"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Zümrüt Şelaleleri - Kimberley Freeman

Temmuz 24, 2016
Zümrüt Şelaleleri
Zümrüt Şelaleleri
Tür: Fiction
Goodreads Puanı: 3.89
Orijinal Adı: Evergreen Falls
Sayfa Sayısı: 476
Baskı Yılı: 2016
Çeviri: Duygu Parsadan
Yayınevi: Arkadya Yayınları

Gözyaşlarınıza eşlik edecek biri varsa yanınızda, kalbinizdeki boşluk sizi ne kadar ıssızlaştırabilir?

Violet Armstrong 1926 yılında Zümrüt Kaplıca Oteli'nde çalışmaya başladığında aklındaki tek şey, artık çalışacak durumda olmayan annesine bakmaktır. Ancak ötekileştirilenlerin dünyasında yer alsa da kalbine yenik düşerek ünlü Honeychurch-Black Ailesi'nin vârisine âşık olur. Bir gece kuvvetli bir kar fırtınasının gelmesiyle o tutku dolu aşkı da kara gömülür. Ta ki karlar eriyip o gecenin sırrı ortaya çıkana kadar…

Seksen sene sonra Lauren Beck, erkek kardeşinin vefatından sonra annesinin baskıcı tavırlarından sıyrılarak, kendi ayakları üstünde durmaya karar verir. Görkemli Zümrüt Kaplıca Oteli'nin karşısındaki kafede çalışan Lauren, eski otelin restorasyonuyla ilgilenen bir mimarla tanışır. Arkadaşlıkları devam ederken, Lauren 1926 yılında yaşanmış doludizgin bir aşkın mektuplarını keşfeder. Ancak keşfi bununla da sınırlı değildir… Unutulmuş bir trajedinin peşine düşen Lauren, yüzleşeceği gerçekle kendi hayatını da değiştirecek riski göze alabilecek midir?


Zümrüt Şelaleleri, içinde oldukça tatlı bir hikaye barındıran bir kitaptı. Yine de kimi konularda yeterli değildi.

Hikaye hem 2014 hem de 1926 da geçiyor. Ara ara geçişlerle iki farklı hikayeye tanık oluyoruz.

1926'da Violet ve Sam'in tutku dolu aşklarına şahit olurken son sayfalarda ise aslında çok çabuk toparlanan bir hikaye olduğunu görebiliyoruz. Sam ve Violet'in aşklarının izlerini daha çok görmek isterdim ben fakat yazarın herkes için mutlu son yazma isteğinden dolayı olacak ki sondaki gelişmeler tatmin etmiyor beni.

2014'e geldiğimiz zaman ise Lauren'in hayatına tanık oluyoruz. Bir gece ansızın restorasyon çalışmasının olduğu Zümrüt Kaplıca Oteline gizlice girer ve yıllar önce yaşanmış bir aşkın kanıtlarını bulur. Sonra da amaçsızca bu kanıtların ardındaki aşkı bulmaya çalışır. Karakter eğer bir gazeteci olsaymış çok fazla yadırgamazdım araştırma isteğini veya yazar fakat bir garsonun bu aşkı aramaya kalkmasındaki mantığı yakalayamadığın için bu noktada hikayeden kopuyorum.

Ve bir de gramofon olayı var. Aşk mektuplarını gramofonun içinde buluyor Lauren. Gramofon ise 1926 yılında Zümrüt Kaplıca Otelinde sadece bir çalışan olan Violet'e ait. Sonrasında orada çalışmayı kesiyor. Gramofonu yanına almadığı varsaysak bile üzerinden 88 yıl geçmiş. Hangi çalışanın özel eşyaları bu kadar uzun süre saklanır ki?

Hikaye eğer bu tarz açıklanamayan sebeplerin üzerine inşa edilmeseydi çok daha dikkat çekici olacağı kesindi. Beni kurgu yönünden tatmin etmeyen yine de akıcılığıyla ve mantıksız gelen yönleri kenara bıraktığımızda da hikayenin işlenişi yönünden hoş bulduğum bir kitap oldu. Benim gibi ayrıntılara takılan bir okuyucu değilseniz sizlerin daha çok seveceğine eminim. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP