanın bir yolunu bulması hem de onu bu aşırı korunaklı askeri üsten kaçırıp güvenli bir yere götürmesi gerek.

Veeee Adam Juliette'ye dokunabilmenin bir yolunu bulabilecek mi? Onu daha güvenli bir yere götürebilecek mi? Götürse bile Warner -askeri üssün komutanı, Juliette'i kaçıran, aşırı yakışıklı, karizmatik, ve Juliette'den korkmayan ve onun gücüne hayran olan ama biraz sapkın bir kişiliği olan diğer insan üstü varlık- onların peşini bırakır mı? Ki bana kalırsa hayatta bırakmaz! ;) Her neyse öhöm. İşte sorularınızın cevabı ve daha fazlası için gidin kitabı alın, okuyun, okutun efendim.


Son olarak tanıtım fragmanlarını ekleyeyim dedim.

Kitabın orijinal fragmanı için;



Dex'in hazırladığı fragman için;



Daha fazla resim için pinterest hesabımı ziyaret edebilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP