"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Kristal Kitabın Hikayesi -Dikkat, Fazlaca Gevezelik İçerebilir!-

Eylül 11, 2014
kristal kitap

Herkese merhabalar. ^_^ 

Blogu açalı 1 sene oluyor ama hakkımda yazısı yazmaya hep üşendiğim için epey geciken bir yazıyla karşınızdayım. Aslında Minik Hayaller blogumda kendime dair ufak tefek şeylere yer verdiğim için bu yazımda daha çok blogumu neden ve nasıl açtığıma kısaca değinmek istiyorum-yani becerebilirsem, iç sesime kalırsa epey bir uzun olacak gibi... :)

Kitap okumayı çok seviyorum. Hayatta zevk aldığım 2-3 eylemden bir tanesi kitap okumaktır. Kendimi bildim bileli okurum kitap. Zaman zaman ara verdiğim dönemler olur elbet ama asla hayatımdan temelli uzaklaştırmam ki öyle bir şeyin düşüncesi bile beni yapayalnız bırakmaya yeter. Nefes almak gibi bir şeydir benim için. Hayatımın önemli parçalarından biridir. Ne yazık ki benim için bu kadar önemli olan bir şeyi çevreme aşılayamadığım için hep kendi başıma gerçekleştirdiğim, okuduğum kitapları kimseyle tartışamadığım, yeri geldiğinde çemkirip yeri geldiğinde karakterin aşık olduğum yönlerini kimseye anlatamadığım gibi bir durumun içinde kalıyorum. Zoraki kitap okuttuğum zamanlar olmuyor mu arkadaşlarıma? Elbette oluyor hatta kitabı sevebiliyorlar bile fakat eğer sizin gibi kitaplara tutkun değilse sizin hissettiğiniz o zevki hissedemezler ve sizinle birlikte kitabı tartışamazlar. Yani şöyle bir durum düşünün, arkadaşınıza çok sevdiğiniz bir kitabı vermişsinizdir ve okuyup bitirmiş bir şekilde karşınızda duruyordur siz büyük bir heyecan içinde;

'Eee nasıldı kitap? Güzeldi değil mi?' diyorsunuz, cevap ise
'Hımm evet güzelmiş gerçekten, beğendim' oluyor. Tabii hala heyecanlı olduğunuz için üsteleyerek,
'Şu sayfada geçen diyalog nasıldı çok komikti değil mi? Hele bu karakter harikaydı yaa ahh Tanrım bayılıyorum ona. Tekrar tekrar okutturuyor kendisi ve...' bu esnada sözünüz kesilir çünkü arkadaşınız çoktan kitaba olan ilgisini kaybetmiştir bile. Konuşmanın devamı şu şekilde ilerler, 
'Yaa kızım onu bunu bırakta falancanın sevgilisi ne yapmış geçenlerde biliyomusunnn?'... 

Evet düşündünüz mü? Düşünmenize bile gerek kalmadı belki de bazılarınızın. Çünkü illaki buna benzer durumlar içinde kaldınız. Ben çok fazla kaldım o kadar çok kaldım ki hatta kitap okumaya bile ara verdiğim dönem oldu sırf bu yüzden. Yaklaşık 1 sene kadar kitap okumadım hiç. En sonunda dayamadım ve tekrar başladım. Baktım yine kimseyle düşüncelerimi paylaşamıyorum, bu sefer bilgisayarımda word'ü açıp hissettiklerimi oraya yazmaya başladım. Biraz daha rahatlatıcı olduğunu fark ettiğim zaman, nişanlım bana kitap blogu açmamı önerdi. Tabii önermeden öncesinde birlikte okuyalım gel bana anlat vs. demişti ama öyle de olmadı yapamadık. Blog açma hikayem kısaca -tamam yanlış yazdım uzunca- böyle işte. 

Blogumu açmamda ki en büyük etken anlayacağınız kitap hakkında ki düşüncelerimi ve hislerimi dile getirebilmek. Karşımda sanki biri varmışçasına aklıma ne geliyorsa yazmak. Öncelikli amacım budur. Blogum daha fazla kişiye ulaşsın, daha fazla hit alsın, falanca kişilerden takip gelsin vs. diye bir kasıntılık durum içinde değilim. 3-5 kişiye bile ulaşıyorsa yazdıklarım mutlu olurum çünkü beni dinleyen birileri varmış gibi hissediyorum. ^_^ 

Zaman zaman blogumda bazı kitapları çok yerdiğimi de görmüşsünüzdür. Sebebi bu yani. Başkalarını etkilemekten ziyade kendi hislerimi sizlerle paylaşabilmek ve eğer isterseniz sizinle seve seve o kitabı tartışabilmektir. Bir kitabı yorumlarken diğer bloggerlar nelere dikkat ediyorlar hiç bilmiyorum ama benim kendime belirlediğim tek unsur şudur: İçinde tutma hiç bir şeyi Kristal, beğenmediysen beğenmedim de, beğendiysen de yere göğe sığdıramadan anlat ki herkes okusun. Yayınevleri neler düşünür daha fazla hit almak için şöyle yaz böyle yaz -gerçi bu son kısmı düşünerek yorum yazan birilerinin de olduğunu sanmıyorum- gibi düşünceler içine girme. Unutma bu blogu öncelikli olarak kendini rahatlatmak adına açtın! 

Blog Turlarına da sırf bu yüzden katılmak istemiyorum. Diğer bir sebebi de sorumluluk altında olmayı sevmiyorum. Kitabı zevk almak için okuyorum ben. Her ne kadar öyle olmasa bile blog tur kapsamında olup bir kitabın yorumunu yazmaya kalkarsam bu işin eğlencesi kaçar benim için. Göreve dönüşür çünkü. Kitabı tanıt, yorum yap, reklam yap vs.. derken kitabı zevk almaktan ziyade sadece görev icabı okumaya başlarım. Kendimi biliyorum yani. Diğer bloggerlar bu işin üstesinden nasıl geliyorlar onlara da hayret etmiyor değilim. ^_^ Bu konu da biraz dandirik buluyorum kendimi. :)) Herkes yapıyor işte sen niye yapamıyorsun diye kendi kendimi sorguya çektiğim zamanlarda oluyor ama daha sonra karşılıklı bir şekilde hem fikir oluyoruz iç sesimle. Biz uzaktan uzaktan bu işi becerebilenleri izlemeye devam edelim en iyisi. :)

Şimdi biraz daha kendimi ifade etmiş oldum sanırım. Beni anladıysanız mutluyum, yazıyı sonuna kadar okuduysanız daha da mutluyum. ^_^ Saçma yorumlarıma denk gelebilir, gereksiz yere veryansın ettiğim yazılarımı okuyabilirsiniz. Tüm bunları inkar etmiyorum çünkü belirttiğim gibi amacım öncelikli olarak kendi düşüncelerimi bir yere aktarıp o kitabı okuyanlarla konuyu tartışabilmek. :)

15 yorum:

  1. Çok tatlı bir yazı olmuş. :D Blog açma sebebimiz aynı, bir çok blogger bu sebeple açıyor sanırım. Birinci yılın kutlu olsunn :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkur ederimmm. :) Demek yalniz degilmisimm. ^_^

      Sil
  2. Bence çoğu blogger'ın hissettiklerini aktarmışsın yazında.Nice yıllaraaa ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimix ayni dertten muzdaribimiz demek ki. ^_^ ve tesekkur eserimm. :))

      Sil
  3. Düşüncelerini çok güzel ifade etmişsin :) Kitap seven birçok kişinin hislerini paylaştığını düşünüyorum. Ben de nice yıllara diyorum.

    YanıtlaSil
  4. Sert cikislar yaptim mi acaba diye dusundum kac defa su yaziyi yazarken. ^_^ Biraz da korka korka yayinladim acikcasi yanlis anlasilma falan olursa diye. Sevindim simdi anlasilabildiysem. ^_^

    Ve bende cooook tesekkur ediyorum. :))

    YanıtlaSil
  5. :) Aynı ben :) benimde hiç bir arkadaşım kitap okumayı sevmez.. hatta bazen bana da ne anlıyorsun bunları okuyup falan derler...
    Burası senin istediğin gibi yazacaksın tabiiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keske herkese asilayabilsek kitap okumasini :) Bana da dedikleri oluyor o kadar kitap okumaya ne gerek var hatta ne diye para veriyosun sunlara bile diyorlar. :))

      bende oyle dusunuyordum burasi benim.istedigim seyi istedigim sekilde ifade edebilirim diye ama isin icine kitap yorumlamak girince belli bir kaliba uymak gerekiyormus sanirim. :)) garip garip tepkiler aliyorum. ^_^

      Sil
  6. Ah o kitap okumayı sevmeyip bir de okuyanlara laf eden insanlar yok mu? Bazen çok sinirlerimi bozuyorlar benim de. Heyecanla bir kitabı bitiriyorsun. Sanki bambaşka bir dünyada yaşarken bu dünyaya gözlerini açmış gibi oluyorsun. Etkisi sürerken paylaşmak istiyorsun, heyecanını akıtmak istiyorsun ama" uff kitap okumak çok sıkıcı, asosyalce, çık gez, dolaş, arkadaşlarınla takıl" cevaplarını alıyorsun. O kadar moral bozucu oluyor ki. Üstelik bu insanların yaşadıkları dünyaya sıkışıp kalıp yeni dünyaları, hayatları, kendi düşüncelerinde oluşturamayacaklarını bilmek acı verici geliyor bana. Üzülüyorum da.
    Valla senin sayende ben de içimi döküverdim iki dakikada :) Sen hem oku hem yaz. Seninle kitaplar hakkında tartışacak bir dolu insan var burada :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Takmayacaksın öyle insanları, ben kitap okumaya ara verdiğim dönem çok iyi anladım bunu. Artık gülüp geçiyorum öylelerine. :) Konuyu açtıkları gibi kapatıyorum. Kitabı anlayan biriyle tartışmak varken, anlamayanlara derdini anlatmak kadar insanı sinir eden başka bir durum daha yok. ^_^

      Ve kitap okumak hiçte asosyalce değil. İnsan sadece eve tıkılıp mı kitap okuyor? Tatlı bir kafenin en sessiz köşesine çekilip sıcak çikolatanla birlikte kitap okumak... Yada sahil kenarında arkadaşlarınla bir yandan eğlenirken bir yandan da güneşlenirken boş kalmamak için kitap okuyarak asosyal olmuyorsun. :) İstedikleri gezip dolaşmaksa bunu yanında kitap taşıyarakta yapabilirsin. Üstelik boş kaldığın her anı kitap okuyarak değerlendirdiğin için o asosyal misin kızımm diyenlerden bir adım daha önde oluyorsun. ^_^

      Sil
  7. İstediğin gibi blog yazman daha iyi bence de, çok güzel anlatmışsın...

    YanıtlaSil
  8. Başarılarınızın devamını dilerim , ben tasarımınızı çok ama çok beğendim , diğer Blogunuzdaki tasarımda buradaki tasarımdan güzel bu temalar özel tema'mı , diğer Blogunuzdaki tema özel temamı özel değilse hangi siteden indirdiniz acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, her iki tasarımda bana ait her hangi bir yerden indirmedim. Sadece diğer blogumu tasarlarken başka bir sitenin temasından yararlandım. Hangi siteydi hatırlamıyorum ama onun tasarımı da Mlekoshi'ye ait.

      Sil
  9. Yorumlarını okumak yeni kısmet oldu ama bayıldım tesin gozyaslari yorumunu okuyunca gülmekten bir hal oldum alemsın vallahi ustelik kitabi yeni okudum daha gercekten haklisin çok espritüel bir yaklaşımın var sakin bunu kaybetme

    YanıtlaSil
  10. Yorumlarına bayıldım sıcak ve içten ayrıca çok espirutuel özellikle tessin gozyaslari kitabı için yaptığın yorumları okuyunca gülmekten kirildim gerçekten haklisin.

    YanıtlaSil

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP