"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Alıntı: Samantha Young - Dublin Caddesi (On Dublin Street #1)

Eylül 20, 2013
dublin caddesi kitap
dublin caddesi kitap

Tür: Günümüz Aşk
Goodreads Puanı: 4.36
Orijinal Adı: On Dublin Street
Sayfa Sayısı: 364
Baskı Yılı: 2013
Çeviri:Deniz Ece
Yayınevi: Dex Yayınevi


Joss geçmişte yaşadığı acıları bir kutuya kilitleyip her şeyi unutmak için Amerika'dan iskoçya'ya yerleşmişti ve şimdi yeni bir ev arıyordu.
Bulduğu ev Dublin Caddesi'ndeki havalı binalardan birindeydi.
Yolda bir adamla karşılaştı.
Takım elbiseli, bronz tenli, çıldırtıcı İskoç aksanlı, maço tavırlı, seksi bakışlı Braden'la.
Joss, Braden'ın her zaman kolunda taşıdığı Barbşe kılıklı kızlardan biri değildi, olmaya da hiç niyeti yoktu.

Ama insan arzularına nereye kadar gem vurabilir?
Kalbiniz başka, beyniniz başka şey söylüyorsa, hangisinin sözünü dinlesiniz?

Trajedi. Seks. Tutku. Kahkaha. Kıskançlık.

Bir önceki postta kitapla ilgili alıntı paylaşacağımı söylemiştim, ama o kadar çok yeri işaretledikten sonra ne kadar azaltmaya çalışırsam çalışayım kendime engel olamadım ve biraz fazla kaçırdım sanırım bu işi diye düşünmeye başladım. O yüzden ayrı bir post açmakta yarar var diye düşünüyorum. En azından kitabı okumadan çok fazla spoiler yemek istemeyenler için daha ideal olacaktır bu şekilde.

Alıntı isteyenler içinde konunun devamına buyurun. ;)


*Bazı konuşmalar birbirnin devamı gibi gözükebilir ama değil. Hepsini başka başka sayfalardan aldım ve sayfaların aralarında baya bir boşluk bırakmaya da özen gösterdim. İyi okumalar. :)


-J "Sana numaramı vermeyeceğim."
-B Tekrar sırıttı. "İstemedim ki. Hem istesem bile sana sormam. Sevgilim var."
-J "O zaman bana öyle bakmayı kes."
-B "Sevgilim var ama kör de değilim. Bir şey yapamıyorum diye bakmayacak da değilim."



"Paylaşmayı sevmem dedim." -B
"Ben öyle işitmedim." -J
"Tekrar edeyim. Söz konusu sensen... paylaşmayı sevmem." -B



"Ellie'yle seni taksiye bindirmek için vardiyanın sonuna kadar bekleyeceğim. O gerzekle yine flört ettiğini görürsem onun dişlerini eline veririm."
~Braden



Oturma odası dışında ev sessizdi. Koltukta kıvrılmış bir kadeh şarap içiyor, 
Zack Synder'in 300 Spartalı filmini seyrediyordum. 
Ne kadar kötü bir fikir olduğunu şimdi anlıyorum. 
Tüm o kaslı herifler  ve şarabın etkisi... Sonrasında olanlar için bu filmi sorumlu tutuyorum.
~Joss



-J "Ağzın iyi laf yapıyor. Hakkını vermek gerek."
-B "Ellerim de iyi işler. Onun da hakkını verecek misin?"



"Bebeğim, güzel iç çamaşırları bir adamı baştan çıkarmak içindir. 
Bense çoktan hayvan gibi baştan çıkmış durumdayım."
~Braden



"Yapma bunu. Şimdi yapma. O kafanın içinden neler geçiyorsa kes artık.
Ellie'nin sana ihtiyacı var bebeğim. Benim sana ihtiyacım var."
~Braden



"Seninle tanıştığım an anladım bunu. 
Ben de sana aitim. 
Başkasına ait olmak istemiyorum bebeğim."
~Braden



Telefon yeniden ötünce durdum, hala kaşlarım çatıktı. Tek bir sözcüğüyle kaşlarım normale döndü.
Bebeğim. x
Bunu muzip bir şekilde söylediğini duyar gibiydim. Başımı iki yana sallayıp sırıttım. Hayvan herif fazla sevimliydi.
~Joss



"Saçının ne kadar güzel olduğunu bilen tek erkek olmak hoşuma gidiyor. 
Açtığında ne kadar dayanılmaz göründüğünü de."
~Braden



"Braden," dedim nefes nefese, kollarumla onu itmeye çalışıyordum ama ayağımı hala gıdıkladığı için gülmekten bir şey yapamıyordum. Kahkaha üstüne kahkaha derken, karnıma ağrı girdi ve... olan oldu.
Gaz kaçırdım.
Çok fena hem de.
~Joss

1 yorum:

  1. Tek kelimeyle muhtesen
    Ozellikle son alinti ;D

    YanıtlaSil

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP