"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Kan, Trombosit ve İlik Vermek = Yeni Bir Hayat Vermek

Mayıs 21, 2014
kan kanseri


Bir yakınım şuanda, Ankara Üniversitesi Cebeci Tıp Fakültesinde Hematoloji bölümünde yatmakta bulunuyor. Her gün AB Rh (-) Negatif Trombosit ihtiyaçları oluyor ve nadir bulunan bir kan grubu olduğu için bulmakta çok zorluk çekiyoruz. 

Kızılay ile sürekli olarak iletişim halindeyiz, karakollara, askeriyelere haber gönderdik. Sosyal ağlar üzerinden duyurduk. Kan gönüllüleri gruplarında/internet sitelerinde paylaşımlarda bulunduk. Yani akla gelebilecek her yere başvuruyoruz. 

Ve eğer şanslıysak bir kaç kişi bulabiliyoruz. Fakat maalesef  bulduğumuz kişilerde, bazen trombosit vermek istemiyorlar ya da hasta oluyorlar, yakın bir zaman da ilaç almış oluyorlar. Böylesi bizi daha da zor duruma düşürüyor. 

Size sadece bizim için kan bulun, gelip kan verin demiyorum. Bu çağrıyı sadece kendim için yapmıyorum. Tüm kan ve trombosit ihtiyacı olanlar adına yapıyorum! Lütfen biraz duyarlı olalım. Kızılay ne güne duruyor diye düşünmeyin. Kızılayın elinde her zaman Trombosit bulunmuyor. Özellikle Negatif bir kan grubuysa. Çünkü tek hastası olan biz değiliz. Bir gün içinde kim bilir kaç kişi ihtiyaç duyuyordur. Kızılaydan alınan her kanı da geri ödemek zorundasınız. Ya aldığınız kana karşılık, bir kan ile ödüyorsunuz ya da parayla satın alıyorsunuz! Ve kan öyle ucuz bir şey de değil!

Hastahanelerde sadece kana ihtiyaç duyulmuyor. Kanımızın içinde bulunan bir çok maddeye de ihtiyaç duyuluyor. Trombosit (halk arasında Beyaz Kan olarak da geçebilir) ve Eritrosit sadece bunlardan bir kaçı. Aynı kan nasıl alınıyorsa, Trombositte vücuttan aynı şekilde alınıyor. Yani tek farkları kanı oluşturan hücrelerden/maddelerden biri olması. Ve kan gibi Trombosit veren kişinin 3 ay beklemesine gerek yoktur. 48 saat içinde tekrardan Trombosit verebilirler. Ayrıca Trombosit vermenin hiç bir zararı/yan etkisi yoktur. 

Özellikle lösemi hastaları Trombosite çok fazla ihtiyaç duyuyorlar. Ülkemizde ilik bağışı çok yaygın olmamasına rağmen, uygun bir ilik bulunduğunda ve ilik nakli başarılı geçtiği zaman, her gün Trombosit ihtiyacı içine giriyorlar hastalar. Çünkü vücut kendini sıfırlıyor. Her şeye en baştan başlıyor. En geçte Trombosit üretebiliyor. Hele bir de zor bulunan bir kana sahipse, o hasta yakınlarının ne kadar zorluk çektiğini anca yaşadığınız zaman anlayabilirsiniz. 

Ve sadece kan ve trombosit gönüllüsü olmakla kalmayın! İlik bağışında da bulunmak için gönüllü olun. Kemiğin içine koca bir iğne sokuyorlar öyle iliğini bağışlıyorsun falan bunların hepsi hikaye! Gönüllü olmak istediğiniz zaman, ilk önce sizden bir takım testler için bir kaç tüp kan alıyorlar. Form dolduruyorlar. Aldıkları bu kanları işlemlerden geçiriyorlar. Yani sizin üzerinizde yaptıkları hiç bir işlem olmuyor bu süreç içinde. Eğer bağışçı olmak için uygun iseniz, iliğinize uyum sağlayan bir hasta olduğunda size geri dönüş yapılıyor. Bu hasta dünyanın her hangi bir yerinden olabilir! Dünyanın her hangi bir yerinden, bir kişinin hayatını kurtarmış olabilirsiniz! Ve sizin sadece tek yaptığınız, kan verir gibi kolunuzdan ilik vermek! Ağrısız acısız iliğinizi verip bir hayat kurtarmış oluyorsunuz. Kim bilir belki minik bir bebeğin babasını/annesini ya da anne/babanın dünyada ki en değerli varlığının, çocuğunun hayatını kurtarmış oluyorsunuz!

Gönüllü olmak için;
İstanbul'da yaşayanlar, Çapa İstanbul Tıp Fakültesi Doku Bankasına
Ankara'da yaşayanlar, Ankara Üniversitesi Cebeci Tıp Fakültesine
İzmir'de yaşayanlar da, Ege Üniversitesine -İzmir'de ilik naklinin yapıldığını bilmiyordum, ama geçenlerde Türkiye Gazetesinde okuduğum bir haberde denk geldim. 8-9 yaşlarında ki minik bir kıza ilik nakli yapılmış-
gidip gönüllü olabilirsiniz.

Antalya'da da Trombosit ihtiyacı olan hastalar var. Belki özel bir hastane de belki de Akdeniz Üniversitesinde yapılıyordur. Bilmiyorum. Fakat eğer yapılmıyorsa da, dediğim gibi Trombosit ihtiyacı olan bir çok hasta mevcut. İllik bağışçısı olamıyorsanız bile, Trombosit vererek, onların hayata tutunmalarını sağlayın!

Lütfen duyarlı olalım! Sadece kendimizi değil, ailemizi ve çevremizi de bağışçı olmaya davet edelim. Hayat kurtaralım! Sizin yaşamaya hakkınız olduğu gibi onlarında yaşamaya hakları var! 

Her gün facebook, twitter gibi sosyal ağlara günde bir kez bile olsa giriyoruz. Her gün telefonumuza mesaj gelmiş mi arayan soran olmuş mu diye kontrol ediyoruz değil mi? Sosyal ağlar üzerinden her gün kan/trombosit ihtiyacı olan hastaları bildiren sayfalar mevcut. Onları da takibe alabilirsiniz. Böylece ihtiyaç duyan hasta için direkt gönüllü olabilirsiniz.

Facebook üzerinden takip etmek için; https://www.facebook.com/Kangonulluleri
Üye olup, ihtiyaç halinde telefonunuza mesaj gelmesini istiyorsanız da; http://kankardesim.org'u ziyaret edebilirsiniz.

Son olarak, Ankara'da yatan yakınım Namık Kaya için, AB Negatif (-) Trombosit vermek isterseniz; 542 603 0368 nolu numaradan iletişime geçebilirsin. 


Trombosit  nedir?  (Platelet, Kan pulcukları, Beyaz Kan) 
Kanın şekilli elemanlarından biridir.En büyük rolü kanamayı durdurmasıdır.Azlığında kanamaya yatkınlık, fazlalığında ise damar içinde tromboz (pıhtı) oluşmasına neden olur.Sağlıklı yetişkin bir insanda 150 ila 400 bin arasında trombosit hücresi bulunur. Trombositlerin yapımı, kemik iliğinin megakaryosit olarak adlandırılan büyük hücrelerinin parçalarından meydana gelir.Çoğalmasını karaciğer kontrol eder.Trombositlerin kan içindeki ömrü 9 ila 10 gündür, bu süreyi doldurduklarında dalak tarafından parçalanarak ayrıştırılırlar.Dalağın zarar görmesi veya alınması trombosit seviyesinin yükselmesine, dalağın performansının artması da trombosit yıkımının fazla olmasına sebep olabilir.Dalağın büyümesine bağlı trombosit düşmesinde genellikle hastalara splenektomi (dalağın ameliyatla alınması) uygulanır. www.tibbiyardim.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP