"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Günah Prensi - Nicole Jordan (Notorious #5)

Ekim 01, 2014

Tür: Historical Romance
Goodreads Puanı: 3,89
Orijinal Adı: The Prince of Pleasure
Sayfa Sayısı: 408
Baskı Yılı: 2014
Çeviri: Nil Bosna
Yayınevi: Epsilon Yayınları


Londra’nın yeni ilgi odağı, Mücevher olarak da tanınan aktris Julienne Laurent’ın ne kadar tersini kanıtlamaya çalışsa da, karşısındayken kalbine söz geçiremeyeceği tek bir kişi vardı:
Günah Prensi, Dare Wolverton.

Hayatında âşık olduğu tek adama ihanet etmek zorunda kalan Julienne, Dare’le gençliklerinde yaşadıkları o aşk dolu günleri unutmak istiyordu. Ancak Dare herkesin önünde, Julienne’i metresi olarak kazanacağını iddia edince işler değişti. Artık Julienne’in yeni bir hedefi vardı: Günah Prensi’ne diz çöktürmek.

Dare ise yıllar önce Julienne’le tattığı ihanetin acısını gömmek için kendini zevk üzerine inşa edilmiş bir hayata adamıştı. Ancak daha tehlikeli bir ihanet Kraliyet’i tehdit ettiğinde, bu ölümcül vatan hainini bulmak için eski sevgilisiyle beraber çalışmak zorunda kalacaktı.

Dare ve Julienne en büyük günahın gerçek aşka sırt çevirmek olduğunu öğreneceklerdi.


Günah Prensi, çabuk okunan ve kolay unutulan bir kitap oldu benim için. Başladığım gibi bitti. Su gibi aktı yani anlayacağınız. Uzun çok uzun zamandır Historical Romance okumuyordum ve Aşka Adanmış Bir Gün'ü okuyunca gerisi geldi sanırım ki hemen elimi Günah Prensine uzattım. İki kitabında ortak bir yönü var benim için, final kitapları için yeterli değildi maalesef. Şuan elimde yine başka bir serinin final kitabı olan Geceyarısı Tutkusu var. Umarım bu kitapta diğerleri gibi final sendromu yaşatmazlar bana.

Gelelim kitabımızın yorumuna şimdi. Öncelikle dediğim gibi kolay unutulan bir kitap oldu. Yazarın her bi diğer kitabını okuduğumda bu kadın kesinlikle benim favori yazarım yaa allahım çok güzel yazıyor diyordum. Günah Prensini okuduktan sonra da kendi zevkimden şüphe etmeye başladım desem yalan olmaz yani. Şimdi çok yeriyormuşum gibi görünebilir kitabı ama öyle değil inanın. Sadece serinin diğer kitapları çok harika olduğu için son kitapta büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Akılda kalıcı can alıcı noktalar nefes kesen sahneleri yoktu. Ha yine de güzel değil miydi kitap tabii ki güzeldi. Fakat bir final kitabı için yeterli olmayışı ve diğer güzelim 4 kitabın yanında böylesi sönük kalması beni üzdü. Birde insan her kitapla birlikte beklentilerini daha da arttırıyor ya hani. Sanırım ondan böyle çöküşler yaşayabiliyoruz. 

Efendim gelelim kitabın diğer yönlerine. Konusuna ayrıntılı bir şekilde değinmek istemiyorum ki zaten bilindik bir içeriği var. Bir kadın, bir erkek, unutulmayan bir aşk, uzun süren ayrılıklar ve büyük fedakarlıklar. :)) Her historical romance ta okuyabileceğiniz olaylar döngüsü yani. :) İçeriği dışında çevirisi, düzenlenmesi, ve akıcılığı gayet iyiydi. Güzel betimlemeler ve tasvirlerle süslenmiş kitap. Fakat daha iyi historical romancelar okuduğumuz olmuştur kesinlikle. Seriyi bitirmek adına okunulabilir ama sabırsızlıkla beklemeye gerek yokmuş. Gerçi seriyi peş peşe okuyacak olursanız o zaman diğer kitapların etkisiyle birlikte 4 puan vermekte gönlünden geçer insanın ve daha bir sevilesi olabilir kitap. Evet evet, eğer daha bu seriye başlamadıysanız ya da bir veya iki kitabını okuduysanız tüm seriyi tek seferde okuyun ki son anına kadar zevk alarak bitirin kitapları. ^_^

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP