"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Kemikler - Jan Burke (Irene Kelly #7)

Temmuz 10, 2016
Tür: Mystery
Goodreads Puanı: 3.99
Orijinal Adı: Bones
Sayfa Sayısı: 509
Baskı Yılı: 2016
Çeviri: Meral Harzem
Yayınevi: Limos Yayınları


JULIA SAYRE’YE GERÇEKTEN NE OLDU?

O dört yıl önce sessiz sedasız ortadan kaybolmuştu. İki çocuk sahibi genç bir anne, muhabir Irene Kelly için Sayre yeni bir hikayeden çok daha fazlası olacaktı. Sayre ailesi Irene’den yardım istemişti.

Arama kişisel bir misyon haline gelmişti ve kısırdöngü yaşanıyordu. Irene’nin büyük çabalarına rağmen, Sayre’nin nerede olduğunu sadece ve sadece bir kişi biliyordu: katili. Şimdi, yıllar sonra, en azılı suçluların arasında bulunduğu ölüm hücresinde olan adam konuşmaya istekliydi. Akla hayale sığmayan işkenceler ve işlediği korkunç cinayetler yüzünden ömür boyu hapis cezası ile yargılanması istenen Nick Parrish, Irene ve birlikte olduğu grubun ıssız dağların arasındaki mezarlıkta onu yakalamak için yapılan büyük araştırma esnasında, kendi hayatlarını kurtarmak için bir sürecin içerisinde bulmalarına neden olmuştu. Çok yakında, Sierra Nevada dağlarındaki karanlık ve gerçek vahşet gün yüzüne çıkacaktı. Ama….Parrish’in en korkunç sırrı henüz kimse tarafından bilinmiyordu.

Ve o... sadece Irene için saklanıyordu.

“Dönüm noktası olan bir roman……Patricia Cornwell, Sue Grafton, Robert B. Parker ve John Sandford’un mabedindeki gizem.”
-The Tennessean

“Avcı ve av arasındaki ölümcül oyun ……unutulmayacak bir eser.”
-Library Journal

“Thomas Harris seviyesinde bir eser.”
-Midwest Book Review.


Pekala, şu an biten Kemikler için söyleyecek pek bir şey yok aslında. Angel Books ile kapağını beğenerek aldığımız, Edgar Allan Poe Ödüllü olmasıyla bence severiz dediğimiz bir kitaptı. Aslında sevebilirdikte. Bayılmazdık bence tabii ama severdik. Öhöm, fark ettiniz sanırım hep -dik eki kullandım. Buradan Kemikler'in bizlere hayal kırıklığı yaşattığını anlamış olduğunuzu varsayıyorum.

Çeviri, redaksiyon, editörlük vs. kitabı baskıya hazırlayan her ne süreç varsa hepsi yetersizdi.

Çevirmen, zaman atlamalarını, karakter geçişlerini aktaramamış. Sadece bunları da değil aslında birçok şeyi aktaramamış. Zaten yanlış çevirisi mi çoktu yoksa toparlayamadığı cümleler mi çoktu bir yerden sonra saymayı bıraktım. Şöyle bir cümle hatırlıyorum, "İlk yardım dersim gelmişti." E, hoş gelmiş madem, buyursun şöyle, çay mı içer kahve mi? :/ Allah aşkına bu nasıl bir cümledir? Bu cümleye izin veren de nasıl bir editördür demek istiyorum fakat kitabın editörü de yok. Künyede herhangi bir editör bilgisine denk gelemiyoruz maalesef.

Kitap boyunca bir kez bile üç noktayı görememek de büyük hüsrandı doğrusu. Çok aradım kendisini lakin en sonunda görevlinin biri bana "Kendisi emekliye ayrıldı efendim, yerine artık 'dört, beş veya altı nokta' bakıyor." diyerek kibarca üç noktayı artık aramayı kesmemi ve kendisini rahat bırakmamı söyledi. Yine birileri de "herşey" ve "şuan"ı ayırmak istiyorum diye kötü kalpli biri olduğumu iddia etmeye başladı. "Orijinal"e ise dosdoğru denk gelince göz yaşlarımı tutamadığımı görüp mendil uzatanlar da en sonunda derdimin ne olduğunu anladılar.

Buna rağmen hikaye kendisinde cevher olduğunu ispatlamak istercesine arada bir tempoyu arttırmayı başardı ve bana heyecanı hissettirebildi. Fakat kötü kalpli cadının biri -evet, atık kötü olan ben değilim, niyetimin tamamen hayırlı olduğu ortaya çıkmıştı yukarıdaki paragrafta- hikaye tam hızlanmaya başlamışken çelme çakıp o yakaladığım minik parıltının çamura bulanmasına sebep oldu!

Karakter tasvirlerine de çok denk gelmiyorduk kitapta. Aklımda sadece katilin öldürdüğü kadın profili kalmış. Onun haricinde zaten karakter bolluğundan kim kimdi hatırlayamazken bir de karakterlerin tasvirleri olmayınca hepten gözümde canlandıramadım ve birbirlerinden ayıramadım karakterleri.

Her şey düzgün olsaymış benden bi 3 puan alırmış kitap fakat şu an 3 vermeye gönlüm el vermiyor.

Yayınevini birkaç nokta hakkında bilgilendirdim de bakalım, sağ olsunlar ilgilendiler fakat ciddi anlamda titiz bir çalışma istiyor kitap. Üzerine baya emek verilmeli ve o cevher parlatılmalı düşüncesindeyim. O zaman suç romanı okumak isteyenler için hoş bir kitap olabilir. Eğer alacaksanız, 2. veya 3. baskısını falan bekleyin bence. Muhakkak da bir kitapçıdan alın ve sayfalarına şöyle bir göz atın bakalım. Hemen hemen bi 5-6 sayfada bir  5 nokta sizi selamlıyorsa eğer bizde selamı almak her ne kadar farz olsa da bu seferlik günah işleyebilirsiniz bence. Allah sizi anlayacak ve affedecektir. :)

Bir dip not düşeceğim, gereksiz gördüğüm ama vicdanımı hafifletmek adına eklemek istediğim. Kemikler yayınevinin ilk kitabı, ilk çalışması. İyi bir çıkış yakalamak istemiş belli ki bu kitapla fakat acemiliğine gelmiş. Umarım ilerleyen kitaplarda daha temiz bir baskı ile karşılaşırız. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP