"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Dört Kısacık Saniye - K.A. Tucker (Ten Tiny Breaths #3)

Mayıs 30, 2017
Çok güzeldi. Çok özlemişim yazarı. Kadın tam benim sevdiğim tarzda aşklar yazıyor ve kalbimi çalıyor her defasında. Trent'den daha iyi bir karakter olamaz derdim ama tüm klişeliği o kadar güzel kotarıp Kacey'in eski patronu Cain gibi bir karakterle karşıma çıkınca, kalbim 2'ye ayrıldı resmen. 

Kitaba başlarken ufak bir tereddüdüm olmuştu. Ya ilk kitap kadar sevemezsem? Ya beni tatmin etmezse? Ya beklentimi çok yüksek tutmuşsam ve beklediğimi alamazsam? Olur ya hani, yazardan bir kitap okursunuz ve çok seversiniz, sonraki kitapları asla ilkin yerini tutmaz ve sizi hayal kırıklığına uğratır, ya öyle olursa diye korktum. Tabii olmadı. Tek kelimeyle bayıldım!

Striptiz barı işleten Cain, eski hayatından kaçmaya çalışan yeni dansçısı Charlie'ye aşık olur. Her ikisinin hayatı pislikle ve suçla dolu. Her ikisi de bu hayatları geri bırakmanın yollarını arıyorlar. En nihayetinde de birbirlerini bularak geçmişi bir kenara bırakabiliyorlar.

Konu klişe. Ama ilerleyişi çok güzel. Çok tatlı. Çok seksi. Çok şeker. Ne diyeceğimi bilemiyorum ama okuyan kimsenin kitaptan şikayetçi olacağını düşünmüyorum. Şikayet edilecek sevilmeyecek bir yanı yok gibi geliyor bana.

Özlediğim, uzun zamandır tadını aradığım bir aşktı. Ne aşırı erotik ne karakterler arasındaki ilişki çok mıç mıç ne de aşırı kopuk.

Yazarın dili de ne fazla boğuyor ne fazla basit kalıyor. Karakterlerdeki duyguları hissedecek ama boğmayacak kadar veriyor. Diyalogları aşırı abartıp hikayeden koparacak kadar değil tam kararında veriyor. Sıkmadan okutuyor kendini. Gayet akıcı, gayet sürükleyici.

Çeviri ve editörlükte güzeldi. Takıldığım sadece birkaç nokta vardı diye hatırlıyorum. En aklımda kalanı, karakterlerin "lanet" yerine "nalet"i kullanması. Bilerek mi bırakılmış yoksa arada mı kaynamış bir bilgim yok. Fakat bana kitapla ilgili kusur bul derseniz sadece karşınıza "nalet"i çıkarabilirim ki o da üzerinde durulacak kadar rahatsızlık vermiyor.

Serinin ikinci kitabını okumamıştım ama şimdi onu da okumak için çıldırıyorum. Hatta 4. kitabı da çıksın diye çıldırıyorum. Kitabı bırakamadım, elime aldığımdan bu yana durmadan okudum. Sınava giderken de okudum üstelik. Koca bir hata yaptığımı ise sınava girdiğim zaman anladım. Aklım dönüp dolaşıp Cain'e gitti. 😂 Kitabı çantamda taşıdım ki fırsat bulduğum an okumaya devam edebileyim. Ki ben yıpranırlar diye kitapları çantama mecbur kalmadıkça koymam. Eh, yıprandı mı yıprandı tabii. Ama okumaktan o kadar keyif aldım ki şu an kitabı yıpratmış olduğum gerçeğini düşünemeyecek durumdayım. 😂 Daha fazla Cain istiyorum ama yok. Maalesef. ☹ Yine de inanıyorum ki yazar bana ne Cain'i ne de Trent'i aratacak karakterle karşıma çıkacaktır. 😍


İnanıyorum ki bir insanın hayatını etkilemek için yılların, ayların, haftaların yok.

Sadece saniyelerin var.

Onların sevgisini kazanacağın saniyeler.

Ve onları kaybedeceğin saniyeler.

Bir striptiz kulübünün sahibi olmak,pek çok adamın hayal ettiği türden bir fantezi değil.Uzun çalışma saatleri,işyerinde bir tımarhane koğuşu ayarlamayı gerektirecek kadar çok sorunu olan çalışanlar ve ensesinden ayrılmayan polisler sayesinde yirmi dokuz yaşındaki Cain;çalıştırdığı kadınların hayatını kurtarmak gibi,pek dedile getirmediği bir amaçla başladığı işin geleceğinden endişelenmektedir. Ve sonra sarışın,elagözlü Charlie Rouke kapısından içeri girer ve herşey gerçekten de karmakarışık hale gelir.Cain,“personeli ile ilişkiye girmeme”konusunda sıkı bir kural uygulamaktadır.Fakat Charlie’nin etrafında olmak,Cain’in otokontrolünü zorlamaktadır…ve bir kadın bunu başaramayalı uzun zaman olmuştur.

Yirmi iki yaşındaki Charlie Rouke’un,artık çok geç olmadan önce ortadan kaybolabilmek için kısa zamanda çok fazla para bulması gerekmektedir. Erkekler için elbiselerini çıkarmak midesini bulandırsada Charlie, en azından oyunculuk ve dans konusundaki yeteneklerini değerlendirebildiği tesellisiyle avunmaktadır. Ve her ne kadar dansçı arkadaşları; samimi bir şefkati olan, seksi ve incelikli patronlarını kafeslemeye çok hevesli olsada bu, Charlie’nin umurun da değildir. Zaten ne gerçekte Charlie Rouke diye birisi vardır ne de onu oynayan kızın romantizme ayıracak vakti… Ne yazıkki Charlie, kısa zamanda Cain için bir şeyler hissetmenin kaçınılmaz olduğunu ve bu hislerin karşılıksız olmayabileceğini keşfeder. Fakat kendisinin ne işlere bulaştığını öğrendiğinde Cain’i kaybetmek, kendisini bekleyen her türlü cezadan daha acıverici olacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP