"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Yorum: Arzuların Esiri - Kresley Cole (Immortals After Dark #2)

Mayıs 30, 2014

Tür: Paranormal Romance, Vampir, Kurtadam, Urban Fantasy
Goodreads Puanı: 4.21
Orijinal Adı: A Hunger Like No Other
Sayfa Sayısı: 400
Baskı Yılı: 2012
Çeviri: Damla Özlüer
Yayınevi: Pegasus Yayınları


Asırların ayırdığı bir kurtadam ile vampir
Ölüm ile yaşamın sınırlarını zorlayacak kadar kuvvetli bir tutku!

Önüne çıkan engellerle durdurulamayacak, vahşi bir kurtadam.

Vampirlerin elinde yıllar boyunca işkence görmüş olan savaşçı Lachlain MacRieve, binyıldır beklediği eşinin bir vampir olduğunu keşfedince öfkeden deliye döner. Nefreti ve öfkesi kendisini içten içe tüketirken, vampiri ya kabullenecek ya da öldürecektir.

Çılgın bir fantezinin eline düşen, büyüleyici bir vampir

Hayatı boyunca korunaklı bir evde yaşamış olan Emmaline Troy, ailesiyle ilgili sırları gün yüzüne çıkarmak isterken, güçlü Lykae tarafından esir alınır. Ona karşı duyduğu korku ile karanlık arzular iç içe geçtikçe kafası da karışmaya başlayacaktır.

İkisini de tüketen bir arzu

Geçmişten gelen bir düşman tekrar ortaya çıktığında, bu korkunç kötülüğün karşısında birleşip arzularını aşkla taçlandırabilecekler midir? Gururlu savaşçı dize gelebilecek midir? Narin ve güzel vampir kendisini savunabilecek midir?


Evet evet. Yaşasın! Yine konusuna bakmadan okuduğum başka bir kitap daha. -Çok oluyor gerçi okuyalı yorumunu anca yapıyorum. ^_^ - Fakat bu sefer, sevmemezlik yapmadım. Hatta bayıldım! Bu sefer iyi ki de konuya bakmadan okumuşum diyorum. Niye mi? Çünkü ana karakterimiz bir kurtadammış. Alacakaranlık serisinin ikinci kitabı Yeni Ay'dan sonra, kurtadamlardan nefret etmiştim. Tiksinmiştim. Onları okumamak için yeminler etmiştim. Hatta bu nefretim öyle bir boyuta ulaşmıştı ki o ara içinde hayvan barındıran hiç bir karakteri okumak istemiyordum. E tabii vampirlere de ölesiye aşıktım! Vampir denilince benim için akan sular durur kendimi anında kitaba kaptırırdım. Buradan Meyer'e teşekkürlerimizi de iletelim. Vampir hayranlığımı çok farklı boyutlara ulaştırdığı için. :)

Sonra ne olduysa, Anita sayesinde ön yargımı birazda olsa atabildim üstümden. Eh orada her çeşit insan-hayvan karakterleri okuya okuya, yabancılık çekmemeye başlamıştım. Yine de kendi isteğimle, kurtadam kitabı gideyim de okuyayım diyememiştim henüz. Taakiii Kresley Cole'un Arzuların Esiri kitabını okuyana kadar. Şimdi tüm kurtadam kitaplarını getirin bana. Hepsini okuyayım. Hepsini silip süpüreyim. Tabii hepsi böyle vahşiyse! :P 


Mıymıntı erkekleri okumaktan oldum olası hoşlanmıyorum. Vahşi olanlar beni her zaman daha çok cezbediyor. Lachlain MacRieve'de tam ağzıma layık bir karakter. Okurken çok zevk aldım. Ayıla bayıla falan okudum yani. Birde yüzyıl kadar işkence görmüşlüğü var. Biz kadınların zaafı mıdır bu acaba? Verin bana acı çeken bir erkeği hemen onu iyileştireyim, cehenneminden kurtarayım falan diye hayaller kurarız. Ya da kötü çocuk gördük mü hemen onu yola sokan biz olmak isteriz. Güya kendimizce erkeklerin kahramanı falan olmak istiyoruz hayal dünyamızda sanırım. Bundan mıdır bilemedim, çok uzun süre vampirlerin elinde işkence görüp bir de kadınının da -ruh eşinin- vampir çıktığını anladıktan sonra daha bir zevkle okudum. *kötübloggergülüşü* İnanın daha çok acı çekecek, biraz daha sürünecek falan diye zevk almadım yemin ederim desem şuan size düpedüz yalan söylemiş olurum. Tam da bu yüzden yapıştım kitaba. :D


İstediğim ne varsa hepsini toparlamış resmen Cole. Kötü erkek + acı çekmiş erkek + vahşi erkek + alfa erkek + onu bu cehenneminden kurtaracak şeker gibi bir kadın. Gerçi Emmaline, biraz ürkek bir karakterdi. Güçlü olduğu yanları vardı ama yapısı gereği korkak bir kadın. Her şeyden ölesiye korkuyor. Bu yüzden de halaları tarafından oldukça dalga konusu halinde. İlk okurken halalarını kötü sanmıştım. Fakat değillermiş. Hatta acayip eğlenceliler. En çatlağı da, geleceği gören Nix -böyleydi sanırım adı tam hatırlamıyorum :(



Neyse efendim ne diyorduk, kızımızın ürkekliğinden bahsediyorduk. Evet. Çok göze batan bir yanı yok. Onu da ekleyeyim. Ben güçlü kadın karakterini okumasını seviyorum böyle korkaklarla işim olmaz falan diye düşünmeyin. Yazar çok güzel toparlamış durumu. Okuyucuya sinir krizleri geçirten bir karakter değildi. 

Konusuna değinmiyorum. Arka kapak yazısı gayet başarılı. Karakter açısından bol bir kitap. Yan karakterler öyle 2-3 tane falan değil. Durağan bir kitap da değil. Sürekli bir hareket, sürekli aksiyon halinde. Sevdiğim diğer bir yönü de bu oldu zaten. Çevirisinde de bir sıkıntı yoktu. Oda gayet başarılı. Eh o zaman ne yapıyoruz? Bu kitabı herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebiliyoruz. :) 

Küçük bir not: Arzuların Esiri normalde serinin ikinci kitabı fakat bizde birinci kitap. İlk kitabı yayınevi çıkarmamış. Araştırmalarıma göre ilk kitabı okumakta zaten çok şart değilmiş. Yazarın yaratmış olduğu doğaüstü dünyayı anlatan bir kitap olduğunu okumuştum. Yanlış biliyorsam lütfen düzeltmekten çekinmeyin. :)

1 yorum:

  1. Uzun zamandır elime vampir geçemişti=) Mimledim seni

    YanıtlaSil

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP