aşık bir adam sissoylu elantris kafes
"Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır.
Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.
”

― Ursula K. Le Guin, En Uzak Sahil
shadow

Kargalar Meclisi - Leigh Bardugo (Six of Crows #1)

Haziran 05, 2016 4 yorum:
Tür: Fantasy, Young Adult, Magic, High Fantasy,
Goodreads Puanı: 4.41
Orijinal Adı: Six of Crows
Sayfa Sayısı: 528
Baskı Yılı: 2016
Çeviri: Ömer Mülazım
Yayınevi:  Novella Dinamik
Ön Okuma: Kargalar Meclisi

KARGALAR MECLİSİ
USA Today Bestseller’ı, New York Times 2015 En İyi Kitaplar Seçkisi

İntikam duygusuyla yanıp tutuşan bir mahkûm.
Bahis düşkünü bir keskin nişancı.
Ayrıcalıklı hayatını geçmişte bırakan bir kaçak.
Hayalet ismiyle tanınan bir casus.
Hayatta kalmak için sihir kullanan bir cellat.
Ve hepsini bir araya getiren kaçış uzmanı bir hırsız.

6 Tehlikeli serseri
1 Imkânsiz görev

Bu ekip büyük bir felaketi önleyebilecek tek seçenek, tabii önce birbirlerini yok etmezlerse...


"Kargalar Meclisi, elinizden bırakmak istemeyeceğiniz, nadir bulunan kitaplardan. Bir çırpıda çevirdiğiniz sayfalarda karakterlerin sıradaki hamlelerini öğrenmek için sabırsızlanacaksınız."
Michael Dante DiMartino, “Avatar: Son Hava Bükücü” ile “Avatar: Korra Efsanesi” ortak yapımcılarından

"Kargalar Meclisi; baştan sona şaşırtıcı, okurken insanı geren, ihtişamlı bir başyapıt."
Holly Black, New York Times Çoksatan yazarı

"Bu kitap, okuru kendine bağlaması için gerekli olan tüm özelliklere sahip: çok seveceğiniz birbirinden ilginç karakterler, şaşırtıcı bir başlangıç ve serinin devamını merakla bekleyeceğiniz bir son."
Publishers Weekly

"Uyumsuz bir soygun ekibiyle uykusuz bir geceye hazır olun."
Kirkus Reviews

"Grisha dünyasını özlediyseniz veya tanımak için sabırsızlanıyorsanız doğru adrestesiniz."
Voya

"Mücadeleci. Uyumsuz. Eğlenceli. Büyülü bir macera sizi bekliyor.”
School Library Journal

"Dahice kurgulanmış bu kitapta tehlikeyle yüzleşmeye hazır olun. Sayfaları heyecanla çevireceksiniz."
The Bulletin of the Center for Children’s Books

"Tehlikeli hırsızlarla, görkemli bir dünyanın sayfalarında kaybolmanın tam vakti. Eğer dikkatli olmazsanız bu hırsızlar zamanınızı çalabilir."
NY Times, Sunday Book Review

"Yılın en çarpıcı romanı!"
RT Book Reviews

"Büyülü ve tehditkâr, güzel ve vahşi. Kargalar Meclisi merak uyandıran ve hızını hiç kesmeyen bir macera."
Goodreads


Kargalar Meclisi bana okurken sürekli Locke Lamora'yı hatırlatan bir kitap oldu. Kurgu açısından benzerlikleri yok tabii sadece ana karakterleri birbirine yakın gibi hissettim. İkisi de birer hırsız. İkisi de sinsice planlar yapıyor fakat Kaz'ın hata payı ve zaafları daha fazla iken Locke'un şimdiye kadar bir zayıflığını görmedik seride. Elbette Kaz, Locke'a göre daha tahmin edilebilir bir karakter. Ve kesinlikle Scott Lynch daha acımasız bir yazar. Tüm bu Locke Lamora hissi buradan geliyor yani.

Yorum: Son Kurtadam - Glen Duncan (The Last Werewolf / Bloodlines Trilogy #1)

Mart 04, 2016 3 yorum:
Tür: Fantasy, Werewolves
Goodreads Puanı: 3.47
Orijinal Adı: The Last Werewolf
Sayfa Sayısı: 424
Baskı Yılı: 2014
Çeviri: İlbay Kurtoğlu
Yayınevi: İthaki Yayınları


Vampir romanı dediğimizde aklımıza hâlâ Dracula gelir, ama kurtadam romanı hep sahipsiz kalmıştı; Jake Marlowe ortaya çıkana kadar… O, zamanımızın bir kahramanı; gerçek bir anti-kahraman! Jake, kurtadamların sonuncusudur. 200 yılı geride bırakan Jake, içkisini elinden, sigarasını da ağzından düşürmeyen, cinsel hayatına düşkün bir kurtadamdır. Artık varoluşuyla ilgili bir krizin eşiğindedir, ancak gizemli bir şekilde, onun hayatıyla ilgili planları olan iki tehlikeli grupla, vampirlerle ve Av'la karşı karşıyadır. Hiç beklemediği bir anda tanıştığı bir kadın Jake'in hayatını altüst edecektir. Ama altüst olan sadece Jake'in hayatı mıdır? İngiliz yazar Glen Duncan, Son Kurtadam serisinin ilk kitabıyla efsaneye yeni, vahşi ve ateşli bir kimlik kazandırıyor. Sadece aksiyonu bol bir filmin erişebileceği bir sürükleyiciliğe sahip olan bu roman, aynı zamanda popüler kültüre, müziğe, edebiyata, sinemaya yapılan göndermelerle süslü. Duncan, nitelikli edebi üslubunu gotik romanın çıplak tekinsizliği ve macera romanlarının basit ama etkileyici anlatımıyla birleştiriyor.
(Tanıtım Bülteninden)


Son Kurtadam'ı okumamın üstünden epey zaman geçti aslında. Yorumlamadım da. Yorumlamak istemedim diyelim ya da. Cesaret edemedim.

Sonsuza Dek, Ayrı - Taylor Jenkins Reid

Ekim 28, 2015 5 yorum:
Tür: Romance
Goodreads Puanı: 3.99
Orijinal Adı: Forever, Interrupted
Sayfa Sayısı: 384
Baskı Yılı: 2015
Çeviri: Gökçe Çiçek
Yayınevi: Yabancı Yayınları


Yirmili yaşlarındaki sıradan bir kadın olan Elsie Porter'ın sıra dışı hikâyesi...

Yeni yılın ilk günü pizza almak için köşe başındaki pizzacıya girdiğinde Elsie kimseyi görmeyi beklemiyordu, hele de sevimli ve etkileyici Ben Ross'u asla. Ancak ikili birbirlerinden ilk görüşte etkilenmişti...

Ben, Elsie ile yeniden görüşebilmek için yirmi dört saat bile bekleyememişti ve ikili sadece birkaç hafta içinde birbirlerine sırılsıklam âşık olmuştu, mayıs ayı geldiğinde ise Vegas'a kaçıp evlenmişlerdi bile.

Nikâhtan sadece dokuz gün sonra Ben bir kaza geçirmiş ve Elsie olay yerine vardığında kocası çoktan acil servise doğru yola çıkmıştı. Elsie, hastaneye vardığında ise kendisini kocasının hiç tanışmadığı, hatta Elsie'nin varlığından bile haberi olmayan annesi Susan beklemekteydi…

Elsie ile Ben'in ayaklarınızı yerden kesecek aşkı ve Elsie ile Susan'ın yürek burkan acılarının birbirine geçen hikâyesiyle Sonsuza Dek, Ayrı okura mutlu sona ulaşmanın birden fazla yolu olduğunu hatırlatacak.

"Dokunaklı, muhteşem ve zaman zaman yürek burkan bir hikâye. Taylor Jenkins Reid'in anlatımı zekice ve içinizde hissedebileceğiniz kadar gerçekçi. Okuyun, tadına varın ve tavsiye edin." - Sarah Jio, Mart Menekşeleri, Böğürtlen Kışı ve Elveda Haziran romanlarının çoksatan yazarı-

"Dokunaklı ve güçlü... Taylor kalbinizin iplerini ustaca eline alıyor ve bırakmıyor. Büyüleyici bir çıkış romanı." -Publishers Weekly, Starred Review-

"Ölüm ve yaşam hakkında etkileyici bir roman." -Kirkus Reviews-


'Sonsuza Dek, Ayrı', benim için özel kitapların arasında yer alacak bundan sonra. 

Çok dokunaklı, çok gerçek bir hikayesi vardı. Kendinizi hikayeye kaptırmak istemediğiniz ama buna engel olamadığınız türden bir kitap. Birçok kere uzaklaştırmak istedim kendimi kitaptan ama yapamadım. Çünkü, Elsie, hayatımızdan kopup gelmiş bir karakter. Aşkıyla, acısıyla, yaşadıklarıyla... 

Manga Yorumu: Yamato Nadeshiko Shichi Henge

Ekim 01, 2015 Hiç yorum yok:
Boş boş otururken, aklıma ilk okuduğum mangalardan Yamato Nadeshiko Shichi Henge geldi. Bir süredir güncellerini takip etmiyorum gerçi. En son 28. cildini falan okumuştum. Manganın yorumunu yapmak hep istemişimdir ama bir türlü vakit ayıramadığımdan -düzeltme, üşengeçliğimden- hep ertelemiştim. Kısmet bugüneymiş. Hazır işim yokken bana manga okumayı sevdiren, bu süper komik mangadan kısaca bahsedeceğim sizlere.

Seri Yorumu: The Grisha Serisi - Leigh Bardugo (Gölge ve Kemik & Kuşatma ve Fırtına & Çöküş ve Yükseliş)

Eylül 25, 2015 3 yorum:

Ve bir kitap, bir seri, bir hayat, bir dünya daha sona erdi. Seriyi hem severek hem nefret ederek okudum. Karakterlerin de hiç birini sevmediğimi düşünüyordum ki her birinin başına acı verici olaylar geldikçe içimin acıdığını, canımın yandığı fark ettim. Ve karakterlerle aramda sevgiden daha güçlü bir bağ olduğunu anladım. Ne onlarsız oluyordu ne de onlarla. Seri bittiği için cidden üzgünüm ve işin garip yanı ise yine en başından beri serinin bir an önce bitmesini istiyor oluşumdu.


Yorum: Gecenin Sonu - Lauren Blakely (Tutkulu Geceler #1)

Eylül 11, 2015 10 yorum:
Tür: Romance, Erotica, BDSM
Goodreads Puanı: 4.06
Orijinal Adı: Night After Night
Sayfa Sayısı: 318
Baskı Yılı: 2015
Çeviri: Ezgi Özkanlı
Yayınevi: Agapi Yayınları

“Kendini benim kontrolüme bırak.”
Dünyaları seks, aşk ve yalanlarla doluydu.
Onu baştan çıkarıyordu. Aklını ve bedenini tamamıyla ele geçirmişti.

Ruhu da sözcükleri kadar seksiydi. Clay Nichols, Julia Bell’in isteyebileceği her şeye sahipti, ama aynı zamanda da sahip olamayacağı tek şeydi. Bir gece hayatına girmiş ve ona hiç bilmediği bir zevkin ve aşkın kapılarını açmıştı. Bedenini ve düşüncelerini ele geçirmişti. İşte bu da onu çok tehlikeli kılıyordu. Julia, onunla geçirdiği, aklını başından alan bir haftanın ardından ondan apar topar kaçmıştı, ama şimdi Clay, ona sahip olmaya kararlı bir tavırla karşısında duruyordu.

Bedeli her ne olursa olsun...

Julia, onda uyuşturucu etkisi yaratıyordu. Ateşli, unutulmaz ve asla tadına doyulmayan. Julia, onun için tam bir gizemdi ve Clay mücadele etmeden onun gitmesine izin vermek niyetinde değildi. Ama Julia’nın mutlu olabileceğine dair en ufak ihtimali dahi yerle bir etmekle tehdit eden karanlık sırları vardı. O aranan bir kadındı – riskli, tehlikeli – ama yine de aralarındaki çekim inkâr edilemezdi. şkta daha önce hüsrana uğramış iki insanın tutkuları ve özlemleri, tehlikeyle buluştuğunda yeniden güvenmeyi başarabilirler miydi?

New York Times ve USA Today’in en çok okunan yazarı Lauren Blakely’den duygu yüklü, şehvetli ve erotik bir aşk romanı…


Konulu kitabımızı kısaca özetlersek... :P


Yorum + Ön Okuma: Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları - Ransom Riggs (Miss Peregrine’s Peculiar Children #1)

Eylül 09, 2015 31 yorum:
Tür: Young Adult, Fantasy, Fiction
Goodreads Puanı: 3.80
Orijinal Adı: Miss Peregrine’s Home for Peculiar Children
Sayfa Sayısı: 320
Baskı Yılı: 2015
Çeviri: Aslı Dağlı
Yayınevi: İthaki Yayınları


Gizemli bir ada. Terk edilmiş bir yetimhane. Fazlasiyla tuhaf fotoğraflardan oluşan bir koleksiyon.

Tüm bunlar kurgu ile fotoğrafçılığı nefes kesici bir şekilde bir araya getiren ve unutulmaz bir okuma deneyimi sunan Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları romanında keşfedilmeyi bekliyor.

Yaşadığı korkunç aile trajedisi yüzünden Galler kıyılarındaki, dünyadan uzakta kalmış bir adaya yolculuk eden on altı yaşındaki Jacob, burada Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocuklar Yetimhanesi'nin yıkıntılarını keşfetmekle kalmayıp, Bayan Peregrine'in çocuklarının sadece tuhaf olmaktan çok daha fazlası olduğunun farkına varır.

New York Times bestseller listesinden 108 haftadır inmeyen, aklınızdan çıkmayacak eski fotoğraflar eşliğinde okuyacağınız Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, gölgelerde geçen bir macera arayan her yaştan okuyucuyu içine çekecek eşsiz bir roman.

"Gergin, duygusal ve tuhaf mı tuhaf bir ilk roman. Fotoğraflar ve metin birbirini tamamlayarak unutulmaz bir hikâye yaratıyor."
-John Green, Kâğıttan Kentler ve Aynı Yıldızın Altında kitaplarının çoksatan yazarı-

"Bu, hipsterlar için yazılmış bir Harry Potter kitabı. Geçtiği dünyaya ve verdiği hisse bayıldım."
-Felicia -Day-

"Fotoğraflar olmasa bile hikâye kendi başına yetermiş fakat fotoğraflar hikâyeye karşı konulmaz bir gizem ekliyor. Birinci gözden anlatı samimi, komik ve etkili. Serideki bir sonraki kitabı dört gözle bekliyorum."
-Rick Riordan, Percy Jackson ve Olimposlular serisinin yazarı-



Şanslıyım!

Okuduğum 700. kitap özenerek hazırlanmış baskısı ve akıcı çevirisiyle İthaki Yayınlarından çıkan Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları oldu. Benim için adeta kutlama gibiydi.

Marslı - Andy Weir

Ağustos 29, 2015 3 yorum:
Tür: Science Fiction
Goodreads Puanı: 4.37
Orijinal Adı: The Martian
Sayfa Sayısı: 416
Baskı Yılı: 2014
Çeviri: Emre Aygün 
Yayınevi: İthaki Yayınları

Altı gün önce, Mark Watney Mars'a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin.

"Çok uzun zamandan beri okuduğum en iyi kitap. Zeki, eğlenceli ve gerilim dolu. Marslı, bir romandan isteyebileceğiniz her şeye sahip."
-Hugh Howey, Wool serisinin yazarı-

"Sürükleyici… Defoe'nun Robinson Crusoe'su sanki daha zeki biri tarafından yazılmış gibi."
-Larry Niven, Hugo, Nebula ve Locus ödüllü Halka Dünya romanının yazarı-

"Bu kitap tam da benim gibi okuyucuların seveceği türden."
-John Scalzi, Yaşlı Adamın Savaşı serisinin Hugo ve Locus ödüllü yazarı-

"Andy Weir'in yazdığı Marslı şimdiye kadar okuduğum en iyi bilimsel bilimkurgu romanı. Bu romanı -başka bir kitap hakkında hiç böyle bir şey söylemedim- edebi anlamda da elden bırakmak mümkün değil."
-Dan Simmons, Hugo ödüllü Hyperion serisinin yazarı-

"Marslı aklımı başımdan aldı!"
-Ernest Cline, Başlat romanının yazarı-

"Aksiyon ve uzay macerasının kusursuz bir karışımı."
-Library Journal-
(Tanıtım Bülteninden)


Marslı hakkında söyleyebileceğim çok bir şey yok aslında. Nedeni sevmemiş olmam değil. Aksine kitabı çok eğlenerek ve severek okudum. Sadece kitap hakkında söylemek istediğim şeyleri iki üç satıra sığdırabiliyor olmamdan kaynaklı.

Yorum: Kızıl Yükseliş - Pierce Brown (Red Rising #1)

Ağustos 19, 2015 Hiç yorum yok:


Tür: Dystopia, Young Adult
Goodreads Puanı: 4.20
Orijinal Adı: Red Rising
Sayfa Sayısı: 448
Baskı Yılı: 2015
Çeviri: Selim Yeniçeri
Yayınevi: Pegasus Yayınları


Ben dünyaları ateşe verecek kıvılcımım. Ben zincirleri kıracak çekicim. Ben halkımın ve esaret içinde yaşayan herkesin umuduyum. Çünkü biliyorum ki insan kendini köleleştiren adaletsizlikle özgürleşemez. Gelecekte, renk kodlarına göre sınıflara ayrılmış Toplum'un en alt sınıfını Kızıllar oluşturmaktadır. Diğer bütün Kızıllar gibi Darrow da, Mars'ı yeni nesiller için yaşanılır bir gezegen haline getirdikleri inancıyla günlerini madenlerde çalışarak geçirmektedir. Üstelik bunu severek ve isteyerek yapmakta, kanı ve teriyle çocuklarına daha iyi bir dünya bırakacağına inanmaktadır.

Ancak Kızıllar kandırılmıştır. Darrow, halkının yozlaşmış yönetici sınıfın kölesinden başka bir şey olmadığını keşfettiğinde adalet özlemi ve kaybettiği aşkının anısıyla hırslanır. İnsanlığın yeni nesil Altın hükümdarlarının güç için mücadele ettiği efsanevi Enstitü'ye sızmak için her şeyden vazgeçer. Hayatı ve medeniyetin geleceği pahasına en başarılı ve en vahşi Altınlarla rekabet etmek zorunda kalacak olan Darrow'un düşmanlarını yenmek için artık yapmayacağı şey yoktur… Bu, onlardan birine dönüşmek anlamına gelse bile.  


Senelerdir hemen hemen her distopya kitabının üzerine 'Açlık Oyunları gibi' damgası yapıştırılıp, Açlık Oyunlarının kopyasına bu damganın yapıştırılmamış olması ayrı bir ironi olsa gerek. :) Kitabın neredeyse tümü kopya. Yalnız Açlık Oyunları tarzında bir kitap arayanlar için güzel bir alternatif olmuş. Kurgudaki boşlukları veya çevirinden kaynaklı olabileceğini düşündüğüm anlam kargaşası yaratan yerler dışında güzeldi.

Yorum: Kafes - Josh Malerman

Ağustos 12, 2015 72 yorum:


Tür: Horror, Dystopia, Fiction
Goodreads Puanı: 3.93
Orijinal Adı: Bird Box
Sayfa Sayısı: 336
Baskı Yılı: 2015
Çeviri: Aslı Dağlı
Yayınevi: İthaki Yayınları


2014'ün en çok ses getiren, haftalarca kendi türünde Amazon'da 1 numarada kalan, 16 ülkeye satılan ve Universal Studios'un film haklarını aldığı Kafes, şimdi Türkçe çevirisiyle raflarda!

This Is Horror Ödülü - En İyi Roman
Michigan Notable Book Ödülü
Bram Stoker Ödülü - En İyi İlk Roman Finalisti
Goodreads En İyi Korku Romanı Finalisti
James Herbert Korku Ödülü Finalisti
Shirley Jackson Korku Ödülleri Finalisti

"Bir oturuşta ve parmakların arasındaki çıtırtılar hissedilerek okunması gereken bir kitap. Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor."
-Hugh Howey-

"Çok iyi, çok başarılı ve doğrudan yazılmış büyük bir takdirle okuduğum çarpıcı bir roman. Josh Malerman, işini hızlı konuşan ve ne yaptığını bilen bir meleğin edasıyla yapıyor."
-Peter Straub-

"Tüyler ürperten bir ilk kitap. Malerman okuyucuyu soğukkanlı ve acımasız anlatımıyla diken üstünde tutuyor. Hitchcock'un Kuşlar'ı, Stephen King'in en iyi işleri ve Jonathan Caroll'la karşılaştırılmayı hak eden sarsıcı bir macera."
-Kirkus Reviews-

"Stephen King hayranları bayılacak."
-Publishers Weekly-

Dışarıda bir şey var…

Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.

Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.

Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları ortak hayat... Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?
(Tanıtım Bülteninden)


Korku türünde pek fazla kitap okumam ben. Hatta hiç okumam.  İlk ve son deneyiminden sonra, yaklaşık 2 sene kadar ışıksız uyuyamaz hale gelmiştim. Bu sebeple Kafes’de beni ürkütüyordu. Başlamamak için direndim ama sonunda kendime engel olamadım. İlk korku romanı maceramdaki gibi korkmadım gerçi ama korkudan ziyade gerilim yönü daha ağır basan bir kitap olduğu için de olabilir. Yine de bir kaç gecedir kitaptan kesitler görerek uyanıyorum. Yalnız benim bu türe karşı ayrı bir hassasiyetim olduğunu da unutmayalım lütfen. Yani sizlerin de aynı benim gibi etkilenip etkilenmeyeceğinizi bilemem.

Ay ve Güneş - Vonda N. McIntyre

Temmuz 30, 2015 Hiç yorum yok:
Tür: Fantasy, Historical Fiction
Goodreads Puanı: 3.61
Orijinal Adı: The Moon and the Sun
Sayfa Sayısı: 544
Baskı Yılı: 2015
Çeviri: Aslı Genç
Yayınevi: İthaki Yayınları


Nebula En İyi Roman Ödülü
Publisher Weekly’nin En İyi Kitabı

“Gelmiş geçmiş en iyi alternatif tarih kitabı… zekice yazılmış göz alıcı bir roman.”
–Ursula K. Le Guin


“Tarihi kurgunun büyüleyici bir parçası.”
–Kirkus Reviews


“McIntyre’ın yaptığı en iyi şey. Bayıldım. Şahane bir kitap.”
–Peter S. Beagle

New York Times’ın çok satan yazarı Vonda N. McIntyre “hem hayal gücü hem de yaratıcılıkla kutsandığını” bu nefes kesen romanıyla kanıtlıyor. Hem macera, hem mitoloji, hem de bilimkurgusal öğelerin eşsiz bir birleşimi olan kitap, Publishers Weekly’nin “müthiş bir alternatif tarih masalı” tanımını sonuna kadar hak ediyor.

2015 yılında gösterime girmesi beklenen kitabın film uyarlaması ise bir yıldızlar geçidi. Kral XIV. Louis rolündeki Pierce Brosnan’a Oscar ödüllü William Hurt ve Maze Runner serisinin genç ve güzel oyuncusu Kaya Scodelario eşlik ediyor. Denizkızı rolünde ise X-Men Days of Future Past’teki Blink rolüyle tanıdığımız Fan Bingbing karşımıza çıkıyor. Yapımcılığını Coraline’de de aynı görevi üstlenen Bill Mechanic’in yaptığı filmin yönetmen koltuğunda ise Soul Surfer’la başarılı bir işe imza atan Sean McNamara oturuyor

Fransa Kralı XIV. Louis ile birlikte kraliyet mensupları ve tüm Fransız halkı La Havre Limanı’nda büyük bir bekleyiş içindedir. Doğa filozofu Yves, Kralının emriyle açıldığı denizlerden dönüyordur ve gemisinde türüne ender rastlanan iki deniz canavarı vardır. Yves, ölü deniz canavarı üzerinde incelemeler yapacak ve canlı yakalanan diğer deniz canavarının Kral’a ölümsüzlüğü getirip getiremeyeceğini araştıracaktır. Canlı deniz canavarının kaderi, Yves’in kız kardeşi Marie-Josèphe’in onun bakıcılığını üstlenmesiyle değişir. Canavarın yalnızca Marie-Josèphe’in anladığı bir dilde şakıdığı hikâyeleri vardır. Aslında o bir canavar, bir deniz hayvanı değildir. Onun adı Şherzad’dır ve özgürlüğü Güneş Kral Louis ile Papa’nın ellerindedir. Marie-Josèphe, Şehrzad’ın hayatını kurtarmak için bu iki büyük güce karşı bir mücadele içinde bulur kendini. Bu mücadele artık sadece Şehrzad için değil; tutsak edilen tüm yaşamlar ve sessizliğin yakıştırıldığı tüm kadınlar içindir.

Hepimizin içindeki dürüstlüğün hassas bir incelemesi olan Ay ve Güneş şimdiden düşsel bir klasik olarak görülebilir.

“Kadınların da ruhları vardır. Şherzad bir kadın. Onu öldürmek, ölümcül bir günah işlemek demektir.”


Deniz seferinden dönen Rahip Yves de la Croix'in gemisinde türleri tükenmekte olan ve zor bulunan iki deniz canavarı vardır. Ölü olan deniz canavarı Yves'in incelemelerini aydınlatması için diğer deniz canavarı ise Fransa Kralı XIV Louis içindir.

Yorum: Tehlikeli Temas - Abbi Glines (Rosemary Beach #1)

Haziran 22, 2015 2 yorum:
Tür: New Adult, Romance,
Goodreads Puanı: 4.26
Orijinal Adı: Fallen too Far
Sayfa Sayısı: 256
Baskı Yılı: 2015
Çeviri: Derya İmer Aydınlık
Yayınevi: Pegasus Yayınları


Bambaşka dünyalardan gelen iki üvey kardeş… Asla sizin olmamasi gereken şeylere duyulan arzu…

Blaire Wynn'in en son istediği şey babasının yeni ailesinin yaşadığı Florida'daki Rosemary Sahili'ne taşınmaktır. Ancak seçim şansı yoktur. Bir hastalık yüzünden ölen annesi, ardında yüklü borçlar bıraktığı için Blaire'in Alabama'daki çiftliği elinde tutması mümkün değildir.

Koltuğunun altındaki tabancayla kamyonetini zengin sahil kasabasına çeken Blaire buraya asla uyum sağlayamayacağını bilmektedir. Babasının Paris'e gittiğini ve onu yeni üvey kardeşi Rush Finlay'le yalnız bıraktığını öğrenince daha büyük bir hayal kırıklığı yaşar. İnsanları hor gören, hiçbir şeyden pişmanlık duymayan, adı çıkmış bir rock yıldızının oğlu olan Rush yakışıklı olduğu kadar şımarıktır da… Ve Blaire'i gördüğü anda genç kızın kanına girer.

Yaz ayları ilerledikçe genç kadın, Rush'ın asla tahmin etmediği yanlarını görecek ve birbirlerine karşı hisleri görmezden gelemeyecekleri kadar güçlenecektir. Ancak Rush, Blaire'in tüm dünyasını yıkacak bir sır bilmektedir. Blaire genç adamın tehlikeli temasına kendini kaptırmadan önce bu gizemi ortaya çıkarabilecek midir?

"En sevdiğim Abbi Glines kitabı olarak listemin zirvesine yerleşti."
-Colleen Hoover-
(Tanıtım Bülteninden)


Ve Tehlikeli Temas bitti. Kitap hakkında söyleyebileceğim çok bir şey yok gibi ama bakalım yazdıkça klavyeden neler çıkacak. Hımmm,.. İlk önce şunu söylemeliyim ki kısacık ve çok kolay okunuyor. Kitaba başlama amacım da buydu. At ve Çocuk kaç gündür elimde sürünüyordu ve benim kafa dağıtmaya ihtiyacım vardı. Beklentimi düşürdüm ve sadece rahat okunabiliyor olsun istedim. Bu açıdan beni sevindirdi. Peki ya kitabın diğer yönleri?

Yorum: Benim Uzak Yıldızım - Amie Kaufman & Meagan Spooner (Starbound #1)

Haziran 01, 2015 11 yorum:

Tür:
Young Adult, Science Fiction, Paranormal
Goodreads Puanı: 3.96
Orijinal Adı: These Broken Stars
Sayfa Sayısı: 520
Baskı Yılı: 2015
Çeviri: Ebru Sürmeli
Yayınevi: GO! Kitap

O GECENİN, DEVASA UZAY GEMİSİ İKARUS'TAKİ DİĞER GECELERDEN HİÇBİR FARKI YOKTUR. Ta ki o büyük felaket gerçekleşene ve İkarus yakınlardaki bir gezegene düşene dek. Elli bin yolcu kapasiteli gemiden yalnızca iki kişi kurtulmuştur: Evrenin en zengin adamının kızı Lilac LaRoux ve genç bir savaş kahramanı olan Binbaşı Tarver Merendsen.

Binbaşı Merendsen, Lilac gibi kızların insanın başına beladan başka bir şey getirmediklerini uzun zaman önce öğrenmiştir. Lilac da, Tarver’ın kendi iyiliği için, onu kendisinden uzak tutması gerektiğinin farkındadır. Ama ıssızlığın ortasında hayatta kalabilmek için birbirlerine ihtiyaçları vardır. Açlık, soğuk ve vahşi hayvanlara bir de Lilac’ın duyduğu fısıltılar eklenince birbirlerine güvenmekten başka çareleri kalmaz. Ne var ki çok geçmeden, onları birbirlerinin kollarına iten bu trajediden büyük bir aşk doğar. Artık kurtulup kendi gezegenlerinde bir ömür ayrı kalmaktansa düştükleri bu ıssız gezegende birlikte olmayı tercih ederler.

Ama her adımda onları takip eden gizemli fısıltıların ardındaki gerçeği öğrenmeleriyle her şey bir anda değişir. Lilac ile Tarver o gezegenden ayrılsalar bile artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Nefes kesen bilim kurgu üçlemesinin ilk kitabı, Benim Uzak Yıldızım, zaman ve mekân tanımayan sonsuz bir aşkın hikâyesi…


Kitap çok güzeldi. Çok tatlıydı. Çok akıcıydı. Üstelik tüm kitabı sadece iki karakterin götürdüğü düşünüldüğünde. Aslında bir bakıma tam benlikti. Çünkü fangirllük yapabileceğim Tarver'la hiç kopmadım. Sayfalar geçerken neden Tarver'ın bu kadar az sahnesi var diye yakınmama gerek kalmadı. Birde yazarlar en sevdiğimi yapıp bir bölüm Lilac'ın bir bölüm de Tarver'ın gözünden anlatmışlar olayları.

Yol - Ally Condie (Eşleşme, #2)

Mayıs 24, 2015 2 yorum:
Tür: Dystopia, Young Adult, Romance,
Goodreads Puanı: 3.53
Orijinal Adı: Crossed
Sayfa Sayısı: 368
Baskı Yılı: 2013
Çeviri: Emine Ayhan
Yayınevi: DeliDolu Kitap


Toplum’un Dışında Kurallar Bambaşka!

30’dan fazla dile çevrilerek, yayımlandığı tüm ülkelerde çok satanlar listesine girmeyi başaran Eşleşme üçlemesinin, merakla beklenen ikinci kitabı Yol raflardaki yerini alıyor.

Şiirsel dili ve çarpıcı konusuyla çağdaş bir klasiğe dönüşen dizinin ikinci kitabında; cam bir fanusun içinde yaşadığını fark eden Cassia, yaşadığı “kusursuz” hayatın toplumun dayattığı hileli bir düzene ait olduğunu öğreniyor. Kalbinin sesine kulak vererek, tehlikeli bir kanyonda, dış eyaletlere gitmek üzere Ky’ın peşine düşen Cassia’yı zorlu bir içsel yolculuk bekliyor… Toplum Ky’ın hayatına son vermek için hazırlıklarını hızla sürdürürken, Cassia ne pahasına olursa olsun Ky’la yeniden bir araya gelebilmek için her şeyi yapmaya hazır… Hayalin gerçekle, geçmişin gelecekle iç içe geçtiği fantastik bir dünyada Cassia ve Ky’ın aşkı topluma karşı girişilmiş büyük bir isyana dönüşüyor…

Dylan Thomas’tan Lord Alfred Tennyson’a dünya edebiyatının en görkemli şairlerine göndermelerle örülmüş, aile, aşk ve seçimler üzerine şekillenen üçleme İsyan ile son bulacak.



Evet, bu serinin neden genel olarak sevilmediğini anlıyorum. Ben sevdim gerçi. Ama sevmeyenleri de anlayabilirim. Ally Condie'nin kelimeleri kullanışı okumaya alışık olduğumuz birçok yazardan daha farklı. Daha şiirsel. Daha güzel. Daha zengin. Daha duygusal. Kelimelerinin kendine has tatları var. Her biri ayrı bi gizem barındırıyor içinde. Ve onu çözebildiğiniz zaman içinizi ısıtan ve kalbinize hitap eden bir kitap okuyor olduğunuzu fark ediyorsunuz.

Eşleşme - Ally Condie (Eşleşme, #1)

Mayıs 18, 2015 4 yorum:
Tür: Dystopia, Young Adult, Romance,
Goodreads Puanı: 3.71
Orijinal Adı: Matched
Sayfa Sayısı: 352
Baskı Yılı: 2013
Çeviri: Emine Ayhan
Yayınevi: DeliDolu Kitap


Sizce “kusursuz” bir yaşam mümkün olabilir mi?

Kimi seveceğinize, nerede çalışacağınıza, hatta ne zaman öleceğinize başkalarının karar verdiği bir dünya düşünün.

Bu dünyada uzun bir hayata, harika bir işe, ideal bir eşe sahip olmak için neredeyse hiçbir bedel ödemeniz gerekmiyor çünkü tüm seçimleri sizin adınıza görevliler yapıyor. Üstelik hepsi “kusursuz” seçimler.

Tüm hastalıkların tedavi edildiği, insanların uçan trenlerle seyahat ettiği, eşleşme yoluyla “eşsiz” evliliklerin, ailelerin ve nesillerin yetiştiği böylesi mükemmel bir dünyada, Toplum’un tüm üstün güçlerine ve kontrolüne rağmen mevcut sistem çatırdamak üzere…

Cassia’nın yapay bir cam fanus içerisinde yaşadıklarını idrak etmesi uzun sürmüyor. Toplum’un ona sunduğu mükemmel dünyanın tüm nimetlerine sırt çevirmeye hazır. Kalbinde hissettiği aşkın gücü ve özgürlük için göstereceği cesaret onu yeterince güçlü kılmaya yetiyor. Ama Toplum’a başkaldırabilmek ne yazık ki mümkün değil. En azından şimdilik…

Çevrildiği her dilde çok satanlar listesine girmeyi başaran Eşleşme, hayalin gerçekle, geçmişin gelecekle iç içe geçtiği fantastik bir dünyada yaşanan etkileyici bir aşk ve uyanış öyküsü anlatıyor.


Bu kitap hakkında çok fazla olumsuz yorum okumuştum. Ve şimdi neden diye sormak istiyorum? Neden? Ve birde teşekkür etmek istiyorum. Hem DeliDolu Yayınlarına -seriyi yayınladıkları için- hem de Vampirellanın Güncesine. Tavsiye ettiği bir seriydi. Denememi söyledi. Sen beğendiysen denemem gerek dedim. Ve sonuç... Keşke kitabı beğenip beğenmeyeceğime en başından kendim karar verseymişim dedim. Son aylarda kitap okumaya doğru düzgün vakit ayıramadığım halde Eşleşme'yi birkaç saat içinde bitirdim. Elimden hiç bırakmak istemedim. Üstelik kitap şimdiki zaman ekiyle yazılmıştı ve ben hiç rahatsız olmadım.

Yorum: Gümüş Gölgeler - Richelle Mead (Bloodlines #5)

Nisan 16, 2015 1 yorum:
Tür: Young Adult, Paranormal, Vampir
Goodreads Puanı: 4.39
Orijinal Adı: Silver Shadows
Sayfa Sayısı: 384
Baskı Yılı: 2015
Çeviri: Beril T. Uğur
Yayınevi: Artemis Yayınları

"Kanbağı serisine bayılıyoruz."
-Entertainment Weekly-

"Diğer vampir kitaplarından çok farklı."
-Associated Press-

"Kan emme öyküleri meraklılarının seçimi."
-MTV's Hollywood-

SYDNEY SAGE bir Simyacı. Büyüyle uğraşarak insan dünyasıyla vampirlerinki arasında köprü görevi gören, vampirlerin sırlarını ve insanların hayatlarını koruyan bir grubun üyesi. Ateşli Kalp'te, Sydney içinden gelen sesi dinleyip gerçek hislerini Simyacılar'dan gizleyerek tehlikeli bir yola adım atmıştı.

Şimdi Sydney'le Adrian bütün dünyalarını darmadağın eden bir felaketin ardından parçaları toplamaya ve yeniden birlikte olmaya çalışıyor. Ama önce, hayatta kalmak zorundalar. Sydney türlü zorluklarla çevrili hapis hayatında kimliğine ve anılarına tutunmanın mücadelesini verirken, Adrian ona bu işin peşini bırakmasını söyleyenlere inat, umutla sevdiği kadını bulmaya çabalıyor. Ama eski düşmanları ve hayatındaki kafa karıştırıcı yenilikler nedeniyle bu savaş onun için hiç de kolay olmayacak.

En korkunç kâbusları tüyler ürpertici bir gerçeğe dönüşen Sydney ve Adrian, New York Times çoksatarı "Kanbağı" serisinin bu beşinci macerasında şimdiye dek hiç rastlamadıkları türden bir karanlıkla yüzleşiyor.


Kitap bittiğinde bahsedebileceğiniz pek bir şey kalmıyor geriye ama ama tatlı bir anı da bırakıyor. Tipik Richelle Mead kitabıydı bana göre. Ne  dâhiyane bir kurgusu var nede sıkıcı. Herkesin rahatlıkla ve keyifle okuyabileceği bir havası var kitaplarının. Oldukça akıcı yazmasını da eklememe gerek yok her halde? :) Fakaaaattt...

Yorum: Locke Lamora'nın Yalanları - Scott Lynch (Centilmen Piç #1)

Mart 18, 2015 15 yorum:
Tür: Epic Fantasy, Mystery
Goodreads Puanı: 4.28
Orijinal Adı: The Lies of Locke Lamora
Sayfa Sayısı: 584
Baskı Yılı: 2014
Çeviri: Cihan Karamancı
Yayınevi: İthaki Yayınları


“Boğazında kanayan bir kesik olsa ve bir hekim o kesiği dikmeye çalışsa Lamora iğney­le ipliği çalar ve kahkahalar atarak geberip gider. Çocuk… çok fazla çalıyor.”

Camorr şehri, tarihi boyunca pek çok soysuzluğa, yolsuzluğa, uğursuzluğa, hırsızlığa tanıklık etmiş, büyülü atmosferinde her birini tek tek sindirebilmiştir; Camorr’un Belası’nın ismi şehrin nemli duvarlarında yankılanana dek…

Camorr’un Belası’nın yenilmez bir silahşor, usta bir hırsız, duvarlardan geçebilen bir hayalet ve fakirlerin dostu olduğu söylenir.

İşte o efsanevi “Bela” narin yapılı, gözü kara ve becerikli Locke Lamora’dır. Locke kimsenin beceremediği bir ustalıkla zenginleri soymasına rağmen, bir başka efsanedeki büyük okçunun aksine çaldıklarından fakirlere tek bir kuruş bile koklatmaz. Locke’un tüm kazancı kendisi ve isimlerinin hakkını fazlasıyla veren hırsızlar çetesi Centilmen Piçler içindir.

Onların sahip olduğu tek ev olan ve her türlü dümen, hile ve numaralarını gerçekleştirdikleri kadim Camorr şehrinin kaprisli ve renkli yeraltı dünyası, içten içe çürümekte ve gizli bir savaş yüzünden parçalanmaktadır. Tek ayak üzerinde onlarca yalan söyleyen Locke ve çetesi, bu büyülü dünyada bu kez tek ayaklarını bile yere basamadan içerisine düştükleri ölüm oyunundan kurtulmak zorundadır.
Yarattığı dünya ve kuvvetli kalemi sayesinde Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson gibi isimlerle adı sık sık anılan Scott Lynch, çarpıcı romanı Locke Lamora’nın Yalanları’ında bir macera kitabının sürükleyiciliğini, bir fantastik kitabın yaratıcılığıyla birleştirip üzerine George R. R. Martin’in okuyucuyu beklemediği yerden vurmayı başaran anlatımını katıp, bizlere eşsiz bir hayal dünyası sunuyor.


Bu kitap tamamen çelişkilerle dolu. İlk 300 sayfası ağır ağır ilerliyor, kafa karıştırıyor size ezber yaptırmaya çalışıyor. Ama o 300 sayfadan sonrası sanki hayatınız hızlı çekime alınmış gibi bitiveriyor.

Büyücü - Kevin Hearne (Demir Druid Günlükleri #2)

Şubat 16, 2015 1 yorum:
Tür: Paranormal, Magic, Mythology
Goodreads Puanı: 4.11
Orijinal Adı: Hexed
Sayfa Sayısı: 386
Baskı Yılı: 2013
Çeviri: Kerem Dalbudak
Yayınevi: Artemis Yayınları

"Kevin Hearne, hem tuhaf bir şekilde tanıdık hem de şaşırtıcı derecede orijinal bir dünya yaratarak eski mitlere yeni bir soluk getiriyor."
-Nicole Peeler, Tempest Rising'in yazarı-

Druidler'in sonuncusu Atticus O'Sullivan cadılardan pek hazzetmiyor. Ancak günümüz Arizona'sı beklenmedik bir şekilde bir cadı meclisi tarafından istila edilince, Atticus da onlarla bir ateşkes anlaşması imzalamak zorunda kalıyor. Üstelik yeni kızlar sıradan kötüler değil, onlar II. Dünya Savaşı'nda Almanlar'ın yanında yer almış, bulaşmak istemeyeceğiniz tipler.

"Muhteşem kurgusuyla yepyeni bir fantastik seri.""Muhteşem kurgusuyla yepyeni bir fantastik seri.""Muhteşem kurgusuyla yepyeni bir fantastik seri."

Düşmüş bir melek, bölgedeki liselerde okuyan gençlerden besleniyor, Baküsçüler'den oluşan ölümcül bir sürü, Vegas'tan kalkıp geliyor, tehlikeli ve seksi Kelt ateş tanrıçası, Atticus'un dikkatini çekmeye çalışıyor. Gündemi epey yoğun olan Atticus, cadı avını hangi araya sıkıştıracağını bilemiyor. Ancak sihirli kılıcının, komşusunun roketatarının ve vampir avukatının yardımıyla, Atticus şehri temizlemeye ve cadılara, yanlış Druid'i büyülemeye çalıştıklarını göstermeye hazır.

"Muhteşem kurgusuyla yepyeni bir fantastik seri."
-Kelly Meding, Three Days to Dead'in yazarı-


Basit anlatımı ve kurgusuyla beni kendine bağlayan bir seri. :) Garip. Aslında her zaman ağır ağdalı cümleler, derin kurgular beklerim okuduğum kitaplardan. Ama bu sefer zevk alarak okuyabiliyorum. Sanırım her şeyiyle bunun bir kitap ve hayal ürünü olduğunu fazlasıyla hissettirdiği için. 

Yorum: Kıyıya Vuran Deniz Kabukları - Hannah Richell

Şubat 14, 2015 5 yorum:

Tür:  Chick Lit, Dram, Family, Fiction
Goodreads Puanı: 3,78
Orijinal Adı: Secrets of the Tides
Sayfa Sayısı: 583
Baskı Yılı: 2015
Çeviri: F. Bilge Atay
Yayınevi: Orkinos Yayınları
Kitap Çıkış Tarihi: 05/03/2015


Kalbiniz affetse bile ruhunuz ihaneti unutup yeniden sevmeyi öğrenebilir mi?

Dorset sahilini dalgalarıyla döven fırtınalı bir deniz… Kayaların tepesinde gün ışığında beyaz duvarlarıyla adeta inci gibi parlayan bir çiftlik evi…
Clifftops.
Burası Dora’nın bir zamanlar evim dediği yerdir. Şimdi ise Dora sevdiği adamla Londra’da yaşamaktadır ve içinde yeni bir hayat büyümektedir. Ancak on bir sene önce yaşadığı o korkunç olaydan bu yana kendini bir türlü toparlayamıyordur. Dahası kendini bir anne adayı olarak yeterli görmemektedir. 
Daha fazla bu şekilde yaşayamayacağını anlayan Dora, geçmişiyle yüzleşmek için çocukluğunun geçtiği o eve döner. İstediği cevapları annesinden öğrenecektir. Fakat döndüğünde hiçbir şeyin eski masumluğunu korumadığını görecektir. Çünkü her ailede sırlar vardır ve bazıları sonsuza kadar saklanmalıdır…
Kıyıya Vuran Deniz Kabukları, ihanet ve yalanlarla parçalanan bir ailenin umuda tutunuşunu anlatan muhteşem bir roman.

‘‘Sırlar, yalanlar, ihanet ve sadakatsizlik hikayesi. Aynı zamanda ailenin kalbinde çarpan bir kayıp hakkında; bir zaman yumuşayacak ancak hiçbir zaman tam olarak iyileşmeyecek. Yürek sızlatacak kadar iyi.’’  (Herald Sun)



Ah bu kitap beni çok etkiledi. Harika bir kitaptı. Çok sevdim. Yazar merak duygusunu hep hat safhada tuttu benim için. Sıkmadan zaman zaman yükselen bir tempoyla devam etti anlatımı. Kimi yerde gözyaşlarıma hâkim olamadım. Yazar her bir karaktere hak ettiği sonu da verdi. Herkes hayatına bir şekilde devam etti. Çok güzeldi. yaaaa. Kitap çıksa da elimde bir de basılı nüshasını tutsam. 

Manga Yorumu: Kyuuso wa Cheese no Yume o Miru (The Game of Cat and Mouse #1)

Şubat 07, 2015 16 yorum:

Tür: Manga, Yaoi (BL), Drama, Psychological, Romance
Mangafox Puanı: 4.80
Diğer Adı: The Cornered Mouse Dreams of Cheese
Cilt Sayısı: 2
Devam Cildi: Sojou no Koi wa Nido Haneru
Çıkış Tarihi: 2006
Çeviri Grubu: Heterophobia Fansub
Manga-ka: Setona Mizushiro


Kyouichi'nin kararsız kişiliği, onu defalarca zina yapmaya sürüklemiştir.
Bir gün, mezuniyetten beri yıllardır görmediği üniversite arkadaşı İmagase, karısının tuttuğu bir özel dedektif olarak, sadakatsizliğini belgelemek için karşısına çıkar.
Buna rağmen İmagase bir teklifte bulunur.
Kyouichi'nin ihanetinden karısına bahsetmeyecektir ancak karşılığında istediği şey ise inanılmazdır: "Sen de bana vücudunu sunacaksın..."


Ben ne diyeyim şimdi bu çift hakkında ne anlatayım. Nasıl anlatayım. Uzun zamandır beni böyle etkileyen bi yaoi manga ile karşılaşmadım desem çok yavan kalır söylediklerim manganın güzelliği karşısında. Ten Count'ı es geçiyorum. O mangada en çok çizimlere hastayım fakat bu manga! Bu manga! 

BLOG DESIGN BY KRİSTALKİTAP