"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Yorum: Rüzgarın Adı - Patrick Rothfuss (Kralkatili Güncesi #1)

Şubat 28, 2015
Tür: Epic Fantasy, Magic
Goodreads Puanı: 4.55
Orijinal Adı: The Name of the Wind
Sayfa Sayısı: 736
Baskı Yılı: 2011
Çeviri: Cihan Karamancı
Yayınevi: İthaki Yayınları

BENİM ADIM KVOTHE

Uyuyan höyük krallarından prensesler kaçırdım. Trebon kasabasını yakıp kül ettim. Felurian’la bir gece geçirdim ve hem canıma hem de aklıma mukayyet olabildim. Çoğu insanın kabul edildiğinden daha küçük bir yaşta Üniversite’den atıldım. Başkalarının gündüz gözüyle ağızlarına almaktan bile korktukları yollardan ay ışığı altında geçtim. Tanrılarla konuştum, kadınlar sevdim ve ozanları ağlatan şarkılar yazdım.

Belki beni duymuşsunuzdur.


Fantastik kurgu edebiyatının eşsiz bir masalı, bir kahramanın kendi ağzıyla anlattığı öyküsü işte böyle başlıyor. Bir keder öyküsü bu... bir kurtuluş öyküsü... bir adamın evrenin anlamını arayışının ve gerek o arayışın gerekse de onu sürdürmesini sağlayan gem vurulamaz iradenin bir efsaneye dönüşmesinin öyküsü...

“Rothfuss, Rüzgarın Adı ile başlayan bu muazzam hikâyede nereye giderse gitsin iyi bir şarkıyı taşıması gibi bizi de yanında götürecek.”

Ursula K. Le Guin 


Bayıldığım bir kitaba yorum yazmak kadar zoru yoktur. Kvothe nasıl âşık olduğu kadını anlatırken zorlandıysa şu anda bende kitabı anlatmaya o denli zorlanıyorum. Güzel demek harika demek çok basit kalacak kitabın yanında. Hani kitabı anlatabilecek bir kelime olsa baştan sona onu tekrar eder dururdum ama yok. Üzgünüm.

Açıkçası ilk başlarda -tamamen kişisel sebeplerden dolayı- kitaba başlayamamış ve elime aldığımda her seferinde rafa geri kaldırmıştım. Buna bir diğer sebepte kitabın kalınlığı ve puntolarının çok ufak olmasıydı. Gözüm epey bi korktu kabul ediyorum. Birde ya beğenmezsem korkusu vardı. Kitabı daha okumadan gözümde çok farklı yerlere taşıdığım için hayal kırıklığı yaşamak istemiyordum. Ama şimdi, gönül rahatlığıyla şunu diyebilirim ki keşke daha küçük olsaymış puntolar keşke daha kalın olsaymış kitap. Keşke daha fazla yazsaymış yazar. Daha fazla öykü daha fazla Kvothe istiyorum!

Kitabın kurgusunu nasıl anlatayım size. Belki bi Yüzüklerin Efendisi desem ya da Harry Potter. Hani anlatacak bi kelime yok ama karşılaştırma yapabileceğim eserler var çok şükür. Benzersiz bi öykü benzersiz bi kurgu benzersiz bi dünya. Nasıl ki bi Harry Potter gelmez bir daha dünyaya, işte bi Kralkatili Günceside gelmez. İnanın. O kadar gerçekçi o kadar mükemmel ki kitabı okurken kitap okuduğumu unutuyordum. Kafamı kaldırıp bi soluklandığım ara şaşkına uğrayıp ben kitap okuyormuşum nasıl oluyor ya nasıl kitap okuduğumu unutup kendimi Kvothe'nin dünyası içinde bulabilirim diye şaşkına uğruyordum. Hani Sırlar Odasında Harry güncenin içine giriyordu ya. Hah! Aynen öyle bi olay yaşamadıysam ne olayım. Eminim bende kitabın içine girip Kvothe'nin dünyasında bir parça soluk aldım. Yeri geldi onunla birlikte güldüm. Yeri geldi onunla birlikte ağladım. Yeri geldi onunla birlikte acı çektim. 


Bir kitabı hımm hayır, bir şaheseri daha fazla nasıl övebilirsiniz. Ne anlatabilirim kitap hakkında size daha fazla. Edebi yönden ne kadar doyurucu olduğunu mu söylemeliyim, yoksa çeviri yönünden nasıl kusursuz olduğunu mu?

Konusuna da hem değinmek istiyorum hem istemiyorum. Ağzımdan spoiler kaçıracağım diye çok korkuyorum. Ya da anlatamayıp ilginizi çekemeyeceğim diye. Ama bir şekilde özetlemeye çalışırsam söyleyeceğim bir kaç şey olacaktır. 

Yoltaşı hanı. Hikâyenin başladığı yer. Kote kızıl saçlı yeşil gözlü sıradan bi hancı. Hayır değil aslında. Hem hikâye Yoltaşı Hanından daha eski. Daha geçmişe gitmek gerek. Kvothe'nin Üniversite zamanlarına. Öğrenmek istediği her şeyin peşinde koşmasını anlatmak gerek. Hayır hayır. Hikâye ondanda geçmişte. Daha geriye gidip onun Tarbean'daki yaşadığı zorlukları anlatmak gerek ki Kvothe'nin öyküsünü biraz olsun anlayabileseniz. Hissedebilesiniz. Ama sanırım asıl başlangıç Tarbean'da değil. Öykü kan ve yanık saç kokusuyla başlıyor. Chandrialılarla. Pekâlâ, mademki Kvothe'nin öyküsünü okumaya karar verdiniz. O zaman en baştan başlayın. Chandrialıların'da öncesine gidin. Hiç bir satırı atlamadan, her bir kelimeyi zihninize kazıyarak okuyun Rüzgarın Adını. 

Kitabı hissedin. Yaşayın. Soluyun. Kvothe olun. Onunla birlikte koşun, onunla birlikte çalın. Onunla birlikte şarkı söyleyip onunla birlikte Rüzgarın Adını öğrenin. Ve şükredin. Böylesi bir kitabı elinizde tutup okuyabildiğiniz için. Çünkü yapabileceğiniz başka hiç bir şey kalmıyor geriye.

Son olarak, bu harika esere birileri harika müzikler toplamış. Göz atmak isterseniz;

34 yorum:

  1. Çok merak ettim şimdi ben bu kitabı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merak etmemen büyük hata olur zaten. :D Kesinlikle okumalısın seriyi. :)

      Sil
  2. Şu daha kalın olan kitapla yani Bilge Adamın Korkusuyla seri yani bu kitap. Yorumunu okuduktan sonra ben de okumak istiyorum kitapları. Alacaklar listesine ekliyorum hemen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet canım seri. Ve çok güzel yaaa. Hiç elinden bırakmak istemeyeceksin. :)

      Sil
    2. Yorumunu okuduktan sonra ben bu kitaplara bir heyecan yaptım :) Önce pahalı geldi ama sayfa sayısını, puntosunu göz önünde bulundurunca 6- 7 kitaba bile denk gelir. Hem iki kitabı da alınca oldukça uygun yine.

      Sil
    3. Evet evet çok uygun. Alıp okumalısın kesinlikle. :D Lütfen oku yalvarırım oku yaaa. :D Evde kitaptan bahsede bahsede annemin bile dikkatini çektim geçenlerde yazarı araştırıyordu şöyle bi. :D İlk defa böyle bişey yaptığını görüyorum. :D

      Sil
    4. Kitaplar çok güzel olduğundan senin yorumların çevrendekileri ekledi. Senin heyecanın bana da geçiyor. Sürekli aklında mı durur insanın. Ben böyle güzel yorumlar okuyunca hemen almak istiyorum. Bir de senin tavsiyelerin benim için çok önemli. Şu son alışverişi yakında yapmasaydım hemen alırdım ama bakalım ne kadar dayanacağım :)

      Sil
    5. Amacım buydu işte. Çok güzel bir yorum yazayım da herkesin dikkatini çeksin. :D Başarabildiysem ne mutlu bana. :)))

      Sil
  3. Bende çok merak ettim. :D
    En kısa zamanda okuyacağım ama sayfa sayısı göz korkutuyor biraz. *-*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O sayfa sayısı herkesi başta korkutuyor. Ama okudukça keşke daha uzun olsa diyeceksin. Hani 600 sayfalık bir kitabın sakız gibi aynı konuyu uzatması gibi bi sayfa değil o. Her bir sayfası farklı bi heyecan. Aynı şeyin üstünde tekrar tekrar durmuyor. Buda sende 700 sayfalık tek bir kitap yerine sanki içinde birden fazla kitap barındıran bir kitap okuyormuşsun gibi bi his yaratıyor. :D

      Sil
    2. Anladım :D
      Ya ithakide %25 indirim vardı fuarda,hiç indirim yapmıyorlar. *-*
      700 küsür sayfalık bir kitabı da 30dan aşağı satmazlar sanırım o yüzden maalesef pdfini okuyacağım,eğer senin gibi çok beğenirsem 2.elini ararım. :D

      Sil
    3. Eğer iki cilt bir arada alırsan 42 TL. :D Yani aşırı aşırı uygun bir fiyat. Ama tek tek alırsan, Rüzgarın Adı 24,50 Bilge Adamın Korkusu 34,30 TL. İlknokta.com da tabii. Bu arada herkese kitabı önermekten fiyatlarını ezberlemişim. :D:D:D Yani alacaksan eğer set halinde al. 42 TL ye 2 kitap ama 1800 sayfaya sahip olmuş olacaksın. Oda hem küçük punto hem daha büyük diğer kitap boyutlarına göre. Elinde yaklaşık 5-6 kitap falan olmuş gibi olacak. :D

      Alahım seriyi pazarlamak için ne kadar uğraşıyorum. :D Vallahi ister pdf oku ister satın al. Ama öyle yada böyle oku! :D Son sözüm budur. :D

      Sil
    4. 42 liraya ben fuardan 12 kitap aldım ya. :D

      Haha cidden herşeyini öğrenmişsin. :D
      Pdf olarak okuyayım bakalım eğer senin kadar beğenirsem bir şekilde kitaplığımda yer alsın diye her türlü bulmaya çalışırım. :D

      Sil
    5. Haha :D
      Tamam canım ilk kitaba başlıyorum o zaman bugün.Bu kadar övdüğüne göre cidden çok güzel olmalı. :)

      Evet goodreadsta gördüm yorumlarını. :D
      Tamam o zaman kitaba başlayınca yorumlarımla gelirim buraya yine. :D

      Sil
    6. Yaşassssııııııınnnnnnnn! :D Sabırsızlıkla bekliyorum yorumlarını. Çok merak ettim. Okuyupta beğenmeyene denk gelmedim henüz. :D

      Sil
    7. Ahaha :D Tamam bugün başlıyorum kitaba. :D
      Evet yorumlara baktım herkes beğenmiş bakalım bende beğenirim sanırım.
      Yarın yorum yapmaya başlarım kitap hakkında :D

      Sil
  4. Ben de başlayacağım yakın zamanda bu seriye. Yorumu okumak daha da heyecanlandırdı.

    YanıtlaSil
  5. Ben kitabın bi 250 sayfasını filan okudum ama pek beğenmedim :( kvothe bi handa durmuş çaylağı ve bi hikayeciye hikayesini anlatıyor.Tamam etkileyici kısımlar var ama 2. Kitabın önokumasına da baktım hala handalar. Ben bu kitabî okurken bi kitapta karakterin geçmişi anlatmasını değil o an'ı yaşamasını sevdiğimi anladım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hikaye handa gecmiyor yalniz? O sadece baslangic. Ve Kvothe'nin hikayesini okudugunuz zaman gecmisi anlatiyormus gibi hissetmiyorsunuz. Cocuklugundan baslayip butun hikayesini anlatiyor. Yani 'o ani' yasiyorsunuz. Aslina bakarsaniz butun kitaplar gecmis zamanda geciyor. Yani bir cogu 'o ani' degil gecmiste yasadigi anlarini anlatiyor. Bununda bi farki yok. Sadece girisi farkli.

      Ikinci kitapta da handa basliyor olmasinon sebebi, serinin adinda gizli aslinda. Kralkatili Guncesi, 1. Gun. Diye geciyor. 2. kitap, 2. Gun, 3. Kitapta 3. Gun oluyor. Handa durup Tarihciye gecmisi anlatiyor. 3 gunde tum hikayeyi ogrenisyorsunuz. :)

      Sil
    2. Hikaye han'da geçiyor derken herşey orada anlatılıyor demek istemiştim:) Beni yanlış anlama yazarın dili ve hikayenin özgünlüğü çok hoşuma gitti hele arka kapak yazısını okuyunca bu kitabı kesinlikle okumalıyım dedim Ama Kvothe hikayeyi anlatırken ne kadar "o an"ı yaşamadığını hikaye anlattığını unutsam da sonra han'a dönünce bi hayal kırıklığı yaşıyorum.Kvothe'nin mola verdiğindeki üzgün hali filan bana hikayenin kötü bittiğine dair bi izlenim verdi.Ben hikayeyi öğrenmekten çok hikayenin devam etmesini isterdim Kvothe'nin her şeye rağmen savaşmasını okumak isterdim.Onun herşey oldu bitti yapcak birşey yok hadi ben hikayemi anlatayım gibi davranması yerine intikam hazırlığında olmasını ne bileyim geleceğe dair bi umut olmasını okumak isterdim.Sanırım çok fazla şey istiyorum ama Kvothe'nin anlattığı hikayeyi okurken yaptığı her seçimin onu üzgün bir hayata götürdüğünü bilerek okumak..Pek benim kaldırabileceğim bir şey değil :((
      Bu kadar üzgün olmamın nedeni benim de Kvotheyi çok sevmem.Zaten çok çekti...Sonunda biraz bile mutlu oluyorsa ön yargılarımı bırakıp tekrar okumaya başlayabilirim :)

      Sil
    3. Ahhh evet, o benide cok uzuyor. Ama Bast'in planlari var. Sonu nasil bitecek bilmiyorum henuz 3. Kitap cikmadigi icin bisey diyemeyecegim ama Bast Kvothe'yi geri getirmek adina biseyler pesinde. Hatta ikinci kitabin sonunda oyle bisey yapti ki sok oldum. Her yolu deniyor onu canlandirmak icin. 3. Kitapta neler olacak, neler gececek onu bilmiyorum ama biseyleri toparlayacagini dusunuyorum yazarin. :) Bana kalirsa bu ihtimalleri goz onune alarak devam etmelisin. ^_^

      Sil
    4. Ohhh!!! Çok sevindim :))) Bast gibi bi iblisten de bu beklenir zaten :P Kendime iyi bir "Kvothe sonunda mutlu olabilir!!" motivasyon konuşmasını yapıp en kısa zamanda başlıyım o zaman :}

      Sil
    5. :) Kesinlikle devam etmelisin. Mutsuz bi son olacagini sanmiyorum. Yani ihtimal veresim gelmiyor. Aslinda tum kitap Bast'in cabalari sonucu ortaya cikmis gibi. O olmasaydi Kvothe hikaye bile anlatmazdi. :D

      Sil
  6. kitabı o kadar içten ve coşkulu yorumlamışsın ki tüm okunacak kitaplarımı bir kenara bırakıp okuyasım geldi :D kitap çıktığından beri sürekli duyuyorum ama hiç merak etmemiştim yorumunu okuyana kadar. alışveriş listeme ekledim, hadi hayırlısı ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabı çok sevmiştim ve bunu elimden geldiği kadar yorumuma yansıtmaya çalıştım. :) İstediğim etkiyi yarattıysa ne mutlu bana! :) Umarım sende en az benim kadar seversin kitabı. ^_^

      Sil
    2. umarım :3 beğenmezsem çok büyük hayal kırıklığına uğrayacağım zaten çünkü epic fantasy ve high fantasy türlerinin hastasıyım. harry potter ve yüzüklerin efendisine benzetmen bile kitabın kalbimi fethetmesine neden oldu :D

      Sil
    3. Epic fantasy seviyorsan eğer bu kitabı da seversin kesinlikle. Yazar müthiş eğlenceli. İnsanın duygularıyla feci oynuyor. Ve çok akıcı yazıyor. Epic Fantasy okurken genelde anlamlandıramadığın sahneler olur ya muhakkak, bu kitapta hiç öyle bir şey olmuyor. Dümdüz akıp gidiyor. :)

      Sil
  7. Sorma yaa.. O kadar özlemişim ki ikinciye okuyorum. Doyamıyorum ben bu kitabı okumaya. Çıksın artık üçüncü kitap!

    YanıtlaSil
  8. Konuya değinseydiniz keşke yazarın anlatımı nasıl küçük spoiler vermenizde bi sakınca yok bu şekilde ben esere dair hiçbişey öğrenemedim sizin sevmeniz bizimde sevmemizi sağlamaz açıklayıcı olmamış üzgünüm

    YanıtlaSil
  9. Çok hızlıca bitirdim iki kitabı da. Karakterlerin hepsine ayrı ayrı bayıldım. Özellikle Kvothe'nin hayatına girmiş kadınlar ayrı bir güzel.

    http://kanvekuller.blogspot.com.tr/2016/02/1q84-haruki-murakami-kralkatili-guncesi.html

    YanıtlaSil
  10. Öyle bir anlatmışsın ki okumazsam ömrümün sonuna kadar pişman olacakmışım gibi hissettim.

    YanıtlaSil
  11. Kitap hangi geçtıği zaman yani kac gununu anlatiyo

    YanıtlaSil
  12. Rüzgarın Adı (1), Bilge Adamın Korkusu (2) ve Sessizliğin Müziği (2.5) ... Sizin buradaki yorumunuz üzerine okumaya başladığım ve kendimi bol feci bir şekilde kaptırdığım adam oldu Patrick Rothfuss. O nasıl bir anlatım? O nasıl betimlemeler? Adam benimle yaşıt! Fazla içmeyen biri olduğunu bilmesem (Sessizliğin Müziği - Yazarın Son Notu), "hangi kafayla yazdın bu kitapları?" diye sormadan edemeyeceğim.

    Ve ne büyük bir acı ki bizi Yol Kapısı Hanı'nda, arkalardaki halinden memnun bir masada, elimizde yavaş yavaş yudumladığımız için küskün bir elma şarabı bardağıyla bekletiyor şu anda... Kapının karşısındaki meraklı masada Bast ile Tarihçi'ye kulak kesiliyorum. Fısıltıyla konuşuyorlar. " Taş Kapılar " dediğini duyuyorum Tarihçi'nin. " Evet, Taş kapılar " diyor Bast. Kapı hafif aralık ve içeri hüzünlü bir rüzgar giriyor. Uğultusundan " TTTTaş kapılarrrr " diye çığlık çığlığa bağırdığını duyuyorum. Fakat ortada Kote yok! Gel Kote, gel! Tüm Temerant ve hatta seni bir şekilde tanıyan Dünya'nın tüm insanları seni bekliyor. Sana Taş Kapılar'ı anlatmadan ölmek yasak!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana güvenip alıp sonra da hüsran yaşamamanıza çok sevindim. :)

      Taş Kapılar için bizde beklemedeyiz yazarı. Bir türlü tamamlayamadı. :)

      Sil

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP