"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Babil Taşı: Görünmez Kütüphane - Genevieve Cogman (The Invisible Library #1)

Temmuz 04, 2016
Tür:  Steampunk, Young Adult, Fantasy
Goodreads Puanı: 3.73 
Orijinal Adı: The Invisible Library
Sayfa Sayısı: 375
Baskı Yılı: 2016
Çeviri: Müge Atalay Bayyurt
Yayınevi: Timaş Yayınları


Gizli ajanlar, çalıntı kitaplar, kaosun hüküm sürdüğü bir dünya... Tehlikeli bir görevin peşinde, olağanüstü yaratıklar, kontrolsüz sihir ve sırlarla dolu bir hikâye...

Gizemli bir kütüphanenin casusu Irene, yardımcısı Kai ile birlikte alternatif bir evrendeki Londra'ya göreve giderken, aradıkları kitabı bulmaya çalışmanın başlarına bu kadar bela açacağını düşünmemişlerdi. Kötücül perilerin, ejderhaların, zeki dedektiflerin, gözünü hırs bürümüş rakiplerin ve onları öldürmeye niyetli düşmanların arasında kaldıkları bu dünyada, Irene ve Kai'nin yapmak zorunda oldukları tek bir şey vardı: Kitabı herkesten önce ele geçirmek...

Sherlock Holmes'ün Londra'sını, Doctor Who'nun zekâsını, Harry Potter'ın sihirli dünyasını seviyorsanız; bu kitabı sevmemeniz mümkün değil!


Babil Taşı'nın kapak fotoğrafını Kutan Ural'ın yaptığını biliyor muydunuz? Ne kadar şahane bir iş çıkarmış değil mi? Onun sayesinde dikkatimi çeken bir kitap oldu Babil Taşı. Kutan Ural'ın ince çalışması ile oldukça dikkat çekici bir kitaba dönüşüverdi bir anda. Sonra da okunmak için listeme eklendi hiç gecikmeden.

Kitabı ise bana ulaştıran Timaş Yayınlarından Esin Hanım oldu. Kendisine bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Kitabı onun sayesinde okuyup inceleme fırsatım oldu.

TV programlarındaki gibi sağa sola teşekkür etme faslını geçebilirsem konuya gireceğim artık. :)

Kitabın arka kapağına şöyle bir göz atan herkes orijinal bir konusu olduğunu çok rahat görebilir. Görünmez bir kütüphane ve bu kütüphane için kitap toplayan insanlar. Türlü türlü görevlere gönderiliyorlar ve ne olursa olsun o kitabı almadan geri dönmüyorlar.

Ben konu ile ilgili çok fazla detaya girmeyeceğim çünkü kitap hakkında söylenecek çok fazla şey var. O yüzden kısaca, "Hikaye minik bir görev ile başlıyor. Irene, Kütüphane'ye döner dönmez ona yeni bir görev veriliyor. Kitap neredeyse baştan sona da bu görevi konu alıyor. Karakterler; vampirler, periler, cyborglar, kurt adamlar ve daha türlü türlü yaratıkla başa çıkmaya çalışıyor." desem yeterlidir. :)

İşte şuraya kadar gerek konu gerek kapak ile dikkat çeken kitap, içeriğine inildikçe maalesef bir hayal kırıklığı olmaktan öteye geçemiyor. Önce çevirisindeki yetersizlikten mi bahsedeyim yoksa içinde gırla bulunan düzeltideki hatalardan mı emin olamıyorum. Ciddi anlamda (!) okuyucuyu rahatsız eden tashihleri vardı kitabın. Hani gözünüzü kapatacağınız veya hızlı okumayla dikkatten kaçacak şekilde değillerdi. Bende üşenmedim okuduğum yere kadar olan kısımlardaki gözüme takılan tüm tashihleri tek tek not alarak yayıncıya ilettim. Çok güzel geri dönüşler aldığımı dile getirmek zorundayım. Editöründen, İnsan Kaynaklarından ve Pazarlama Müdüründen ayrı ayrı teşekkür maili geldi ki inanın böylesini hiç beklemiyordum. Yayıncı bu kadar üstünde durunca bende "E, zaten kitaba devam edeceğim, hataları da görmüşken neden yayıncıya iletmeye devam etmeyim ki?" dedim.

Normalde de yapıyorum bunu 3-5 hata varsa iletiyorum yayıncıya ama bu kadar büyük çapta sadece karşılığını alarak çalışmıştım. Keyfi değildi. Bana dokunan bir şey olmadı. Üşenmedikçe de bu şekilde yayıncılara yardımcı olmaya devam edeceğim.

Hikayenin işlenişine gelirsek, oldukça eksikti diyebilirim. Çok fazla detay atlanmış ve çok fazla gereksiz nokta üzerinde durulmuş. Karakterlerin tasvirleri yok. Kaos diye bir "şey" var ki ne olduğunu anca kitabın sonlarına doğru anlayabiliyorsunuz fakat bu da yeterli gelmiyor. Kütüphane çok eksik. Ne olduğunu biliyorsunuz ama zihninizde canlandıramıyorsunuz. Karakterlerin duyguları yok. Neler hissettiklerini anlayamıyorsunuz. Yani arada bir korktum, utandım diyor yalnız sadece kelimelerde kalıyor bunlar. Mantık hatası desen fazlasıyla çok. Şuna çok eminim ki yazarın kendi editörü kitabın üzerinde hiç durmamış! Belki de okumadı bile hikayeyi detaylıca bilemiyorum. Yazar ciddi anlamda kendiyle çelişip duruyordu.

"Gereksiz noktalar üzerinde durulmuş"u açarsak da: Anime izleyenler bilir, özellikle biraz daha çocuklara yönelik olan animelerde, şu tarz bir açıklamaya çok sık denk geliriz. Karakter bariz bir şekilde görebildiğiniz sahneyi size özetler ve kendi yaptıklarını veya yapacaklarını veya durumla ilgili sizin zaten çok önceden anladığınız teorilerini ortaya döker. Atıyorum, "Kyoto bana kobra saldırısı ile saldırdı. Kobra saldırısını sadece -ne olsun?- Lion saldırısı ile durdurabilirim. Lion saldırısı için Raion büyüsünü kullanmam gerek. Kullandığım zaman Lion saldırım, Kobra saldırısına üstün gelecek ve onu yenmiş olacağım." gibi. Aslında ben daha iyi yazdım sanırım. :D Ama ne demek istediğimi az çok anlatmışımdır diye düşünüyorum.

Çok fazla kelime tekrarı yapan bir yazar veya çevirmen durumu iyi kotaramamış. Her iki şekilde de "Güzel, sonra, hakkında" kelimelerini okuyup durmaktan gına geldiği için şu veya bu suçlu demek yerine sonuç üzerinde duracağım. Bu durum okuma kalitemi düşürdü. Var mı ötesi?

Yerli yersiz yerlere vurgu yapılması da hoşuma gitmedi. Irene, Kai'ye dışarı çık diyeceği zaman neden dışarı çık deme ihtiyacı hissediyor anlayamadığım noktalardan bir diğeri.

Pekala, kitap hakkında ekleyeceğim pek bir şey kalmadı.

Toparlayalım mı yazdıklarımı?

Konusunu ve kapağını beğendim. Cidden ikisi de çok hoş. Fakat içeriği beni tatmin edecek düzeyde değildi. Yine de okuduğuma pişman olmadığım bir kitap oldu. Hayret? Sanırım beni cezbetmeye devam eden şey hala konusu. Aslında güzel işlenebilseymiş muazzam bir kitap olabilirmiş. Hatta bence bu kitabın filmi olsun. Daha çok tutar. Eminim!

Yine de 2 puan vermekten öteye gidemiyor elim. Zorladım, inanın. Ama ilerlemiyor işte azcık daha sağa doğru. :)

5 yorum:

  1. Bence de olmamıştı bu kitap, yazar bazı kitaplar ve filmlerden etkilenmiş ortaya karışık bir şey yazmış ama uçlarını da toplayamamış... yazım hatalarını bildirmeniz çok iyi olmuş bizden sonra okuyacaklara faydalı bir hizmet:) ben de not edip blogumda yazayım diye düşünmüştüm ama o kadar çoktu ki vazgeçtim, umarım yayınevi hatasını anlamıştır ve bundan böyle daha dikkatli bir son okuma yapar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım. :) Üşenmedikçe aslında okuduğumuz kitaplardaki hataları iletebilsek güzel bir okur-yayıncı dayanışması içinde olsak çok daha hatasız baskılara kavuşabiliriz düşüncesindeyim. Bu sebeple de zaman zaman kendime iş edinip yayıncıyla iletişim halinde oluyorum. :)

      Sil
    2. Benim yayınevleriyle bir bağlantım yok ama bende okuduğum kitaplardaki benzer hataları yazımın içerisinde belirtiyorum ki bu kitap için de yazdım zaten... bir iki tane olsaydı sayfa sayısı ile de belirtebilirdim ama çok sayıdaydı maalesef... bence yayınevlerinin de biraz vakit ayırarak okur yorumlarını takip etmeleri gerek...

      Sil
  2. Kapağına vurulmuştum ama bu dediğinden sonra almam herhalde. Konu çok derin olunca deneyimsiz yazarlar kitabı doğru düzgün yazamıyor bence. Kurgu derin olduğu için açıklaya açıklaya yazmaları lazımken üstünkörü bir geçiş oluyor. Bu yüzden ne doğru düzgün olaylar anlaşılıyor ne de karakterlerin duyguları. Bence bir kitabı en okunabilir kılan yan yazarın anlatımıdır. Çünkü kurgusu ne kadar berbat olursa olsun KMM ortaya müthiş bir kitap çıkartabilir :D Dediğin gibi çeviride de hata olabilir ama yazar cümleleri farklı bir şekilde oluşturmuşsa çeviri ile de düzeltilmiyor o hata :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derin bir konu yok aslında yaa. Normal bir geç yetişkin romanından farksız içerik olarak. Sadece konusu orijinal. Keşke güzel işlenebilseymiş o zaman büyük bir keyifle okunurdu.

      Sil

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP